Şahin ALPAY
Şahin ALPAY

Gazete: Zaman GAZETESİ

Türkiye, Mısır değildir

  • 27.07.2013 00:00

 Marwa Maziad, ABD’nin Washington Üniversitesi’nde Mısır ve Türkiye’de asker–sivil ilişkileri üzerine doktorasını tamamlamakta olan genç bir Mısırlı akademisyen. Kahire’de yayımlanan Al-Masry Al-Youm gazetesinde köşe yazıyor. Abdullah Yavuz Altun’un Maziad’la yaptığı mülakat, Mısır’da olup bitenleri anlamamıza önemli bir katkı. (Zaman, 26.07.2013)

Maziad’ın yaptığı en önemli hatırlatmalardan biri, bazı benzerliklerine rağmen Mısır ve Türkiye’nin çok farklı öyküleri olan iki toplum oldukları. Bir ikincisi de, AK Parti ile Müslüman Kardeşler’i (MK) birbirine benzetme yanlışı. MK (“İhvan-ı Müslimin”) Mısır’a özgü bir siyasi parti olmayıp, bütün Arap dünyasında şubeleri olan Pan – İslamcı bir hareket. Amacı, Müslüman bireylerin, toplumların ve Müslüman çoğunluklu devletlerin düzeninin Kur’an ve Sünnet’in öngördüğü esaslara göre düzenlenmesini sağlamak. Örgütün (bırakın AK Parti’yi, Milli Görüş Hareketi’nden de çok farklı olarak) bu yolda zaman zaman şiddete başvurmuş olduğu biliniyor.

Maziad’ın öteki hatırlatmaları şunlar: 25 Ocak 2011’de Hüsnü Mübarek’i iktidardan indiren de, halk kitlelerinin Tahrir Meydanı’ndaki gösterileri üzerine Mısır ordusuydu. MK, 25 Ocak devrimine ancak başarıya ulaşacağını görünce destek verdi. Muhammed Mursi, MK’nin kurulmasına öncülük ettiği Özgürlük ve Adalet Partisi’nin (ÖAP) adayı olarak başkanlık seçimlerini kazandı. Bu seçimde askerin adayı olan Ahmet Şefik’e karşı olan (liberaller, laiklik yanlıları, solcular, Selefiler, Hıristiyanlar dahil) herkes Mursi’ye oy verdi. Askerin adayına karşı Mursi’ye destek verenler, Kasım 2012’den itibaren, seçimleri kazandıktan sonra bütün kurumları ele geçirmeye, demokratik haklara saygısız bir yönetim kurmaya yönelen Mursi’ye karşı tavır aldılar.

Mursi ve partisinin MK’den bağımsızlaşması beklenirken, ikisinin de dizginleri MK’nın ve başındaki Muhammed Bedii’nin (Mürşit’in) elinde kaldı. Maziad şöyle diyor: “Mursi’nin problemi, bütün Mısırlılar için bir başkan gibi davranmamasıydı. Kendini MK’den ayıramadı. Mürşit Muhammed Bedii’nin bir müridi gibi davrandı. Mısırlılar da buna karşı ayaklanıp, ‘Pardon, biz mürşidi ya da İhvan’ı seçmedik…’ dediler.”

Maziad, MK ve AK Parti karşılaştırması üzerine şunları söylüyor:  “MK, AK Parti değildir… Eğer bir siyasi partiye dönüşecekse, MK’nin resimden çıkması gerekirdi. Siyasi partilere herkes katılabilir, tüzük herkes için aynı şekilde uygulanır. Bu açıdan AK Parti bir modeldir… AK Parti ile MK’yi karşılaştırdığımızda, AK Parti’nin yaptıklarının neredeyse hiçbirini bulamıyoruz. Türkiye’deki hükümete mesajım şu olabilir: AK Parti’nin kendini, başarısız ve yara almış bir MK markası ile özdeşleştirmesi yanlış. Çünkü çok farklılar…”

Maziad’ın, bundan sonra MK’ye ne olabileceğine dair tahmini de dikkate değer. Şöyle diyor: Eğer bir siyasi partiye dönüşebilirlerse devam edebilir. Şimdi örgüt içinde bir kırılma yaşanacak. Genç kuşaklar ya sadece ‘dava’nın peşinden gidecekler ya da siyasi parti olma yolunu seçecekler ve böylece belki MK’de (Milli Görüş Hareketi’nde) Erbakan’dan Erdoğan’a geçişe benzer bir değişim yaşanacak. MK bu değişimi kabullenirse, toplum tarafından da kabullenilecek. MK’nin genç kuşakları bu değişimi başarabilir. Yaşanan gel-gitler sonunda Mısır’ın özgürlükçü demokrasiyi yerleştirecek dengeyi bulacağına inanan Maziad’ın geleceğe dair söyledikleri çarpıcı: Mısır, onu kolonize etmeye çalışanların mezarıdır. Ne zaman gelip Mısır’da hâkimiyetini kurabileceğini düşünen olmuşsa, bir müddet kalmış, sonra kovulmuştur..

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.