Türkiye toplumsal değişimde nerede?

  • 17.08.2012 00:00

 Dünyaca ünlü araştırma kuruluşu Pew, hazırlıkları yıllara dayanan dev

İslâm araştırmasının sonuçlarını yayımladı. 80 ayrı dilde yaklaşık 38
bin kişiyle yüz yüze yapılan anketlere Türkiye’den bin 501 kişi
katıldı. Dünya Müslümanlarının yaşam tarzlarını ortaya koyan
araştırmaya Türkiye’nin inanç haritasını gözler önüne seriyor. Yüz
kişiden 99′unun “Müslüman olarak büyütüldüm” dediği, yüzde 89′unun ise
kendini Sünni olarak tanımladığı Türkiye’den diğer sonuçlara
baktığımız zaman
diğer ülkelere göre daha geleneklerine bağlı bir ülke görüyoruz.
Toplumsal sorunlarının çözümünde dini anlayışını kendisine rehber eden
bir toplumun adalete yönelişi için bu veriler önemlidir. Araştırmada
dini geleneğe uygun anlayan ve değişim arzusundan uzak yorumlayan bir
toplum göze çarpıyor.

Araştırmanın bazı sonuçlarını mercek altına alarak söylediğimizi izah
etmeye çalışalım.

“Mehdi ben yaşarken dünyaya geri dönecek” diyenlerin oranı yüzde 68’e,
“İsa ben yaşarken geri dönecek” diyenlerin oranıysa yüzde 65’e
ulaşıyor. Bu iki alanda da Türkiye bir kez daha Orta Asya’nın, üstelik
açık farkla birincisi. Türkiye’nin sihirli ve güçlübir “el”’in
değmesiyle toplumun sorunlarının düzeleceğine inanmayı önceleme
açısından dünya birincisi olması ilginçtir. Zira toplumsal değişimin
bireylerin kendisini değiştirmesi ile olacağını belirten genel Kurân
anlamına mugayir bir durum göze çarpmaktadır. Türkiye sorunlu bir
ülke, halkının da dini ve dünyevi sorunları başkasına havale etme
düşüncesi üzerinde uzun uzun düşünmek gerekli..



Müslümanlara, “İslam’ın öğretilerini anlamanın bir mi, birçok mu yolu
vardır?” diye sorulunca, “birçok yolu olabileceği” yanıtını verenlerin
çoğunlukta olduğu ülkeler genellikle Orta Asya ülkeleri. Türkiye’de
ise dini öğretilerin birden çok yorumu olabileceğine inananların
sayısı sadece yüzde 22. Dini anlama yolları insanların çeşitliliğine
paralel olmalıdır. Dini yaratıldığınız tabiat üzerinden yorumlayarak
genel esasların değişmediği ancak farklılıkların ve ortaya çıkması
güzelliklerin engellenmediği bir yapıya ulaşmanız takdire daha çok
şayan olandır. Sanatta, estetikte, şiirde, romanda, psikolojide vb.
Alanlarda daha renkli bir dünya istiyorsanız insanları at gözlüklerine
mahkum etmemelisiniz.



Türkiye’de dinin hayatlarındaki öneminin büyük olduğunu söyleyen
insanların oranı çok yüksek olmasına karşın, her gün Kur’an okuyan
kişi sayısı yüzde 9′da kalıyor. Ara sıra okuyanların oranıysa yüzde
63. Her 100 kişiden 23′ü ise “Hiç Kur’an okumam” diyor. Bu veri de son
derece önemlidir. Çok yüksek oranda dini merkeze aldığını iddia eden
fertlerin olduğu bir toplumda İslam’ın ana kitabı Kur’an’ın günlük
hayatı dizayn etmek için okunmasının zayıflığı ortadadır. Halbuki
bilinirki hangi konu ve disiplinde olursanız olun konu hakkında doğru
konuşmak için ana kaynakları iyi hazmetmiş olmanız gerekir.

Televizyonlardaki ramazan programlarında hocalara sorulan soruların
düzeyini görünce İslam aleminin daha kaç fırın ekmek yemesi
gerektiğini ve toplumsal önderlik konusundaki olumsuz durumun niye
düzelmediğini anlıyorsunuz. Bilgi ve akletme eksikliği bir araya
gelince durağanlık kaçınılmazdır.


Araştırmanın sonuçlarının genel olarak diğer ülkelerle kıyaslanınca az
çok doğruları yansııttığı tahmin edilebilir. Önemli olan ne yapılması
gerektiğidir. Zihnen çok ileri durumda olmayan Türkiye’nin İslam
ülkeleri nezdindeki prestijli durumuna bunu uydurabilmesi gerekir.
İddialı olan bir ülkenin zihnini dumura uğratmış bir toplum olmaması
gerektiği ortadadır. “Ne kadar az düşünüyorsunuz” diye sıklıkla
insanları uyaran bir Kitab’ın öğrencileriyiz. Siyasi ve sosyal
meselelerde daha üretken, daha sorgulayıcı olmak için küçük yaşlardan
başlayarak topluma iyi eğitim seçeneklerinin sunulması lazım. Dini ve
siyasi anlamda “bu doğrudur , başkasını düşünme bile” dediğiniz anda
gelişen ve değişen hayatın dışına kayarsınız.

Türkiye’de çok önemli toplumsal sorunlar bulunuyor. İktidarı gereken
evrensel aklı işletmediği için eleştiriyoruz. Ancak toplumun en başta
zihni melekelerini kullanma yönünde eğitimini sağlayamadığınız sürece
iktidarlardan önemli bir adım göremeyeceksiniz.

www.omerfarukgergerlioglu.blogcu.com

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar