• 26.06.2012 00:00

 Müslüman herkesin elinden, dilinden emin olduğu kimsedir.

 
Habervaktim web  sitesi ve Yeni Akit gazetesinin Ali Bayramoğlu hakkında devam ettirdiği kampanya hakkında en çok görüş beyan etmesi gerekenler islami hassasiyeti ile tanınan kişiler, yazarlar, düşünürler olmalıdır.
 
Ali Bayramoğlu'nu  farklı dini ve etnik sorunlarda  insan hakları eksenli duruşuyla tanınan bir aydın olarak tanıyoruz. DPI toplantılarına katılan bir kısım yazar, milletvekili içinden seçilerek şeytanlaştırılmaya çalışılan Bayramoğlu'nun haklarını gözetmek niçin islami hassasiyet sahibi kişilerin öncelikli  işi olmalıdır?
 
DPI adlı kuruluşun toplantılarına katılma üzerine başlatılan bir itham ve hedef göstermeyi bir müddettir üzüntü ile izliyoruz. Kürt sorunu üzerinde düşünmek 30 yıldır devam eden düşük yoğunluklu savaş ortamına son vermek ve sorunları derinden tahlil etmeye çalışmanın neresi yanlıştır? Bir sorunu çözmek için aynı pencereden bakan kişilerin biraraya gelmesinin yeterli olmadığını farklı her kesim ile istişare ve mütalaa yapmasının çok faydalı olduğunu biliriz. Kürt sorununun çözümü için de bu ülkede artık herkes bir ışık aramaktadır. Kılıçdaroğlu'nun siyasi hayatı boyunca yaptığı en olumlu girişim olarak başbakanla görüşme isteğinde bulunması toplumun farklı her kesiminde büyük yankı bulmuştu. Açılım politikalarını eleştiren CHP'nin gelinen noktada bu desteği yapması ve toplum tarafından olumlu karşılanması çok önemlidir. Sorunun çözülmesini istemeyenleri yıllardır biliriz. "Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır" diyerek demir yumruk politikaları uygulayanların 1990'ın başlarındaki baskıcı ve yargısız infazcı politikalarının sorunun kronikleşmesine ne kadar hizmet ettiğini iyi  biliriz. Şimdilerde o günün zalim yargısız infazcılarından Cemal Temizöz ve adamları hesap veriyor. O günlerde devletin her şeyini teslim ettiği askerler şimdi yargılanıyor.
 
Kürt sorunu gibi eğer çözülmezse yarın öbür gün daha da büyüyecek bir yangın karşısında son derece sorumsuz tavrlar sergilemek bu toplumun tümüne yönelik büyük bir kötülüktür. PKK'nın eylemlerini  şiddetle eleştiren aydın grubunun katıldığı bir toplantıda bu kişilerin konu üzerinde kafa yorması çözüm önerileri üzerinde müzakere etmesinin ne zararı vardır? Ruhen bölünmek üzere olan bu coğrafyada eğer yeni anayasa üzerinde konuşarak adalet ekseninde bölünmeyi önlemeye çalışmanın ne zararı vardır? Farklı düşündüğünüz birileri ile toplantı yapmak  nasıl bu denli kötü gösterilebiliyor? Adalet arayışı bu denli tehlikeli mi? 
 
Peygamber efendimiz de  Hudeybiye'de düşmanları ile görüşmüş ve hatta barış antlaşmasında kendi resul vasfının maddeden silinmek istenmesine itiraz etmemiştir, "yeterki barış olsun ve çözüm bulunsun"  demiştir. Ayrıca islami anlayış hiç bir zaman beğenmediği bir anlayışta olsa kimseye küçük düşürücü lakaplar takılmasını tasvip etmez. Kimsenin damgalanmasını, hedef gösterilmesini tasvip etmez. Hz. Ali yere düşürüp öldüreceği rakibinin gözüne toprak sıçratması üzerine öldürmekten "o ana kadar Allah için savaşıyordum, toprağı sıçratınca nefsim kabardı, kızdım öldürürsem cinayet olacağını düşündüm "diyerek açıklamış ve  bu konudaki hassasiyetini ortaya koymuştur. Bizim örnek alacağımız olaylar bunlardır. Gerçeklere dayanmayan, ajitatif sloganlarla insanları hedef gösterirseniz en başta gayrıislami bir  iş yapmış olursunuz. Gümüşhane Baro başkanı hakkında hedef gösterici yayınları  yapan zamanın gazetesinin bu sefer Ali Bayramoğlu'nu hedef tahtasına oturması manidardır. Bilindiği üzere başörtüsü karşıtlığı ve uygulamaları ile tanınan Ali Günday'ı öldüren katil  gazetenin tahrik edici yayınları sonucu bu cinayeti işlediğini itiraf etmişti. Sorunları lakap takarak, hedef gösterek çözmeye çalışanlar dünün ulusalcılarıydı,  bugün ise islami hassasiyeti olduğunu iddia eden yayın organlarının bunu üstlenmesi son derece vahim bir hadisedir. Hrant Dink de bilindiği üzere bu tahrik edici yayınlar sonucu katledilmişti.
 
