• 17.12.2014 00:00

 Marmara, enerji, madencilik ve inşaat odaklı ikinci büyük kentsel/ ekolojik kıyımın eşiğinde. Edirne’denİzmit’e, Çanakkale’den Kaz Dağları’na, Bursa’danİğneada’ya kadar Marmara’nın her metrekaresi otoyollarla, termik santrallerle, madenlerle, sanayi tesisleriyle, yapılaşmayla saldırı altında. İstanbul’un kuzey ormanları geri dönülmez bir tahribata maruz kalırken, aynı yağmacı zihniyet longoz ormanlarını, dağları, meraları, nehirleri, tarım alanlarını tehdit ediyor.

Bu kıyıma dur demek için Marmara’nın her yerinden zeytini, suyu, ormanı, bostanı, parkı, tarlası için çevre ve yaşam mücadelesi verenler, 28 Aralık’ta Kadıköy Meydanı’nda Marmara Mitingi’nde biraraya gelecek. Kuzey Ormanları Savunması ile İstanbul Kent Savunması, Marmara’daki manzarayı toplu olarak göstermek için bir rapor hazırlamış. Durum hayli iç karartıcı…

  • Marmara Altın Ring’le kelepçeleniyor:Marmara’daki yeni yıkım haritası, “Marmara Denizi’nin çevresindeki bir turu dört saate indireceği” öne sürülen “Altın Ring” adlı projeyle ve bu ringle bağlantılı Avrupa hızlı tren hattıyla çiziliyor. 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu projesiyle başlayıp, Çanakkale- Balıkesir 1/100 binlik çevre düzeni planına işlenen Lapseki- Gelibolu arası Çanakkale Boğaz Köprüsü ile devam eden ve Körfez geçişi- İstanbul- İzmir Otoyolu ile süren bu ringle Marmara Denizi’nin çevresinin otoyolla çevrilmesi, tüm güzergâhta ciddi bir yapılaşma yaratacak.
  • İstanbul’un yükü Trakya’ya kayıyor:Marmara bölgesine beton kelepçe takılması anlamına gelen bu proje, ringin içinde kalan Trakya ve Güney Marmara kentlerinin tarım alanlarına ve doğal varlıklarına yönelik diğer yıkım projeleriyle tamamlanacak. İstanbul sanayiinin Trakya bölgesinde Çorlu- Çerkezköy- Saray- Lüleburgaz ekseninden kuzeye; Güney Marmara bölgesinde ise İzmit- Sakarya/ Yalova, Bursa, Kapıdağı Yarımadası, Çanakkale- Balıkesir ekseninden daha da güneye kaydırılması planlanıyor.
  • Tarım alanları değersizleşiyor: Bu gelişme özellikle termik santrallerin yoğunlaştığı Marmara, Kuzey Ege bölgesinde elde kalan son tarım toprakları ve doğal varlıklar için büyük tehdit. Kentsel dönüşüm, tarımın değersizleştirilmesi ve doğa kıyımıyla tarımdan sürgün edilen emekçiler, güvencesiz çalışma şartlarına sahip maden, enerji, inşaat işlerine mahkûm edilerek yeni Soma ve Ermenek’lere zemin hazırlanıyor.
  • Kıyılar ve adalar imara açılıyor:Balıkesir ve Çanakkale kent merkezlerinde büyük alanlar gelişme alanları olarak belirleniyor, merkez yerleşmeler dışındaki gelişme alanları büyük oranda kıyı bölgelerinde yoğunlaşıyor. Buralarda en dikkat çeken alanlar, Çanakkale Boğazı’nın kuzey bölgeleri ile Edremit Körfezi’nde belirlenen gelişme alanları. Bozcaada’nın bağlık güney kıyıları ile Gökçeada’nın yapılaşmanın olmadığı güney kıyıları turizme açılıyor.
  • Kirli sanayiler yayılıyor: Tarım, orman ve SİT alanlarının yoğun olduğu bölgede yeni yatırım kararları mevcut.Bandırma için önerilen 4800 hektarlık sanayi alanı Erdek Körfezi, Bandırma- Biga arasındaki bölgeyi bitirecek. Sadece Çanakkale’de 13 yeni termik santral planı var. Kanserden ölümlerin yüzde 33 ile ülke ortalamasının çok üzerinde olduğu Kocaeli ve Körfez, yeni yıkım projelerinin hedefinde. Yarımca Limanı’na inşa edilen Dubai Port, İğneada, Marmara Ereğlisi, Şarköy, Kıyıköy ve Malkara’ya termik santral, Lüleburgaz ve Tekirdağ’a organize sanayi bölgeleri, Istranca Dağları’nın altın madenciliğine açılması, İğneada’ya nükleer santral Marmara’nın kâbusunun sadece birkaç halkası.

Marmara su havzalarının yok edildiği, tarım alanlarının organize sanayi bölgeleri ile doldurulduğu, kıyılarına ticari limanların yapıldığı, doğal alanların katledildiği, otoban çemberleri ve termik santrallerle kuşatılmış bir bölgeye dönüşmek üzere. Marmara’yı ortak savunma mitingine destek her zamankinden daha önemli ve daha acil…

[email protected]