• 21.04.2014 00:00

 30 Mart seçimleri Türkiye’de gelmiş geçmiş tüm siyasi algıları yıkmıştır. CHP ve MHP’nin gizli ittifakı (ki bu ittifak seçim sathının son günlerde iyice ayyuka çıktı) ezberleri bozmaya yetti, Türkiye’de…

Kürt siyasetinin yeni yüzü olmaya aday HDP’nin batıda içinde LGBT bileşenlerinin de olduğu bir formatla meydanlara çıkması özellikle bu yapısıyla İstanbul’da MHP’den daha fazla oy alması konuşulması gerek bir konuydu.

Seçimin üzerinden çok geçmedi henüz, hala sonuçlar konuşulurken, BDP’nin özellikle Diyarbakır’da “Kutlu Doğum Programı” tertip edecek olması düştü basına, her ne kadar Hüdapar’a alternatif olma çabası olarak algılansa da taban bu işe pek sıcak bakmadığını ısrarla belirtmekte.

Aslında olay CHP’nin şu meselesindeki olaya ne kadar da benziyor. Bir tarihte Mehmet Sevigen ve kendi partisinden bir CHP Trabzon Milletvekili Trabzon'un köylerini gezmeye çıkarlar.

Köyün birinde su ağacına takılı ve içi suyla dolu iki bakracı omuzlarında taşımaya çalışan yaşlı bir kadın görürler.

Hemen yanına yanaşıp iznini de alarak suları gideceği yere götürürler.

Teyzeyi görüp elindeki bidonları alıp evine kadar eşlik ederler.

Evin kapısına geldiklerinde; teyze;

"Sizi daha önce buralarda görmedim, kimlerdensiniz" der.

CHP vekilleri; "seçim çalışması yapıyoruz teyze milletvekiliyiz" diye cevap verirler.

Teyze; "hangi partiden" diye sorar.

CHP'liler; "halk partisinden" şeklinde cevap verince; teyze su dolu bidonları sokağa boşaltır ve ardından:

"Allah canınızı almasın, ben bu suyla abdest alacaktım". der

Olayı BDP’ye getirelim. BDP “Kutlu Doğum” programı, “Kürdistan İslam Kongresi” ile imajını yıkıp, dindarlardan oy alır mı, onu zaman gösterecek, lakin halkın tepkisinin CHP olayında olan gibi olması durumu da var. Geçen yıl bir BDP milletvekili “Laikliğin teminatı biziz” demişti. Şimdi bir savcı çıkıp, laikliğe aykırı hareketten, kapatma davası açarsa, her halde bu mesele de tarihe geçmiş olur.

Önümüzdeki süreçte Cumhurbaşkanlığı seçimleri var, şimdiden adaylar konuşulmaya başlandı bile, yeni bir CHP-MHP ittifakına sıcak bakılmadığı çok aşikâr, BDP’nin de böylesi bir oyuna gelmeyeceği biliniyor. Ak Partinin göstereceği aday kim olursa olsun Türkiye’nin 1 numaralı koltuğuna oturacaktır. Kısacası 1. Belli de millet ikincinin kim olduğunu tartışıyor. Bu arada bazı akıllı siyasetiler gelecekte kendilerine engel olabilecek isimlerin kamuoyunda yıpranması için ortaya ad at yıprat taktiğiyle iyi bir oyun sergiliyor. Bu meşhur oyunun ilk kurbanı Haşim Kılıç oldu, sıra Baykal’da…

Siyasetimiz Bizans oyununa döndü, hiç beklemediğiniz meseleleri bir anda önünüzde görüyorsunuz. Teknolojinin ve toplum hafızasının bu kadar güçlü olduğu bir çağda özellikle siyasetçiler ve siyaset yapacağım diyenler hareketlerine biraz daha dikkat etsinler diyelim.

Bakalım Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler.

Selametle kalın.

http://www.ozgurhabergazetesi.com/makale.asp?makaleno=2489