Şahin ALPAY
Şahin ALPAY

Gazete: Zaman GAZETESİ

Soma’dan sonra değişmesi gerekenler

  • 20.05.2014 00:00

 Soma’da 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan faciadan sonra bu ülkede nelerin değişmesi gerektiği üzerinde durmaz ve gerekeni yapmazsak, ne kadar acı çekersek çekelim, faciaların tekrarlamasının önü alınamaz. Benim çıkardığım dersleri şöyle sıralayabilirim.

Ne pahasına olursa olsun ekonomik büyüme, 2023 yılında dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olma iddiasıyla, çalışanların güvenliği ihmal edilemez, doğal çevre tahrip edilemez. Esas olan büyüme değil, halkın sağlığı ve mutluluğudur.

Ekonomik kalkınmanın itici gücü özel teşebbüse dayalı piyasa ekonomisidir, ama piyasa ekonomisi “vahşi kapitalizm,” yani çalışanların haklarını bir kenara bırakan “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” düzenine çevrilemez. Piyasa ekonomisi asgari harcama ile azami kâr edeceğim anlayışıyla davranan, açgözlü işadamlarının dilediklerini yapabildikleri düzen değildir. Piyasa ekonomisi “eş–dost kapitalizmi,” yani rekabetin bir kenara itildiği, hükümete yakın olan işadamlarının kayırıldığı, kollandığı düzen de değildir.

Soma gösterdi ki yapılması gereken yasal düzenlemeler, alınması gereken güvenlik önlemleri alınmadığı, bunlara uyulması denetlenmediği için ve belki kurtarma çalışmaları da gerekli hazırlıklar olmadan, kargaşa içinde yürütüldüğü için bu kadar çok sayıda insanımız hayatını kaybetti. Bunların her birinde yönetimin sorumluluğu var.

Yöneticiler kadar hepimizin çıkarması gereken derslerin başında “kaderci” anlayışı, karşı karşıya kalınan her felaketi “takdir–i ilahi” ile ya da “işin fıtratında, doğasında var” ile açıklamayı zihinlerden silmek var. Önlenebilecek, kaçınılabilecek kazaların baş düşmanı bu zihniyet.

Tepeden tırnağa değiştirmemiz gereken başka bir zihniyet, kendi ihmallerimizden, yanlışlarımızdan kaynaklanan olumsuz bir durumla karşılaştığımızda, sorumluluğu başkalarında aramak zihniyeti. Bunun yerine, ne ölçüde olursa olsun, sorumluluğu öncelikle kendimizde aramayı öğrenmeliyiz.

Yanlış yapıldığında bunu itiraf etmenin, özeleştiri yapmanın ve yanlışlardan zarar görenlerden özür dilemenin bir erdem olduğunu kavramalıyız. Eleştirileri susturmak, bastırmak yerine dinlemeliyiz ki, bunlardan hem ders çıkaralım, kendimizi düzeltelim, hem de haksız olan eleştirilerin haksızlığı ortaya çıkabilsin.   

Yukarıda saydıklarım evet, tek tek yurttaşlar olarak hepimizin çıkarması gereken dersler. Ne var ki, “balık baştan kokar” atasözünün işaret ettiği üzere, yanlışların terk edilmesi, doğruların benimsenmesi için öncelikle topluma rol modeli olan, toplumun örnek aldığı yöneticilerin bu dersleri özümsemeleri gerekir.

Öte yandan Soma faciası gösterdi ki, üyelerinin iş güvenliğini sağlamayı baş amaçlarından biri olarak görmeyen sendikalar da olanlardan sorumludur. Siyasi, iktisadi ve idari güç sahiplerinin kanunlara ve vicdanlara uygun davranıp davranmadığını denetlemek olan gazetecilik görevini, dördüncü kuvvet işlevini yerine getiremeyen medya da sorumludur. Sendikaların da, medyanın da kendine çekidüzen vermesi şart.

Soma faciasından çıkaracağımız bir özel ders de şu: Radyoaktif sızıntılardan, binlerce yıl saklanması gereken nükleer atıklara ve feci santral kazalarına kadar uzanan, kaçınılması hemen hemen imkânsız olan tehlikelerle dolu nükleer enerji macerasına atılmaktan vazgeçmeliyiz. Zira güvenli nükleer santral yoktur. Nükleer enerji ucuz değildir, dışa bağımlılığı azaltmaz. Nükleer enerjinin rasyonellikle, modernlikle de ilgisi yoktur. Yatırımları, yenilenebilir enerji kaynaklarına yapmalıyız.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.