DEVLET, MİLLET, DİN ÜZERİNE

  • 1.02.2015 00:00

 Dünyanın hiçbir evresinde ve hiçbir ülkesinde milliyetçilik, ırkçılık, şovenlik, din üzerinden siyaset yapanlar başarılı olup ülkelerini düze çıkaramamışlardır. İlk dönemler başarılı gözükse de sonraları hem kendileri hem de arkasında sürükledikleri tebaaları, toplumları uçuruma yuvarlamışlar, arkalarında acı, dram, gözyaşı, ölüm, zülüm, işkence, ekonomik yıkım bırakmışlardır. Dünyada bu kadar, sosyolog, toplum mühendisi, tarihçi var, biri çıksın da bunun aksini ispat etsin. Dünyada bizzat yaşanmış 100 yıl süren din ve mezhep savaşları, dinlerin kendi arasındaki savaşları, üstün ırk olma savaşları arkasında milyonlarca acı, ölüm, zülüm bırakması bu durumu açıkça ispat ediyor.

Gerçekte millet- milliyetçilik bir değer, bir aidiyet duygusu, mutlaka insanlar yaşadıkları yere, karınlarını doyurdukları toprağa sahip çıkacaklar, doğdukları, ait oldukları ülkelerinin  ecdadiyetine  bağlılık duygusunu yaşayacaklar, herkesin bu anlamda milli yanı vardır ve de her ülke insanı için geçerlidir. Bunlar, her ülkenin, her etnik toplulukların ve de her insanın tek tek kendi değerleridir olmalıdır. Yalnız,  hiçbir milletin bu kendi değerleri birbirinin üstünde veya altında değildir, eşittir, ayrıca artık dünyanın bu evresinde saf ırk da yoktur.

Ama maalesef  politikacılar, muktedirler insanların bu aidiyet duygularını, toprağından ekmeklerini yedikleri, karınlarını doyurdukları sahiplenme duygularını vatan, millet edebiyatı ile sömürüyorlar.  Çünkü bu durum politikacıların çok kolay sığınacağı liman, tüm başarısızlıklarını,  usulsüzlüklerini, yanlışlarını örten bir yöntem. Kimsenin de bu değerlere direk karşı çıkamayacağını ve de insan ruhunu çok iyi biliyorlar. Zaten şu veya bu şekilde iktidar veya muktedir olanlar, baştan itibaren bu konudaki insan eğitimi ve davranışları ile toplumların alt yapısı yıllardır hazırlandığından politikacıların bu vatan millet edebiyatına karşı çıktığınız an sıradan insanlar tarafından bile hemen hain ilan edilebilirsiniz.  Hele de bu kendi değerlerini diğer milletlerin, etniklerin değerlerinden üstün, daha etkin ve baskın kılan politikacılara karşı çıkarsanız yandığınız gündür. Oysa, ülkeyi evimiz gibi düşündüğümüzde, kutsalımız olan evimize yapılan haksız, hukuksuz bir saldırıya  evimizi korumak için nasıl ki gereken her şey yapılırsa, üzerinde yaşanan toprağın sahiplenmesi içinde burada yaşayan hangi ırktan, hangi etnik kimlikten insan yaşarsa yaşasın yaşadığı toprakları sahiplenecektir tarihte de bunun onlarca örneği vardır. Yani politikacıların vatan millet edebiyatına toplumların, halkların ihtiyacı yoktur, politikacıların işi tam tersine bu değil toplumları, halkları eşitlik, adalet temelinde kaynaştırmak birleştirmek dostluk, barış köprülerini oluşturmaktır, demokrasiyi hayata geçirmek olmalıdır.

            Bu durum din üzerinden siyaset yapanlar içinde geçerlidir.  Gösteriş, çıkar, korku için değil gerçek anlamda, içten inanan inançlıların ayrıcalıklı hiçbir din kurumuna gereksinimi yoktur. İnanan insan vicdanıyla, aklıyla inancını her koşulda her durumda yerine getirir, tüm diğer farklı inanç ve değerlere eşit, saygılı davranır.  Sadece inançlar, ilim, irfan, kültür temelinde akademik çalışmalar için gerekli çalışmaları, tarihi araştırmaları yapmalı, bu çalışmalar dünya insanlığının barışını, birlikteliğini, hoşgörü anlayışını, kardeşliğini oluşturmada büyük öneme sahip olacak ve bu yaşama geçirilmesini sağlamada aracı olacaktır.  Saf, temiz duygularla inanan insanların bu tür siyasetçilere, siyaseti din üzerinden yapanlara hiç gereksinimi yoktur. Dünya insanlık tarihi ispatlamıştır ki bir ülkeyi, halkları din, ırk, milliyetçilik üzerinden siyaset yapan politikacılar bölmüştür. Bunun en somut örnekleri hala gözümüzün önünde, Ortadoğu ülkelerinde, Balkan ülkelerinde olanlar,  bazı Asya, Afrika ülkelerin deki savaşlar, bölünmeler, kaos ve karmaşalar bunun açık ispatı.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.