Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Dibe vurmadan olmayacak mı, nedir

  • 22.12.2014 00:00

 Şu ettiğimiz kavgaya bakın!

Ve bir de şu gelinen noktaya.

Daha Cumhuriyeti kurarken, Takrir-i Sükûn Kanunuve muhalefeti sindirmenin İstiklâl Mahkemeleri ne ise, oyuz gene.

Menderes’in Tahkikat Komisyonları da neyse, oyuz.

27 Mayıs’ın Yassı Adası

12 Mart’ın Mamak’ı, Selimiye’si…

12 Eylül’ün Diyarbakır’ı…

Ve AKP’nin Silivri’si.

İstikrarımıza diyecek yok, bu konuda hamdolsun.

Hepsinde aynıyız, aynı yerdeyiz.

Ne tek parti, ne çok parti, ne generaller dönemi…

Bir arpa boyu bile yol almamışız, gördüğünüz gibi.

Neysek, hep oyuz, başından beri.

O yüzden Atatürk’e İnönü’ye çatarak, Menderes’e fatura çıkararak, Demirel’e Özal’a söverek, generallere kızıp Erdoğan’a öfkelenerek çıkamayacağız galiba işin içinden.

Demek sorun onlarda değil, sadece.

Onlar simge.

Onlar, konjonktüre göre içinde bulunduğumuz baskın ruh hâlimizin özetini veren; ete kemiğe bürünmüş, tarihin aynasındaki kendi yansımamız yalnızca.

Hep beraber, hepimiz birden, cümbür cemaat…

Milletçe sosyolojik harsımızda problem var!

Biz demokrat olamıyoruz bir türlü.

Her seferinde neler neler yaşıyoruz; ama öğrenemiyoruz, gene de.

Öğrensek, ders almış olsak, bugün bunlar mı gelirdi başımıza?

Bir adam, bütün hiddetiyle ortalığı haraca berece kesiyor, hiç birimizde çıt yok!

Hepimiz seyrediyoruz.

Hiç mi etkin bir kurum geliştiremedik, a kardeşim?

Patika kadar olsun, zor zamanlar için hiç mi bir yol yordam üretemedik, aklın galebe çalacağı?

Hiç mi yok “dur bakalım” diyecek sağduyulu, erdemli toplumsal bir ses ki, Mahçupyan’a göre ormanda palasını savura savura kendisine yol açan, ama bana göre de daha çok döner bıçağını kaptığı gibi muhaliflerini kovalayan, tepeden tırnağa kin ve garaz yüklü birini sadede davet edecek?

Yok!

Aynı nedenlerle başı sıkça derde girdiği hâlde şu koca toplumda, vallahi de tallahi de zerrece bir önlem duygusu yok!

Olsa, gücü ele geçirenler bu denli ileri gidebilirler mi?

İşgal ettikleri yeri bu kadar kolay muhafaza edebilirler mi?

Oysa bu dehşet düzeni, herkesin önünde bir muz kabuğu gibi duruyor.

Yıllarca kim merkezde değil de toplumsal hayatın periferisindeyse, ikinci sınıftı ve eziliyordu.

En önce dindarlar, Kürtler, Aleviler; yani istenmeyen çeşitlilik mahsulü ne varsa, zulüm altındaydılar.

Militarist Kemalist ideoloji, hepsini baskı altında tutuyor, nasıl olmaları gerektiğini belirliyor ve dayatıyordu.

Bu yürümedi.

Böylece iktidara dindarlar geçtiler.

Başlangıçta demokrasi havarisi kesildilerse de, bildik hastalık baskın geldi ve aynı yolun yolcusu olmakta öncekilerden geri kalmadıklarını pek de güzel gösterdiler.

Hattâ boynuz kulağı geçti de, hırsızlık ve yolsuzluklara göz yummayan kendileri gibi dindarlara, emsali görülmemiş çileler çektirmek bile onlara nasip oldu.

Günün birinde sancısı çekilecek irin, şimdi de kendileri için birikiyor.

Jakoben mühendisliklerle olmayacağı nasıl görüldüyse, siyasal din ile de olamayacağı, bilmem ki görülebilecek mi?

Sonunda, yaraları savacak merhemin demokrasi olduğu kanaatine varılacak mı?

Çünkü demokrasi, bilek güreşinin yapılmadığı, kimsenin kimseyi yenmeye kalkmadığı iklimin adıdır.

Çünkü demokrasi, farklı görüşlerin ölümüne yarıştığı değil, birbirlerine hayat hakkı tanıdığı Kafdağı’nın ardındaki ülkenin adıdır.

Çünkü demokrasi, mutlak doğrular saptayıp herkese dayatan değil, toplumsal grupların nispi çıkarlarını teslim eden erdemin adıdır.

Saldırmaktan vazgeçip, herkes bu hatta çekilecek mi?

Umutsuzum, henüz değil.

Karamsarlık keyif vermiyor, elbet de.

Ama bu ülkenin Cumhurbaşkanı, kamu önünde Usame bin Ladin’e olan muhabbetini gizlemeye bile lüzum duymayan bir meczubu kanatları altına almışsa, buna karşı o toplumda güçlü bir ayılmanın ve tepki göstermenin emareleri de yoksa, iyimser görüneceğiz diye her şey yolundaymış izlenimleri veren yalanlar uydurmak da bizim harcımız olmasa gerek, değil mi?

[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar