Şahin ALPAY
Şahin ALPAY

Gazete: Zaman GAZETESİ

El Sisi İslamcı mı?

  • 6.08.2013 00:00

 ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, geçen hafta Pakistan’a yaptığı ziyaret sırasında, “Mısır’da ordu halk istediği için yönetime el koydu, şimdi demokrasiyi geri getiriyor” dedi. ABD yönetiminin, “darbeye darbe” demekten kaçınmasının (en azından İsrail’le ilişkileri açısından) Mısır’da ordu üzerindeki nüfuzunu kaybetmek istemeyişinden kaynaklandığı anlaşılıyor.

Mısır “savunma bakanı, silahlı kuvvetler komutanı ve başbakan yardımcısı” General Abdülfettah El Sisi ise, Obama yönetimine Mısır’a F–16 savaş uçaklarının satışını askıya aldığı ve yeterli ekonomik yardım yapmadığı için ABD’ye kızgın. The Washington Post gazetesine verdiği mülakatta, “Mısırlıları yalnız bıraktınız. Onlara sırt çevirdiniz. Mısırlılar bunu unutmayacak...” dedikten sonra ekledi: “ABD yönetiminin Müslüman Kardeşler (MK) üzerinde çok etkisi var; bunu kullanarak mevcut çatışmaya son vermesini bekliyorum.” (03.08.2013) Aynı mülakatta, ısrarlı sorular karşısında, seçimlerde başkanlığa aday olup olmayacağı sorusuna net bir cevap vermekten kaçındı.

Bu arada Sisi’nin kimliği giderek daha iyi anlaşılıyor. Amerikalı siyaset bilimci Robert Springbord’un bu bağlamda çok dikkate değer bir analizi yayımlandı. “Sisi’nin Mısır için İslamcı gündemi” (Foreign Affairs, 28.07.2013) başlıklı makalede yazılanları satırbaşlarıyla aktarmak istiyorum. Springbord’a göre, demokrasiye geçileceğine söz verdiği halde, Sisi demokrasiye bağlılığı hayli kuşkulu ve iktidarı elinde tutmaya hevesli olduğuna dair birçok işaret var.

Springboard, başkanlığa aday olmayacağını açıklamış olsa da, Sisi’nin emekliye ayrılıp aday olmasına engel bir durum olmadığının altını çizen makalesinde, özetle şunlara dikkat çekiyor: Biyografisine ve 2006’da ABD Savaş Akademisi’nde okurken yazdığı, basılmış yegane eseri olan teze bakıldığında, Sisi’nin aklında İslamcılık ile militarizmi kaynaştıran bir rejim olabilir. Geçen yaz Mursi, Tantavi’nin yerine Sisi’yi atadığında, kendisine tabi olacağından emindi. Onu ordunun başına getirmesinin sebebi, İslamcılığa yakın oluşuydu. Nitekim Sisi, hemen Mübarek’e yakın olan subayları ordudan tasfiye etti. Ordunun siyasete karışmasının Mısır’ı Afganistan veya Somali’ye çevireceğinden söz etti. Müslüman Kardeşler de Sisi’ye karşı olumlu bir tavır içindeydi. Özgürlük ve Adalet Partisi sözcüsü Cemal Hişmat, Sisi’nin ‘% 100 yurtsever’ olduğunu söylüyordu. Selefiler Sisi’nin halkı orduya destek olmaya yönelik çağrılarını eleştirdiğinde, MK sözcüleri onu savundu.

Sisi, ABD Savaş Akademisi’nde kaleme aldığı tezde, “laikliğin Ortadoğu halklarının çoğu tarafından kabul edilemez olduğunun” altını çizdikten sonra, şöyle diyordu: “Hilafet kavramı anlaşılmadan Ortadoğu’da demokrasi anlaşılamaz. Herhangi bir yeni hükümet biçiminin amacının hilafetin yeniden kurulması olacağına inanılır. Kuvvetler ayrımı, ancak yasama, yürütme ve yargının her biri yeterince İslami olursa kabul görür. Aksi takdirde yönetimin ayrı bir İslami dalı olması gerekir.” Springbord, bu tespitlerden hareketle, yarın Mısır’ın başına geçebilecek Sisi’nin, Nasır, Sedat ya da Mübarek gibi laik milliyetçi liderlerden ziyade, 1977’de Pakistan’da bir darbeyle iktidara gelen Ziya Ül–Hak’a benzemesinin muhtemel olduğu sonucuna varıyor.

