• 30.04.2021 08:52
  • (188)

Biraz geç kaldım galiba, atı alan Üsküdar’ı geçti.

Biden’ın soykırım demesini engellemek için mükemmel bir yöntem gelmişti aklıma. Fakat her şey çok hızlı oldu, ben de tam o sırada ufak bir sağlık sorunu yaşadım, önerimi gerekli mercilere iletemeden iş işten geçti.

Yine de, önümüzdeki yıl aynı mesele tekrar gündeme geleceğine göre, aklıma gelen yöntemi kayıtlara geçmek isterim.

Soykırımı gündeme getiren Batılı politikacılara karşı her yıl güzide devlet büyüklerimiz çok temel ve çok haklı bir itirazı dile getirir. Bu itiraz çeşitli şekillerde ifade edilir, ama özü şöyledir:

“Ne var lan, ne konuşuyorsunuz, siz de soykırım yaptınız, siz de öldürdünüz!”

Örneğin bu yıl Saadet Partisi başkanı Temel Karamollaoğlu, yaptığı bir açıklamayla bu itirazın güzel bir örneğini sundu.

Haberlere göre Karamollaoğlu, “Bugün Türkiye’yi sözde ‘Ermeni Soykırımı’ ile itham eden Amerika’yı bütün dünyanın Vietnam’da, Afganistan’da ve Irak’ta eline bulaştırdığı milyonlarca mazlumun kanından tanıdığını belirtti.”

Şöyle dedi sonra: “Kendi tarihini Kızılderililere yaptığı soykırımla başlatan Amerika, ülkemizi sözde soykırımlarla itham edecek en son ülkedir.” 

Harika! Ayağa kalkıp alkışlamak geliyor insanın içinden!

Karamollaoğlu Biden’a ve Amerika’ya diyor ki, siz Vietnam’da, Afganistan’da ve Irak’ta milyonlar öldürdünüz, kendi tarihiniz zaten Kızılderili soykırımıyla başlıyor, demek ki bize hiçbir şey diyemezsiniz.

Aynı şeyi geçmişte çeşitli büyüklerimiz çeşitli ülkelere söyledi: Siz Hindistan’da neler neler yaptınız, siz Afrika’da çok kan döktünüz, bizi ne hakla eleştiriyorsunuz?

Çok doğru. Ama ufak bir kaygım var.

Bu laflar Türkiye sınırları içinde yaşayan pek çok insanı ikna ediyor kuşkusuz.

Ama korkarım yurtdışında epeyce insanın aklına şöyle bir şey geliyordur:

“Amerikalılar Kızılderilileri öldürdü diye, senin insan öldürmen haklı ve olumlu bir şey hâline mi geliyor?

‘Siz milyonlar öldürdünüz, bizi itham edemezsiniz’ dediğin zaman kendi öldürdüğün milyonları itiraf etmiş oluyorsun, farkında değil misin?”

Bunları düşünen Avrupalı çok da haksız sayılmaz. Çünkü felsefe dünyasında, birileri barbarlık edince bir başkalarının aynı şeyi yapmasını haklı gösteren kuramsal ve etik bir yaklaşım henüz keşfedilebilmiş değil.

Bu nedenle, önerim şu: Başta Melih Bulu olmak üzere bütün önemli üniversite rektörlerinden bir heyet oluşturalım. Bu heyet Kızılderili soykırımı sonrasında artık katliamların eleştirilemeyeceğini ve özellikle Türklere hiç kimsenin hiçbir şey söyleyemeyeceğini felsefî, ahlakî ve hukukî olarak kanıtlasın.

Roni Margulies

[email protected]rnet.com

(Sosyalist İşçi)