• 13.11.2014 00:00

 Bir IŞİD üyesi Washington Post’a demeç veriyor “Bazı üyelerimiz Türk hastanelerinde tedavi edildi” diyor.


Mersin’de bir özel hastanede çalışan E.G. isimli hemşire, bize IŞİD mensuplarını tedavi ettiriyorlar, diyerek polise ve TBMM’ye ihbar mektubu yazıyor.

Bir IŞİD komutanının Hatay’daki bir hastanede tedavi edilirken çekildiği iddia edilen bir fotoğraf çıkıyor ortaya... Hatay’daki hastane, evet bu fotoğraf burada çekilmiş ama kayıt yok diyor...

                                                                * * *

Bu iddialar Meclis gündemine taşınıyor, Sağlık Bakanı’na soruluyor...
Meclis’te konu tartışılırken söz alan AKP’li grup başkan vekili “Hastadır tedavi edilir” diyor.

Sağlık Bakanı da “IŞİD yaralısı bile olsa tedavi edilir” diyor.
     
                                                                * * *

Yani, bizlere doktorların Hipokrat yeminini hatırlatıyorlar. Doktorların, hastanın, dinine, ırkına, cinsiyetine bakamayacağını, hastanın neyle suçlandığıyla ilgilenemeyeceklerini söylüyorlar.Hekimlerin tedaviyi reddedemeyeceğini belirtiyorlar.

                                                                 * * *

Gerçekten de doğru söylüyorlar; hekimler, yaralı, hasta, yardıma muhtaç bir insan gördüklerinde, bu karşılaşmanın bir adım öncesine gidip, o insanın kim ve neci olduğuna bakamazlar, bakmazlar. Bu yüzden de hekimlik dünyanın her yerinde neredeyse kutsal bir görev olarak kabul edilir.

                                                                 * * *

Fakat durun bir dakika, söz konusu olan IŞİD olunca, bu militanların, Suriye’de kafa kesmesi, Irak’ta insanları toplu mezarlara gömmesi, Musul’da köle Pazarı kurması, Yezidi kadınlara tecavüz etmesi bizi ilgilendirmez, bizim hekimlerimiz onları hasta olarak görür diyen Sağlık Bakanlığı...

Söz konusu olan Gezi protestolarında yaralananlar olunca, yaralıları tedavi eden doktorların peşine düşüyor; gidiyor Hatay Tabip Odası’nı Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyet ediyor, yöneticilerin görevden alınmasını istiyor...

                                                                  * * *

İstanbul’da da savcılık, Gezi protestoları sırasında Bezmi Alem Camii’ne sığınan göstericileri tedavi eden hekimleri, “suçluyu kayırdıkları” ve tedavi yaparken “camiyi kirlettikleri” için dava ediyor.

Yani IŞİD militanlarının tedavi olmasında beis görmeyen Sağlık Bakanlığımız, AKP’li milletvekillerimiz, savcılarımız, Gezi protestocularının tedavi edilmesinde ciddi bir suç görüyorlar...

                                                                  * * *

Polisin bazen hiç gerekmediği halde güç kullandığı, güç kullanmanın gerektiği durumlarda da aşırı şiddet uyguladığı Gezi protestolarında hekimler müdahale etmeseler çok daha fazla insan yaralanacak ve belki de daha fazla ölümler meydana gelecekti...

IŞİD’çiler tedavi edilirken hekimlik mesleğine muazzam saygı gösterenler, Gezi’cileri tedavi edenleri dava ediyorlar.

Sakalı olmayan hasta ve yaralıları tedavi ettikleri için yargılanan hekimler, 14 Kasım’da, Çağlayan Adliyesi’nde yeniden hakim karşısına çıkıyor...