Evet, Springbord’un Sisi’nin siyasi kimliğine ışık tutan incelemesi  dikkate değer. Ne var ki benim gördüğüm, eğer Mısır’da bugünkü ya da gelecek herhangi yönetim, demokratikleşmeyi rafa kaldırıp, şu veya bu renkte otoriterliğe sapacak olursa, tıpkı önceki yönetimler gibi Mısır halkını karşısında bulacaktır. [email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (2)

  • Vedatit Konağa
    Vedatit Konağa
    25.08.2015 02:59

    Kalleş Terörist Pkk: Türkiye Teröre geçit vermez: Ateist, Müptezel insanlık düşmanı, zerdüşt terör örgütlerine bu topraklar gelecek vaad etmiyor. Başkalarına maşalık yapanların söyledikleri vız gelir tız gider. Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallarmış. İsviçre Veveye bu gözle bakıyorum.

  • vedat Konak
    vedat Konak
    28.07.2015 16:28

    İŞİDi destekleyen İsmail ağa cemaati, AKPnin öz cemaati, pan İslamizmin yeni karargahı! AKP, sahte İŞİD operasyonu ile dünya kamuoyunu aldatmaya çalışıyor! Selahattin Demirtaşın dediği gibi, kirli kanlı savaşın haince metotları ile işe başladılar! Askerlerine, sınırın karşısına geçip ateş etmeler ve Suruç katliamının MİT tarafından İŞİD içinde örgütlendirilmiş bir elemanına yaptırtmaları vs...! İslam Devleti (İŞİD) açıklamasından: "Türkiye, eski karargah ve boş yerleri bombaladı, bize önceden haber geldi..." İŞİD sözcüsü Ebu Yusuf, "Operasyonlarda ciddi bir kayıp gerçekleşmediğini, vurulan yerlerin eski karargâhları ve kimsenin kullanmadığı yerler olduğunu" iddia etti. (27 Temmuz 2015) Şimdi bu durumda, NATO, Erdoğannın görkemli sarayını korumak için mi yardıma gelecek? Utanmadan Natodan yardım istiyorlar? Şan şöhret peşindeki br saray delisinin yeniden yapılandırdığı AK gladyatörünün İŞİD içine soktuğu elemanla yaptığı Suruç katliamı ne olacak? Ortadoğuyu kan gölüne çeviren Cihadistlerin sponsoru AKP militaristleri, danışıklı dövüşlerle paçalarını kurtarmaya çalışıyorlar! AKP Türkiye’deki bütün İslamcı cemaat, tarikat ve grupları, vesayetçi Askeri çeteleri de birleştiren pan-İslamist Militarist bir parti oldu. 12 Eylül’ün hedeflediği toplumsal profilin yaratılması AKP ile sağlandı:Militaristlerin istedikleri işte bu İslamı bayrak yapan ve Pan Türkizm  yanında Pan İslamizmi kullanarak post modern Osmanlıyı yeniden canlandırabilen ırkçı ümmetçiler idi. Saldırgan, şoven ve militarist bir ruh halinin topluma egemen olması için,Pan-Türkizm,Pan-İslamizm, kendinden olmayan herkese düşmanlık propagandasını esas alan AKP saraydan savaş kusuyor: devletin çelik çekirdeği, herşeyin her ne pahasına olursa olsun kendi denetiminde bulunması için her yolu mübah gören AK militaristler kirli savaşların en kirlisine başladılar. Türk-İslam sentezi,devlete eklemlenmiş ve dinamikleri devlet hizmetine koşulmuş İslam ile yayılmacı haklı çıkaran Türklük motifi ile yayılmak ve işgal etmek için Osmanlı akınclığı yeniden diriltildi... Siyasi propoganda meydanlarında Kuranı ilk sallayan Erdoğan değil, Kenan Evren idi! Her tarafa yeni camiler, mescitler, Kuran okulları, İmam Hatipler kurarak kitlesellşen Pan İslamist akımlar bütün unsurlarıyla, siyaset yapan cemaat, tarikat ve grupların birleşmesine ve ortak hareket etmesine zemin hazırladı. Kendilerini gerçek anlamda iktidar gören bu siyasal İslamcılar amaçladıkları