Düşüncelerine katılmadığınız kişileri bu denli karalama tavrının  ulusalcı bir yayın organında yapılması belki pek önemsenmeyecek bir tavırdır. Ancak islami bir görüntü altında bunu yapmaya kalkarsanız ortaya çok ağır bir durum çıkar. İslam kimsenin yargısız infaza kurban edilmesini onaylamaz. İslam toplumsal sorunlar hakkında farklı her kesimle konuşmayı ve kan dökülmemesini esas alan barışçı bir dindir. İslam kelimesi bile esenlik, barış anlamlarını ihtiva eder. Ancak muazzam ayetleriyle  kötülükler içinde debelenen cahiliye adamından  tüm tarihe örnek olacak unutulmayacak insanlar yetiştiren bir din adına hareket ettiğini iddia edip de daha sonra  haricilik yapmak bizlere yakışmaz. Bilindiği üzere bu erdemli insanların yetiştiği toplumda harici meşrepli  kişiler de olmuştu. Hz. Ali ve Muaviye arasındaki sorunların çözümünü yüzeysel sloganlara, lakaplara sığınarak sabote edenler hariciler değil miydi? Görüntüde pür dindar ve fakat yaptıklarıyla, söyledikleriyle korkunç bir yüzeyselliğin temsilcisi olarak islama büyük zarar vermemişler miydi? Bugün harici ruhunu canlandırmaya çalışanların ne denli kötü işler yaptığını hep birlikte izliyoruz. El Kaide islam dünyasının başına harici metodlarıyla ne büyük belalar açtı, görmüyor musunuz? Peygamber başkasının hakkına büyük önem verdiğini bu anlayışın elçisi olduğunu ifade ettiği dinin gereği olduğunu beyan ederdİ sürekli. Harici tavırlar ve yayınların tefrikadan başka bir şeye hizmet etmeyeceğini bilmiyor musunuz? 
 
"Ermenicilik"  diye itham ettikleri tarihi olaylarda gerçeği bulmak gayreti midir?  Hrant Dink bu tür ithamlarla katledilen çok değerli bir aydınımızdı. Aslında sorunun insani düzlemde çözümüne hizmet edecek çok önemli bir şanstı bu toplum için ve bundan dolayı maalesef  çözüm istemeyenler için en doğru hedef oldu. Kürtçülük diye itham edilen bu ülkede yıllardır yapılan inkar ve asimilasyon politikalarını eleştirmek midir? Oluşan sorunu nasıl çözebilirim diyerek hayatını insan hakları sorunlarına vakfetmek midir? Bu yaklaşımlara katılmıyor olabilirsiniz ancak görüşünü beğenmediğiniz kişileri bu denli karalamak neye hizmet etmektedir?
 
Bir konuyu eleştirebilirsiniz ancak haksızlık yapma hakkı kimsede yoktur. İslami hassasiyet sadece bu dünyada hesap verebileceğini esas almaz, öte dünyada ağır bir hesabın olacağını düşünür. Habervaktim sitesi ve Yeni Akit  gazetesi   yöneticilerinin de en başta bu kriteri düşünerek tekrar söylemlerini gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum.
 
Ali Bayramoğlu'na karşı yapılan haksızlığın ise tüm düşünen kesimlerde  sessizlikle geçiştirilmeden ciddi bir şekilde değerlendirilmesini çok önemli buluyorum. Haksızlığa uğrayan tüm kesimlere karşı empati yaptığımız için haksızlığa karşı onlarla özdeşleşmemizin önemli olduğunu düşünüyorum ve "Hepimiz Ali Bayramoğlu'yuz"  diyorum  ve bunu söylemeyi de  de fikir namusu adına çok önemli bulduğumu belirtiyorum.