Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Bu ülke artık düdüksüz bir tenceredir

  • 16.01.2015 00:00

 Din dedin mi;

biraz farklı konuştun mu;

hele bir de eleştirdin mi;

bütün foyası, bütün boyası dökülüyor buraların.

Eleştirmek hakaret.

Hakaret de “katli vaciptir” demek!

IŞİD’çilerden farkı olmayanlar, sustalı maymuna çevirmekteler koca ülkeyi.

Teolojik kolesterolle tıkanan damarlarını açmada, bu kültüre stent olmaya çalışmış Hoca Nasrettin’in,Nef’i’nin, Şair Eşref’in, İncili Çavuş’un, Bektaşî Babası’nın, Aziz Nesin’in, Rıfat Ilgaz’ın, kemikleri sızlamıyor mudur acep şimdi mezarlarında?

Din, kültürel yapının öğelerinden biridir ama yegânesi değildir.

Kültür de, toplumsal yapının öğelerinden biridir ama o da yegânesi değildir.

Toplumu yapan somut “maddi hayat” faktörlerinden önce gelmezler.

O yüzden dinin siyasetteki rolü konusunda, toplum tasarlamada tarihin geçmişteki evrelerine rastlayan bir model olduğunun gerçekçiliğiyle yüzleşmek, yerinde olacaktır.

Çağdaş uygarlık, toplumun maddi yapısının din ile biçimlenmesini irrasyonel bularak bu yöntemden vazgeçmiş; durağan ve değişmez kurallar bütününe bağlı bir toplumsal yaşamı artık sağlıksız saymıştır.

Dinde reform demek, esasen maddi dünyadaki yerini sınırlandırmak ve onu bireylerin özel hayat tercihlerine bırakmak demektir.

Modern hayat, baskı araçlarından arınma çağıdır; öyleyse, dini baskı aracı olmaktan çıkarmak demektir.

Doğru İslâm’ın ne olduğunu tartışmaktan önce, dinin toplumsala olan mesafesini demokratik esaslara göre yeniden tarif etmek demektir.

İslâm âleminin temel çıkmazı, sadece dindeki sapkınlıklardan değil, asıl din kurumunun sosyal hayata bu denli belirleyici olarak nüfuz etmesinden gelmektedir.

İslâmiyet’i dahi kurtaracak yol, hayatta dinden başka şeylerin de var olduğunu kabul etmekten geçiyor.

Ama benim gördüğüm kadarıyla burası, belâsını bulmadıkça akıllanacağa da benzemiyor ve son hızla oraya doğru koşuyor.

Bunun müsebbibi, AKP iktidarı ve son tahlilde de bizzat Erdoğan’dır.

Ey AKP milletvekilleri!

Siz deli misiniz ki, bu yapıyı korumaya kalkıyorsunuz?

Kullanılan sadece din de değil!

Herkes kan ağlıyor.

İşsizlikten kırılıyor.

Açlıktan, fukaralıktan geçilmiyor.

Umutsuzluk kesif bir sis gibi çökmüş halkın üstüne.

Sarayında müsamere düzenleyenlerin peşine takılmış, nereye gidiyorsunuz?

Olanlara göz yumup yeniden milletvekili yazılsanız ne çıkar?

Yazık değil mi?

Ayıp değil mi?

Çökertin bu düzeni!

Korkmayın, yıkılmaz devlet!

Aksine, canlanır, tazelenir, güneş açar.

Kabul! Gene siz olun iktidar.

Ama kurtarın yurdu bu cendereden, bu kokuşmuşluktan.

Bir yerin çivisi bu kadar mı oynar yerinden?

Bu kadar mı canına okunur, ne değer varsa?

Bir siyasal program bu kadar mı çığırından çıkarılır?

Mayalandığı kaynakların bu kadar mı uzağına savrulur?

En iyisi diye yola koyulup, en kötüsüne toslanır?

İyice sapıtıldığını görmüyor musunuz?

Daha ne lâzım aymanız için?

Kaplumbağalara mum dikmek mi?

Balıklara inci atmak mı?

Ceketlerinde yer kalmayınca diz kapaklarına kadar pantolonları da madalyalarla donanan K.Koreli Kim’in generallerine mi gülelim, kendi hâllerimize mi ağlayalım?

Dünyanın alkışladığı Fazıl Say’a sövgü yağdırırken, piyano çalmaya henüz başlamış Suriyeli bir yeni yetmeyi, sarayda resital verdirecek kadar övmek niye?

Kendi ülkesinin evlatları polis şiddetiyle kırılırken, Mısırlı bir kız çocuğuna ağlamak;

yahut toprak altında kalan yüzlerce emekçinin yetimleri dururken, Filistinli iki kardeşin anlık pozunu, senenin fotoğraf karesi seçmek niye?

Etrak-ı bî idrak” Türk’e mi geldik, yoksa yeniden?

Ve siz!

Teyellerle tutturulmuş nasıl da eğreti, nasıl da çürük çarık, eften püften bir projeymişsiniz ki, bir adamın oyuncağı oluverdiniz kolayca.

Sakın adamız diye de dolaşmayın ortalıkta.

Orda burda dindar geçinip, insanı günaha da sokmayın.

Kurduğunuz yahut kurulmasına seyirci kaldığınız bu düzen, tıpkı bir düdüklü tencereye benziyor.

Lâkin denetleme ve eleştirme supapları giderek köreltildiği için maalesef artık düdüğü de yok!

Ne zaman, nasıl ve ne yönde patlar, bilemiyorum.

Ama kabak önce sizin başınızda patlayacak; bu kesin, onu biliyorum!

[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar