Şahin ALPAY
Şahin ALPAY

Gazete: Zaman GAZETESİ

Silahsızlanma, siyasî bir mesele

  • 7.02.2013 00:00

 Başbakan Erdoğan ve hükümet sözcülerinin beyanlarına bakacak olursanız, PKK’nın İmralı’da hükümlü lideri Abdullah Öcalan ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan arasındaki doğrudan görüşmelerle başlayan yeni çözüm süreci, 30 yıldır süren silahlı ayaklanmayı esas olarak şu şekilde bitirecek: Öcalan’ın çağrısıyla PKK, militanlarını Kuzey Irak’a çekecek. 

 

Militanlar çekilirken 1999’da olduğu gibi güvenlik kuvvetlerinin saldırısına uğramayacak. PKK’nın Kandil’deki (elini kana bulamamış) militanları, 2009’da denenen Habur süreciyle gelenlerin karşılaştığı muameleye uğramayacak, yani yaka paça tutuklanıp cezaevine konulmayacak. PKK’nın Kandil’deki liderleri, herhangi bir kovuşturmaya uğramaksızın istedikleri ülkeye (mesela Avustralya’ya) gidebilecek. TMK’nın ifade özgürlüğünü kısıtlayan maddelerini yürürlükten kaldıracak olan “4. yargı paketi”nin kabulüyle tutuklu KCK üyeleri tahliye edilecek. Yeni anayasa, vatandaşlığı “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı” ile tanımlayacak.

Tabii büyük çoğunluk sürecin başarıya ulaşmasını istiyor. Çözüm yanlıları bunun için çeşitli uyarılarda bulunuyor. Örneğin politik psikolojinin duayeni Prof. Dr. Vamık Volkan, politikacıların da dinleyeceği akil kişilerin diyaloğa dâhil olmasının sürecin selameti bakımından önemli olduğunu söylüyor. Bu bağlamda bence en dikkate değer olanlar, Profesör Abbas Vali’nin yaptığı uyarılar. İranlı bir Kürt olan, Irak Kürdistan Bölge Yönetimi’nin davetiyle Erbil’de Kürdistan Üniversitesi’nin kuruluşunda rol alan ve dört yıldır da Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü öğretim üyesi olan Vali’nin Radikal Gazetesi’nden Ezgi Başaran’a verdiği mülakata dikkat çekmekte yarar var.

Vali, süreçle ilgili şunları söylüyor: PKK’nın Kandil’deki yönetim kadrosu sürece dâhil olmak, somut adımlar atıldığını görmek istiyor, çünkü yönetimindeki gerilla güçlerini silah bırakmaya ikna etmek zorunda. İknanın yolu da onurlu bir silahsızlanma. Aksi takdirde hareket radikalleşir. Silahsızlanma askerî değil siyasi bir mesele. Silahlar kime, nerede, hangi koşullarla teslim edilecek? Mesut Barzani’ye teslim edilmesi daha kolay olabilir. Devletin öne süreceği koşullar Kandil’in tamamı tarafından benimsenmezse, radikalleşme kaçınılmaz olur. Bunun için Kandil, sürecin her adımından haberdar edilmeli, dolaylı yoldan müzakerenin aktörü haline getirilmeli.

Vali’nin Öcalan ile ilgili değerlendirmesi ise şöyle: Öcalan, bugün söylediklerini 15 yıl önce de söylüyordu. Yakalanmadan kısa bir süre önce İtalya’da kendisiyle görüştüğümde, bu sorunun askerî bir çözümü olmayacağını söylüyordu. Türkiye devletinin siyasi bir çözüme asla yanaşmamasından çok mutsuzdu. Bugün gelinen noktayı yıllardan beri istiyor ve bekliyordu. Öcalan’ı büyük önder yapan, bir kült mertebesine taşıyan aslında Türkiye devletidir. Devletin yanlış politikaları olmasaydı, PKK onu bu kadar yüksek bir mertebeye taşıyamayabilirdi. Öcalan hapse girmeden önce siyasi bir liderdi, bugün ise bir sosyal hareketin lideri.

Vali’nin çözümle ilgili önerileri de şunlar: Kürt bölgesinin Galler ve İskoçya’da olduğu gibi halk tarafından seçilmiş bir meclisi olmalı. Bölge için özel bir vergi sistemi getirilmeli. Bu sistemde Kandil’deki PKK liderlerine de rol verilmeli. “On yıllardır Kürt kimliği için savaşmış kimseleri uzak ve güneşli bir yere gönderip emekli muamelesi yapamazsınız… Bunlar bugün size çok uzak gelebilir, ama unutmayın İngiltere’nin zamanında terörist diyerek savaştığı İrlandalılar, bugün kraliçe ile el sıkışıyor. Olması gereken de bu.” (Radikal, 04.02.2013) [email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.