• 10.01.2015 00:00

 Son dönemde Almanya’da ve Fransa’da yaşanan Müslümanların ibadet yerlerine ve kutsal değerlerine yapılan saldırılar,küresel sivil toplumda İslamofobi olgusunun politik psikolojisini irdeleme gereksinimini yaratmıştır.

İslamofobi:Küresel sivil toplumda Müslümanlardan kaynaklanan terör etkinlikleri neticesinde ruh ve beden sağlıklarına gelecek zararlara karşı yarattığı kaygı durumunu ifade etmektedir.

11 Eylül saldırılarından sonra hat safhaya ulaşan toplumsal kaygıların oluşturduğu toplumsal hareketler ve sosyal yansımaları yirmi birinci yüzyıla damgasını vurmuştur.

İslamofobi’nin İslam Medeniyeti’nden mi yoksa Hristiyan Medeniyeti’nden mi kaynaklandığını sosyo-psikolojik analiz yapmadan belirtmek imkansızdır.

İslamofobi’yi oluşturan süreçlerin neler olduğunu belirlemek için ilk olarak hangi toplumsal dürtünün bastırıldığını sonra ikame olarak hangi semptomun oluştuğunu ve bastırma güdüsünün nereden kaynaklandığını bilmek gerekmektedir.

İslamofobi; Hristiyan Medeniyeti’nde terörden kaynaklanan ‘yaşamını sürdürme hürriyeti’nin kısıtlanması kaygısını yaşamasına sebep olmakta ve Müslüman korkusu toplumsal semptom (hastalık belirtisi) olarak ortaya çıkmaktadır.Müslüman korkusu neticesinde Müslümanlara karşı saldırganlık,zarar verme eğilimi ve sosyal ayrımcılık uygulamaları Hristiyan Medeniyeti’nde sosyal ketlenme olarak ortaya çıkmaktadır.

Ketlenme durumunu ortaya çıkartan bastırılmış güdü ise kendi içerisinde ikircikli bir duygu durumundan kaynaklanmaktadır.İkircikli duygu durumundan kaynaklanan ruhsal çatışmalar tek ve aynı olgu ile ilişki içinde çözülmez,çatışan dürtülerden birisi ikame nesne olarak başka bir olguya yönlenerek çevresinden dolaşır.Batı Medeniyeti’nin içerisinde bulunduğu ekonomik daralma ve kriz durumu vatandaşlarının psikolojisinde Avrupa Birliği’ne yönelik düşmanlık dürtüsüne sebep olmakta ve vatandaşlar kısıtlanan sosyal hakları ve otorite baskısı sebebi ile saldırganlıklarını Müslümanlara yöneltmektedirler.

Anlaşılacağı üzere İslamofobi , Avrupa Birliğinin çözülmesinin ilk belirtilerinden biri olarak sinyal fonksiyonu göstermektedir .İslamofobi ekseninde yaşanan sosyal karışıklıklar Avrupa Birliği’nin kısa dönem sonunda dağılabileceğinin en önemli göstergelerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu sorunların çözülmesi için Avrupa Birliği’nin iyi bir kriz yönetimi gerçekleştirerek küresel sivil toplumun huzur ve güvenliğini tesis etmesi gerekmektedir.Özellikle İspanya ve Türkiye arasında başlatılan ‘’Medeniyetler İttifakı’’ projesinin genişletilmesi İslam medeniyeti iel Hristiyan Medeniyeti arasında kardeşlik köprülerinin inşa edilmesinde ve bu sorunların çözümünde ilk adım olabilir.