düzeni yaratmak için görülmemiş bir koalisyon oluşturdular. İktidarı ele geçirmiş olan bu pan İslamist tarikatlar, dinî cemaatlerin, tarikat-cemaat yapısı bireyin iradesinin üstüne ipotek koyduğundan ve özgür düşünceyi kısıtladıklarından dolayı müridleri üzerindeki güçleri çok güçlü! Son dönemlerin en kirli iktidarı, tek başına iktidar olamadığı takdirde onca kanunsuzluğun ve yolsuzluğun hesabını vermek zorunda kalacağını bildiğinden, herkesin gözünün içine baka baka danışıklı savaş yapıyor!!  Erdoğanın, IŞİDe senaryo savaş ilanı, adına "Yeni Osmanlıcılık" denilen Sünnici Pan-islamist yağma ekonomisi, yani Erbakan ardılı nepotizmin ve onların "Du bakali nolcek" tipi dış politikalarının iflasının ilanıdır. Amaç, Sünni tipi İslamcılığın bütün türlerini destekleyerek, Ankaradan yönetilen bir İslam/Halife devleti şaysi kurmaktı. Bu "hedef" daha ilk dile getirildiğinden itibaren bir sonsuz savaş (Cihad) idi.  CİHAT VE PAN İSLAMİZM! AKP, bir cemaat tarikat koalisyonu olarak, pan İslamizmi yayan bütün tarikat ve cemaatleri, kara para dağıtarak palazlandırmaya devam diyor. AKPnin Saray İslamı, petrol alanlarını yağmalamak için önemli bir silah olarak görülüyor! Günümüzde Ortadoğuda İslam dini kullanılmadan yapılan savaş kalmadı! İslam,bütün talan hareketlerinde ve soykırımlarda ana motivasyon olarak kullanılmaya devam ediliyor. Özal’dan başlayıp AKP’yle devam eden Osmanlıcılık hayali, islam ümmetçiliğini kullanarak güçlenmeye devam ediyor! Osmanlı hayali ve Abdülhamid dönemindeki Pan-İslamcı geleneği canlandırarak, başta Balkan toprakları ve Ortadoğu olmak üzere Müslüman nüfuslar üzerinde Türkiye’nin etkisini arttırmak için geliştirilen bu AK Saray İslamı, en kötü Militarizmle de birleşerek büyük bir tehlike halini almaya başladı! Belirgin olan nokta, kabulünden günümüze kadar İslam dininin kesintisiz olarak bu bölge kültüründe kitleleri harekete geçirmenin en önemli unsuru olmasıdır. Ve şimdi AKP, kanlı kirli savaşlarınıi her zamanki gibi islamsız yapamaz! “Cihad” kavramı askeri-politik,psikolojik ve sosyal boyutlara sahiptir. Allah adına yapılan savaşlar “cihad” olarak adlandırılır, çünkü bu savaşlar düşmanı yok etmeyi içerdiğinden, bölgenin yerli halklarını soykırım ve tehcirlerle yok etmenin en kolay yoludur. “Cihad” kelimesinin bu anlamda kullanıldığı bir Kuran ayeti şöyledir: Hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Son durumlar, Müslümanların Allah simgesi altında,yağma ve talan savaşlarına daha kolay kanalize edilebileceklerini bir daha göstermektedir. Türkiyede devlet doktirini haline gelen Pan İslamizm bu anlamda, Ortadoğu ve Afrikada yayılmak isteyen pan Türkistlerin elinde önemli bir silaha dönüşmektedir. Türkiyede siyaset; tarikat-cemaat yapıları üzerinden yürütüldüğünden, iktidarı almak için büyük cemaatlere dayanmak gerekiyor.TC de Nakşbendi tarikatının desteğini almadan iktidar olmak için ancak askeri darbe yapmak gerekir! Kendilerini ülkenin mutlak sahipleri gören pan İslamistler, toplumu kendi ideolojileri ve inançları doğrultusunda biçimlendirme misyonuyla donanmış gören bu İslamist tarikat ve cemaatlerin toplumdaki kontrol mekanizması, gerçek demokrasinin inşasını imkansız kalmaktadır.. Çünkü siyasal kadroların, yöneticilerin, iktidarların özgür iradeleri üzerinde vesayet var: bağlı oldukları ya da iktidar olabilmek için mecbur kaldıkları tarikat-cemaat vesayeti... Vesayetin sadece askeri vesayet olmadığı ortadadır, şimdi AKP pratiği ile daha da berraklaştığı gibi özellikle de tarikat- cemaat vesayetinden kurtulmadan demokratikbir tolum gelişemez! Sevgi ve Saygılarla Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey ---------------------------------------------------------------------- Esin Duran, Selda Suner, N. Gök, Irem haloglu Ferdi koçkar Yeliz seren Vedat Konak S. Aktaş Pelin Moda, Bedri Engin, Hasan Sirtan M. Eskici Nazmi Dogan, Sevda Suner R. Adalı Sezer Aşkın, H. Datvan, Salih Demir, FERDİ KADER Erhan Vural Necmi Derinsu Ahmet Kaymaz Aslan IŞIK Nizamettin Duran A. Demir hasan kayısoğlu Melahat Baykara, ismail çekmez. Aydin Nizam Uğur Demir Ismail B. Cenk, Tekin Balkic Selma Altuntaş, Murat Koç Filiz Serin, Nedim Serin, Vedat Koçak, Salih Birdal, Erdal Cömert Ismail Bulak Ahmet Meriç Mustafa Gur, Hasan Zafer Bahar Ünsal Osman B. Ayse bahar Metin Maslak H. Maslak Dilek Solak zeynep içkaya Sevda maslak Sercan Gezmiş Aynur Balkaya İpek Doğan Nazım Doğan Murat Doğan esin erkan Beyhan erdem n. erdem İsmail Deniz Ayten BARAK Ugur Birdal Ahmet Tan İsmet Yelkenci Yıldırım Kongar Selma Kongar Birol Aytekin Hatice Gül Ibrahim Erkin Kemal erdem Rıza Akdemir Mehmet Coskun Hüseyin demir fethi killi Yeliz Ender Mustafa Ender Ugur Basak Kemal Dektaş Ayten Ilkdal Nuri Aktanır Metin Koc Sevgi Ender Burhan Kulakçı Oğuz Duran Burcu Kanter Aysel kanter Erol kanter Layla SOLGUN M. Oktay Kemal Aktas Yelda tekinoglu Orkun Keskin T. Vural Oğuz şen Nur Şen Ismail çaykara Burhan Orkal D. Kahan Seher Yıldız Esra akkaya Mehmet Uzan Yeliz IŞIK Murat Bakır O. Dem Salih Aktaş Seyhan İlknur Osman Çekiç esma yıldız Murat Çetindal Ali OkyarMusa Tekin Aslı Birdal Nazmi Doğan İnci Gür L. Okar Mustafa Karkaya Omer Aytac Mürsel Bozkır Zeynep Şengül Gülcan Iğsız Murat Nidar şemsi Kaya Ayten Ekşi, Eda leman nermin ışıl D. Polat Kadir Erdem Serdar OKTAY Mehmet Özdemir Mustafa Erkan Nuri AKTAS Emine AKTAS O. Kadir Ergun Metin Kurca Sedat Isiklar Filiz Bag Kadir Baskale Sevim Varlik Hasan Mesut Akkaya Necmi Guler Erhan Isguz Meral Okur Bilge Okyaz. Kemal Koç L. Mirakoğlu Oktay Kızılcık Mehmet Yavuzgil Erdal Polat Hüsnü oktay k. Sankay Ahmet tekin. Semra Kaya Mustafa Çiçek Kayhan Göçkaya Erdal Solgun Mehmet Solgun Esra Solgun N. Altik Oguz Karakış Leyla Mert Işık mert D. Öksüz Erdem Yılmaz Ayse Eltan S. Guner M. Deniz Ok Mehmet İnce Huseyin Cinar Meltem Cinar Berk Cinar L. Demirkaya Huseyin Çilek Ayten Irmak  D. Okdere Ali Uskan İrem Haloğlu Berdan Temiz. H. Baskale Murat Gülay Esra Gülay Mustafa Akyol A. jale Kol M. Kol Tamer Oktay Aslan Burukoglu I. Demir  Nurettin Akdal Uzan Kara ismail Igdır Ali Serin, Gül Akın, esra Serin Nuri Şen Hasan.Y. Balci Mehmet Yucel İsmet C. Koray salih Söğütlü Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay Ali Dem. Sarahoğlu Ayten Karaman, Mehmet Azal L. Uzan, Harun Tabaklı Ertekin Sancak, mehmet değerli. Kemal Güler, Zeynep Güler B. Urak.  Ismail Duygu, Erdem Duygu Hasan Incedemir. N. kayıkçı. Bayram Akçak İsmail Dilpek. Kemal Uzunyayla Zeynep Olgun Mehmet Gülçiçek. Seher Gülçiçek.Mustafa E. Sırat.  Oktay Baykuş. Ezra Seren.