• 14.09.2014 00:00
  • (2634)

 Yaşatılan kapkara yılların üzerinden bir yıl daha geçti. Bugün 12 Eylül 2014. Ve otuzbeş (normal!) yıl...

Çekirge Levazım Bölük Komutanlığı; Emniyet Müdürlüğü zindanındaki (zemin kat) ikametimiz sonrası ikinci durağımızdı. Sanırsınız Hilton, değilse de Hempton gibiydi, bir yatağımız olmasa bile.

Bu dikdörtgen binada tek sıra olduğumuzda uzunlamasına ancak sığabiliyorduk, yaklaşık yetmiş kişi. Ortalama boy uzunluğundan biraz yüksekte çift taraflı pencereleri mevcuttu, ayrıca giriş kapısının sağında bir tuvalet vardı.

Bol ışık-hava alan bu yer ile ilgili hayranlığımızı gizleyemeyip birbirimizi dürterken çocuklar gibi, üzerimize kapanan demir parmaklıklı buzlu camlı kapı aralandığında ani bir sessizlik olmuştu. Rütbeli bir subay (yüzbaşı olabilir) ardında diğer astsubay ve erlerle kapıdan bizi selamlayarak girmişti. Uyulması gereken kurallar ve günlük yaşam ile ilgili bilgi verdikten sonra, uyku düzenimiz konusunda kampetlerde yatacağımızı söyleyerek ayrılmıştı yanımızdan. Bilahare öğrendik ki; katlanabilir sedyemsi bir düzenekmiş kampet.

Kimi zamanlar geçmek bilmez, kimi zamanlar yetmek... Biz hep ikinci tarafında olduk, özgürlüğümüze (cezaevi tahliyemiz) kavuşuncaya dek galiba. Burada ve sonrasında dolu dolu yaşanan o günlerde çabalarını esirgemeyen, yaşama bağlanma refleksimizi canlı tutmayı her daim başaran HASAN ÖZTÜRK ile SAİT REİS’i sevgi ve özlemle anmak yine yeni olmayacak biline...