Ahmet Türk "Hakkımızı alarak birlikte yaşamak istiyoruz"

  • 21.03.2014 00:00

 P24 gazetecilik platformunun organizasyonunun ikinci durağı olan Mardin'deyiz. Mardin insanı büyüleyen bir şehir. Çok değerli tarihi binaların fazla bir hasar görmeden ayakta kalması harikulade bir görüntü oluşturuyor.. İnsanı adeta yüzyıllar öncesine götüren bu çok değerli kentin şehircilik açısından hakkıyla takdir edilemediğini, tarihi binaları örten çirkin yapılaşmanın gelişigüzel oluşturulduğunu üzüntüyle  gözlemliyoruz. Burada dünya çapında bir anlayışla tarihi doku yeniden tüm ihtişamıyla ortaya çıkarılmalı. Mardin çarşısında dolaştığımızda farklı ırkların, kimliklerin, dinlerin ortak yaşamı hayranlık uyandıracak şekilde başardıklarını görüyoruz. Ortak yaşam kültürü deneyimi açısından Mardin öne çıkarılması gereken, üzerinde daha çok bilimsel araştırma yapılması gereken bir yer. 

Ak Parti adayı ile temas sağlayamayınca görüşemiyoruz. Kürt politikasının duayeni Ahmet Türk ile görüşüyoruz. Ahmet Türk 67 yaşında olmasına rağmen daha yaşlı ve yorgun görünüyor. Yoğun politik yaşamı, Kürt sorunu konusunda yaşadığı zorluklar ve  5 yıl süren cezaevi hayatından dolayı yıpranmış görünüyor. Kendisine ısrar edildiği için başkanlık teklifini kabul ettiğini söylüyor. Belediyecilik üzerine çok fazla deneyimi olmadığını söylüyor ama anlaşılan onun ismi Büyükşehir belediyesini BDP'nin açık ara farkla kazanması için yetecek gibi. Eşbaşkanı Süryani bir aday. Februniye hanım'ın başkanlık kazanıldığı zaman yükün büyük kısmını omuzlayacağı ortada.

Ahmet Türk önemli açıklamalar yapıyor bize. Nevruz üzeri heyecanın yükseldiği bir zaman diliminde olduğumuz için konu hemen Nevruz'da Öcalan'ın  vereceği  mesaja geliyor. Kendisi de olumlu mesajlar bekliyor. 

Türk "Son zamanlarda Ak Parti, Cemaat kavgası Kürt sorununu erteledi. Ergenekoncuların salıverilmesi, KCK  tutuklularının serbest bırakılmaması huzursuzluk oluşturdu. Hükümetin cemaate karşı Ergenekoncularla anlaşma eğilimi var. Artık farklı kimlikleri kucaklamak lazım. Şu ana kadar farklı kimliklerin olduğunu içselleştirmeyen partiler vardı. Zihinsel değişim Türkiye'de yaşanmıyor. Çözümü isteyen güçler çok etkili değil" diyor 

Görüntüde olan değişimlerin içselleştirilmediğini vurguladıktan sonra "Kürtler 4 parçada yaşıyor artık Kürtleri sindiremezsiniz. Ortadoğu'da en dinamik güç kürtlerdir. Kürtlerin özgürleşmesi Ortadoğu'da yeni bir dönemi açar. Kürtler çok demokrat değil diyebilirsiniz ama demokrasinin  mücadelesini  veriyor. Ortadoğu'da  zorba yönetimler geleneği yüzünden demokrasi seçeneği oluşmuyor. Demokrasi kültürünün olmadığı yerde demokrasiyi kurmak zor" diye ekliyor.

Gezi de BDPnin niye sessiz kaldığı sorusuna "Kürtler kırgın, Kürtler yargısız infazlara uğrarken kimse sesini çıkarmıyordu, Geziye katılanlar karışıktı, Ulusalcıların da katılımı bizi rahatsız etti. Kürtler tabii ki Gezi benzeri olaylara katılır. Bu mücadele ortak olmalı, özgürleşme ortak olmalı. Kürtler Türkiye halkıyla birlikte yaşama tercihini kullanmak istiyor. Farklı kimliklerin taleplerini de göz önünde bulundurmak zorundayız" diyerek hakların verilmesi karşılığında ayrılmanın olmayacağını vurguluyor.

AK Parti süreci başlattı diğerlerinden umudunuz olmadığı için mi temkinli duruyor, Ak Parti'nin üzerine fazla gitmiyorsunuz sorusuna "Elbette diğer partiler daha demokrat dursaydı farklı olurdu. CHP bazen şöven. Şu anda hükümetin adım atmasında onu zorlamaktan başka seçenek yok" diye cevap veriyor. Ama bu temkinin sınırı olduğunu belirtiyor ve barış için olması gerekeni net olarak söylüyor "Öcalan seçime kadar süre verdi. Kendi lideri içerde olan bir hareket barışı kabul etmesi zor. Kürtler bir halktır beraber yaşamak ve haklarını almak istemektedir." 

KCK deklarasyonunun uyarıcı tonu hatırlatıldığında " Hükümetin işi ciddiye alması gerektiğini hatırlatan bir açıklamadır" diyor. 

Halkların anlaşması konusunda iyimser. "Şefkattepe gibi diziler yerine eşitlikçi diziler yapın, halklar anlaşır. Devlet  nefret kültürüyle yetiştirmiş, barış istiyorsanız halkı barışa yönlendirin "diyor. 

Anayasada CHP'nin  engelleyici olduğunu, zaten  MHP'den beklentisi olmadığını, CHP'nin  "Sosyal demokratım" dediği için anayasa konusunda beklentisi olduğunu, demokratik konfederalizmin  halkların kendi içinde bütünleşmesi olduğunu, ayrılık olmadığını" belirterek "Eş başkanım Süryani" diyor. Hakiklaten bu seçimde BDP'nin sadece bölge partisi olmadığını ispat etmek için hamleler yapmakta olduğunu görüyoruz.

Ak Parti, Cemaat kavgasının barış sürecini etkileyip etkilemeyeceğini, Erdoğan'ın Öcalan ile yaptığı anlaşmasına güvendiği için mi kavgayı devam ettirdiğini  sorunca "Cemaatin ne düşündüğünü bilmiyoruz iki ortağın kavgası olduğu için bizi çok etkilemez, süreci etkilemez"" diyor , 17 Aralık konusunda Öcalan'ın hükümeti koruyucu açıklamaları hakkında ne düşündüğünü sorunca  "sürece yönelik bir saldırı olup olmadığı konusunda bir tahminim yok" diyor seçimin Türkiye ortalamasını sorunca "BDP, HDP toplamı % 7'dir tahminim " diyor.

Mardin'in yerel sorunları hakkında da konuşuyoruz. "Mardin'in hormonlu büyüyüşü var. Rant karşılığı çok katlı binalar var. Şehir nefes alacak durumda değil. Eski şehri betonlaşmadan kurtaracağız, teleferik yapacağız, göç var, belediyecilik zor iş, Mardin'e özgü park düşünüyoruz" diyor. Büyükşehir yasasında Valinin fazla denetim, itiraz  yetkisi olduğu eleştirisini yaparak, "özerk bir belediyecilikle Türkiye demokratikleşir. Cumhuriyet rejimi  vesayetti, katı merkeziyetçi devlet özerk olursa derin devlet yok olur"  diyerek özerkliğin önemini vurguluyor.

Mardin'de Artuklu belediyesi dışında diğer belediyelerin BDP tarafından alınacağı tahmin ediliyor.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar