• 24.10.2012 00:00

 Günümüz insanı ne yapsa popüler kültürden kaçışı yok. Müzik tercihleriniz arasında yer almayan bir şarkı oturduğunuz kafede, kullandığınız toplu taşıma aracında ya da aniden televizyonda çalmaya başladığında kendinizi bir anda o şarkıya eşlik ederken bulabilirsiniz. Bir şarkı hem müzik listelerinde bir numara olacak, hem de siz bu şarkıdan haberdar olmayacaksınız, işte bu çok zor, hatta imkânsızı istemek gibi. Tüm dünyada fenomen hâline gelen şu meşhur Güney Koreli PSY’nin (Park Jae-Sang) şarkısına maruz kalmam da aynen böyle oldu, sosyal medya üzerinden haberdar olduğum şarkının kimler kimler tarafından dinlenip en az orijinali kadar enteresan danslara mazhar olduğunu da yine sosyal medya kanalıyla öğrendim. Fakat, şarkı şu sıralarda Güney Kore için bir “şarkıdan” çok daha fazla şey ifade ediyor.

Güney Kore’nin başkenti Seul’de sadece bu kentte yaşayanların bildiği bir semt olan Gangnam, artık bütün dünya tarafından tanınıyor. Gangnam, Seul’ün üç büyük merkezinden biri. Adını Seul’deki Han Nehri’nden alan Gangnam’ı Türkçeye Güney Kıyı şeklinde çevirmek mümkün. Yüksek yaşam standartlarına sahip Gangnam’ın şarkıya konu edilme sebebi dillere destan zenginliği.Son moda trendleri takip eden, zengin, sosyetik, diğer bölgelerde yaşayanlardan ayrışan bir yaşam tarzına sahip insanların oturduğu Gangnam, Beverly Hills, Manhattan Upper East Side, Tokyo Shibuya semtlerinin birleşimi gibi bir yer. Türkiye’de ise Nişantaşı ile kıyaslanıyor. Gangnam’ın kentteki oluşumu 1970’lerde başlamış, semt Güney Kore’nin hızlı ekonomik kalkınmasının simgesi. Gangnam’da 100 metrekarelik bir dairenin fiyatı bir milyon dolardan başlıyor. Dünyaca ünlü Koreli şirketlerin merkezleri de bu semtte. Rakamlara göre, burada ülke nüfusunun sadece yüzde 1’i oturuyor. Şu sıralar öylesine şöhretli bir yer ki, kentin bu bölgesine turistik geziler başlamış.

Hâliyle Gangnam, Güney Kore’deki ekonomi yönetiminin de ilgisini çekmiş. Hemen her gün ekonomi konuşan bir bakanın bir rap yıldızından bahsetmesi pek alışılagelmiş bir durum olmasa gerek. Güney Kore Maliye Bakanı Bahk Zae Wan, PSY’nin ülkenin ihtiyacı olan yaratıcılık ve uluslararası rekabet için “küresel bir vuruş” yaptığını söylüyor. PSY’nin şarkısı aslında tüketime yönelik bir eleştiri getiriyor. Kendisi de Gangnam’da büyümüş bir şarkıcı olan PSY’nin YouTube’da 500 milyondan fazla tıklanan şarkısı, 15 yıl önce ciddi bir ekonomik kriz yaşamış ülkedeki kaba materyalizmi, aşırı tüketimi, lüks düşkünlüğünü yeriyor, seçkin ailelerin Gangnam’daki müsrif yaşamlarını konu alıyor. 1997’deki Asya Krizi’nde halk Hazine’ye altınlarını bağışlamıştı, şimdi ise altın gibi zenginlik işaretleri satın almak, Gangnam’da oturmak, burada bir kahveye ederinin kat kat fazlası para ödemek moda. Şarkı, farklı kesimlerin öylesine ilgisini çekmiş durumdaki yakın zamanda Harvard Business Review’da Gangnam Stilini Pazarlamak başlıklı bir yazı bile yayımlandı.

1997’deki Asya krizinin ardından ülke, gerçekleştirdiği ciddi reformlarla kısa zamanda eski gücüne erişti, ABD’den çok Çin’e ihracat yapıyor. Refah seviyesi arttıkça toplumun istekleri, beğenileri, tercihleri de değişti. Ülkede işsizlik yüzde 3,1 ile ABD’nin üçte biri seviyesinde. Ancak tüm bunlara rağmen Güney Kore’de bir “kimlik krizi” var. Ülkenin ulusal bir marka hâline gelmek için giriştiği imaj yenileme çalışmaları da bunun bir parçası. Bu, görünmez bir ata biniyormuş gibi yapan dansıyla şu anda PSY, bu ulusal marka inşası için çabalayanlar açısından bulunmaz bir nimet olarak değerlendiriliyor. Güney Kore, şimdilerde patent ya da pazar savaşları verenSamsungHyundai gibi dünya markaları yaratmış olsa da, bugün Gangnam Style’ın verdiği etkiye ulaşabilmiş değil. Sosyal medyanın da gücüyle birlikte tüm dünyada tam bir çılgınlığa ulaşan Gangnam Style’ın, Seul Hükümeti yönetimince bu kadar benimsenmiş olmasının altında şarkının algıları değiştirmekteki mahareti olduğu belirtiliyor.


Harvard Business Review
’da bu konuda bir yazı kaleme alan yazan Dae Ryun Chang, ilginç bir bilgi paylaşıyor. Şarkının telif haklarının kasıtlı olarak alınmadığını, böylece daha hızlı yayılmasının ve şarkıdan esinlenecek insanların kendi Gangnam Style kliplerini çekmeye özendirilmesinin hedeflendiğini söylüyor. Chang, PSY’nin bu dans stilini oluştururken, Kore’deki çeşitli dans topluluklarını davet edip dansı onların önerileri doğrultusunda geliştirdiğini belirtiyor. Şimdilik Gangnam Style’ın bu yergi dolu tuhaf bir dansa sahip şarkısının ülkeye getireceği faydaları bilmiyoruz. Markalar karmaşık küresel pazarlara girerken zorluklarla karşı karşıya kalır. Marketingcileri bilmem ama PSY’nin yerleşmiş gelenekleri kıran, eğlenceli ve samimi özelliklere sahip olması markalara küresel piyasalarda yol alırken fikir verebilir. Ama en ilginç paradoks da herhalde şu: PSY’nin Kore’nin çok sert ve acımasız ekonomik âdetlerini yeren şarkısı bugün o aynı Kore’nin imajı için kullanılıyor. Acaba bunun ardında kimsenin Koreliler dışında Korece’yi anlamıyor olması mı yatıyor?


[email protected]