Türk demokrasisinin dönüm noktası ve Ergenekon davası

  • 20.08.2013 00:00

 

 

  27 Mayıs-12 Mart-12 Eylül 28 Şubat-27 Nisan eğer bu darbe günleri ülkemizin ufkunu karartan müdahalelerse her darbe milletimizi asırlarca geri bırakmışsa aynı asrın içinde bu hesabın sağlamasının da yapılacağı biliniyordu. Bir zihniyetin ötekileştirdiği hedef kitlesinin bilinçlenip varoluşunu kanıtlayacağı kaçınılmazdı. Bu toplumsal sosyolojik bir gerçek ve sonuçtur diye düşünüyordum. 27 Mayıs darbesinin tezgahlanma sürecinde Yargıtay 8.ceza dairesi çalışanı ve 1960 beş haziranında Polatlı yedek subay okulu öğrencisi 1961 Haziranında Yassı ada muhafız birliği yedek teğmeni olarak darbenin ve darbecinin ruh haline tanık odum. En başta çok kuşkulu ve şüphecidir darbeciler. En yakınlarını da af etmezler. 2003-4 de sarıkız-eldiven-yakamoz darbe hazırlığı programları girişiminde bulunanlar 27 Mayıs 1960 darbesinde çoğu Harbiye son sınıf öğrencisiydi. Veteriner paşasıyla Bakanlık memurlarının Siyasal ve Hukuk öğrencilerinin saat 17 de tatil olmasını müteakip harbiye öğrencilerinin nümayiş için Kızılay’da eyleme geçtiklerini unutmak mümkün değil. Bir akademisyen öğrencileriyle 555 K da “Sizi ben de kurtaramam” başlıklı İsmet paşanın beyanatını taşıyan Cumhuriyet gazetesini dağıtmıştı. Günümüzde olduğu gibi Darbe yalnız TSK tarafından yapılmadı. Ergenekon iddianamesini takip edenler Sakarya bölgesinde Gnrl Veli Küçük- Diyarbakır bölgesinde Gnrl Levent Ersöz ve teorisyen Yalçın Küçük ETÖ’ nü inşa ve icra edenler olduğunu anlayacaklardır. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın da “Doğu ve güneydoğuda Kürt Ergenekon’unun ve (0HAL) Jitem’in de “ yargılanması için de önerge verdi. Geçmişte 27 Mayıs darbesi 12 Mart darbesiyle sorgulandı. Arkasından daha ağır 12 Eylül darbesi geldi. Özal darbeci zihniyete ilk kez karşı tavır koymuştu. Hukuk sistemini ve siyasi iktidarı kendi vesayeti altında görenler ilk defa adalet önünde ciddi anlamda hesap veriyorlar. Türkiye’nin demokratikleşmesinde hukukun üstünlüğünün sağlanmasında ve hukuk devletinin kökleşmesinde önemli bir davadır Ergenekon. İki asra yakın bir zamandır Devlet içinde kanun dışı paralel yapılanmanın sonu çok ciddi demokratikleşmenin gerçekleşmesiyle ancak son bulabilir. Derin devlet Glodya 15.ci Y.Y. Selçuklu dönemine dayanır. Mevlana’nın hocası Tebrizli Şems Osmanlının derin devlet yapısınca katledilmiştir. 1859 Kuleli vakası. Sultan 2.ci Abdülhamit’in cinayet davası bir darbe hesaplaşması… Özel harp dairelerinin darbe nedenini olgunlaştırma adına toplum mühendisliği yapma teşebbüslerinin önü ancak hukukun üstünlüğü ve demokratikleşme sürecinde kesilebilecektir. Darbenin 2003 te hazırlanıp 2004 de gerçekleştirilememesinin nedeni Hilmi Özkök’ ün Genel Kurmay başkanı olmasıdır. Başbuğun Ergenekon davasına katılımı ıslak imza-lav silahı boru tartışmaları yakın arkadaşlarının tanıklığıyla ve belgelerle kanıtlanmış gibi görünüyor. Yüksek yargı A.Y.M ve A.İ.H.M. yolları açıktır. 2011 Aralık A.İ.H.M’e başvuruda Ergenekon davasının yeterli kuvvetli delillere dayandığı cevabı gelmişti. Eğer bu suçlar sorgulanmayıp ortada bırakılsaydı Erdoğan ve arkadaşları bu suçlara hedef olarak gösterilebilirlerdi. Eski G.K.B. Karadayının” 28 Şubat bin yıl sürecek” görüşü önemli bir işaretti.  Yukarıda değindiğim Kürt Ergenekon’u da Altan Tan’ın önergesi doğrultusunda mutlaka doğu ve güneydoğu Jitem faili meçhulleri de sorgulanır sanıyorum. Zira iki asırlık derin yapı hukukun üstünlüğü ve demokratikleşme sürecinde kesinlikle gözden uzak tutulamaz.  Yargıtay Temyiz yeniden yargılanma süreci var. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine davayı taşıma hakları var. Evrensel insan hakları ve demokratik özgürlüklerin hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir düzende hakların teslim edileceğine inanıyorum.


 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.