• 10.05.2014 00:00
  • (2863)

 Ceviz ağaçlarının sıkça uzandığı arazinin tam bitiminde ahşap iki katlı bahçeli evde en küçük oğlu ile yaşıyordu yengem. Adı Şaheste idi, büyük dayımın karısı. Bir erkek, iki kız çocuğu daha vardı.

Fesleğen kokan çocukluk anılarımın baş tacı güzelliklerinden biriydi O da...

Alt katta biri geniş iki divanın bitişik sığabildiği küçük bir odası vardı, sokak kapısına bakan penceresi önünde oturup mavi gözlerini yola sererdi gün boyu, ev işlerinden arta kalan zamanında. Odanın duvarında bir ut hatırlıyorum ama çaldığına tanıklık etmedim hiç. Aşırı kilolarının yanında işitme sorunu da vardı fakat zekice nüktedanlığı ile karşılıksız sevgisini öyle bir yoğurmuştu ki büyük-küçük hepimiz çok severdik O’nu.

Zamana tanıklık eden yaşamlarımız yıllandıkça film şeritleri durmaksızın geçer gözümüzün önünden…

El kapılarının Türk insanına da açıldığı yıllardı. Önce en büyük oğlu, sonra eşi, ardından damadı ve sonra kızı İsviçre'deki emek hırsızlarının kasalarını ucuz işgücü ile doldurmak üzere çalışmaya gitmişlerdi. Ülkemizde sanayi yok, nüfus artışı çok v.s., v.s. yoksulluk dizboyu. Böylesi trajik durumda yengemin payına da Nurdoğan ablamın iki oğluna bakmak düşmüştü, üstelik çocuklar da daha çok ufaklar.

Bir gün aşılarını yaptırmak için ilgili sağlık kuruluşuna gider. Evraklarını vererek sıraya girer. Çok kalabalık olduğundan itiş-kakış içindedir herkes. Zaman ilerledikçe önündeki sıra azalır. Bir taraftan da çocuklar huysuzlanmaya başlar. Kulağının ağır işitiyor olması nedeniyle sürekli etrafı kolaçan etmektedir. Merdivenin üst basamağındaki görevli, sırası gelenin veli ismini okuyarak içeri almaktadır. Ön sıraya gelmesi bir hayli olmasına karşın bir türlü içeri girememiştir hala. Sıkıntıdan sağına soluna bakan yengemi bir ara eliyle dürten adam; “Hanım hanım Şaheste EREL sen misin” der hışımla. O da; “evet, benim” der. “O halde niye cevap vermiyorsun” diye tersleyecek olur. Yengem hazır cevap: “Ne bağırıyorsun, sağır mı var burada, senin nereye baktığın belli mi be adam” der ve çocukları kaptığı gibi aşı yapılacak yere yönelir. Adam ileri derecede şaşıymış meğer...