• 21.01.2014 00:00
  • (2739)

 Zamana yaydığımız işler; önceliklerimizi de öteler, şaşırtır bizi bazen...

Sabah kapıdan çıkarken uyku sersemi attığı adımı kontrol etmekte zorlanarak seslenmiş; “Ben mi alacağım Ezgi’yi” diye sormuştu, tatlı sarhoşluğu gözlerinden okunan adam. “Evet, sakın unutma” diye tembihlemişti tekrar, yosun-zümrüt bakışlı kadın sevecenlikle.                                       

Ardından işe giden adam; henüz anaokulundaki, kumralımsı saçları beline kadar gelen, minik güzelliği ne yazık ki unutmuştu. Koşarak geldiğinde; sekiz-on basamaklı okul girişinin basamaksız kısmında sınıf öğretmeni ile bekleyen gözyaşları yanaklarına yapışmış ipeksi güzelliği teslim almış ama üzüntü kodları, ogün-bugündür yüreğinin en gizli yerinde deforme olmadan kalmış. Her aklına düştüğünde işlevini yerine getirip yaz yağmuru misali düşürürmüş kısık gözlerinden yanaklarına iki damla hala...