Bir yılda üç seçim

  • 24.05.2013 00:00

 

2014 yılı 'üç seçimli yıl' Referandum, marttaki yerel seçimden ve ağustostaki cumhurbaşkanı seçiminden sonra, kasım ayında yapılabilir mi? Gelecek yıl üç seçimli bir yıl olabilir... Dünya değişiyor.  Ortadoğu hızla değişiyor. Türkiye büyük bir demokratik açılım değişim ve gelişim içinde. Değişemeyenler şaşkın. Nereye kadar batılı olduklarının şaşkınlığında kıyım yapanla barış yapanı işaret etmekte bile şaşkın.  Gündem çiziliyor.  Onlar ezberlerini tekrarlamaya devam.  Bu günlerin öncelikli konusu üç seçim üzerine kuruldu… Başbakan bunu ABD’deyken beraberindeki gazetecilere söyledi. Yurda dönüşüne kadar, konuyu ‘işleme’ görevini Ankara’daki genel başkan yardımcıları görevlendi.  : Yerel seçimler bir önceki yerel seçimden tam beş yıl sonra yapılıyordu. (Anayasa: Madde 127) Bir önceki yerel seçim 2009’un 29 Mart Pazar günü yapılmıştı. Bu defaki de 2014’ün o güne en yakın pazar gününde yapılacaktı. O gün 30 Mart günüydü.    Cumhurbaşkanı seçimi de, Anayasa ile Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla belirlenen duruma göre, Abdullah Gül’ün görev süresinin yedinci yılının bitiminden önceki 60 gün içinde yapılacaktı. Gül 28 Ağustos 2007’de göreve başlamıştı. Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre yedi yıl olan görev süresi 2014’ün aynı gününde bitiyordu. Demek ki onun seçim günü de 28 Ağustos’tan önceki iki ay içinde olacaktı. (O günün saptanmasında, seçimin iki turlu olabileceği de göz önünde tutulacaktı. Anayasa’ya göre, adaylardan biri yüzde 50’yi aşan oranda oy alamazsa, ikinci tura iki hafta sonra geçiliyor. Ona da imkân sağlanacaktı.) 


Başbakan’ın sözünü ettiği ‘üçüncü seçim’in günüydü. Yani ‘Anayasa referandumu’nun günü...  Eğer Uzlaşma Komisyonu’nda devam eden yeni Anayasa yazımı konusunda dört partili uzlaşma sağlanamazsa, AKP, kendi anayasasını alıp Meclis’e sunacaktı. Orada 330 oyu aşmayı deneyecekti. Bunu başarırsa, elindeki metni referanduma sunacaktı .  Bir de geriye doğru bakıp düşününce28 şubat döneminin devletin çivisinin çıktığı zamanlarda hukuk askıya alınmış keyfilik ve zorbalığın hükmettiği baskı rejiminin bin yıl devam edeceği iddia ve inancında olanlara rağmen Anadolu halkı nelere kadir oldu. İşte demokratik seçim ve sandık. Başbakan’ın ‘2014’te üç seçim’ söylemine göre-‘üçüncü seçim’in günü, o Anayasa teklifinin Meclis’te oylanıp 330 oyu aştığı görülürse belli olacaktı.  AKP’nin bir genel başkan yardımcısının tahmini, bunun kasım ayında olabileceği yolundaydı. 


Bu durumda gelecek yılki üç seçimin aylara göre dağılımı şöyle oluyordu: 1- Yerel seçim: Mart, 2- Cumhurbaşkanı seçimi: Temmuz veya ağustos, 3- Anayasa referandumu: Kasım Ama şimdi bunun sonrasını düşünelim: Eğer AKP’nin Anayasa önerisi kasım ayında oya sunulup kabul edilirse, onun sıfatının da, yetkilerinin de değişmesi gerekecektir. Sıfatı artık ‘Cumhurbaşkanı’ değil, ‘Başkan’ olacaktır. 

‘Başkan’ olarak Bakanlar Kuru-lu’nun da başkanı artık Başbakan olacaktır. Başbakanlık makamı kalkacak, tüm yetkileri başkana geçecektir. Oysa o, bugünkü Anayasa’ya göre 28 veya 29 Ağustos gününden kasım ayındaki referandum sonucunun yürürlüğe girmesine kadarki süreç içinde, Başbakanlı bir hükümet kurulmasını sağlamakla, o hükümeti onaylayıp işe başlatmakla görevliydi. O görevini yerine getirmiş olacaktı. Ayrıca şöyle bir durum var: Ağustosta göreve başlayan cumhurbaşkanının, göreve başladığı günden itibaren varsa ‘partisiyle ilişkisi kesilmiş’ olacak. (Anayasa madde 101). 


O Cumhurbaşkanı, ‘Başkan’ olduktan sonra ne yapacak? AKP Anayasası’nın hedeflerinden biri, ‘Başkan’ın ‘parti genel başkanı’yla aynı kişi olmasıydı. Yeniden partili olup, partisinin kongresini toplatıp genel başkanlığa adaylığını mı koyacak?
Özetle: ‘Martta yerel seçim’, ‘Temmuz ve ağustosta ‘cumhurbaşkanlığı seçimi’, ‘kasımda ‘Anayasa değişikliği’ formülünün ortaya çıkaracağı problemler olabilir. Muhalefetin Kafaları karıştırmak bakımın birçok gerekçeler üretilmesine olanak sağlayan fırsatlar da ortaya konmuş oluyor. Ama demokratikleşmenin bütün koşullarıyla bölgenin de bunalım da olduğu dönemde her türlü demokratik halk oylamalarıyla halkın iradesini ortaya koymak barış ve aydınlık yolu olacaktır. Zira Halkımız demokrasinin de demokratik Anayasanın da öznesi olma yönünde kararlı.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.