Şahin ALPAY
Şahin ALPAY

Gazete: Zaman GAZETESİ

Hizmet İskandinavya’dan izlenimler

  • 30.04.2015 00:00

 Geçen hafta İskandinavya’ya üç günlük bir ziyarette bulundum. İlk durağım Zaman - İskandinavya’nın davetiyle gittiğim Danimarka’nın başkenti Kopenhag oldu.

Perşembe akşam, Hizmet hareketinin bu ülkede işlettiği 17 okuldan birinde, en az yarısı Güneydoğu ve Doğu kökenli göçmen, yüze yakın Zaman abonesine, Brüksel temsilcimiz Selçuk Gültaşlı ile birlikte Türkiye’deki siyasi gelişmeler üzerine birer konuşma yaptık. Soruları yanıtladık. Cuma öğleden sonra da, Zaman’ın Kopenhag’ın merkezindeki yeni ve geniş bürosunun açılışı dolayısıyla verilen resepsiyon sonrasında, aralarında büyükelçilerin, parlamenterlerin, sivil toplum temsilcilerinin, araştırmacı ve gazetecilerin de bulunduğu, yine yüze yakın davetliye Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinin rejimin geleceği açısından taşıdığı hayati önem üzerine bir konuşma yaptım. Gültaşlı da Türkiye’de medyanın içinde bulunduğu durumu anlattı. Soruları yanıtladık.

Cuma gecesi geç vakit İsveç’in ikinci büyük kenti Göteborg’a (Yötebory okunur) uçtum ve cumartesi günü Nordic Gülen Institute / Kuzey Avrupa Gülen Enstitüsü’nün düzenlediği seminere katıldım. Seminerde, Göteborg Üniversitesi’nden Doç. Dr. Klas Grinell’in yeni yayımlanan “Reflections on Reason, Religion and Tolerance: Engaging with Fethullah Gülen’s Ideas / Akıl, Din ve Hoşgörü Üzerine Düşünceler: Fethullah Gülen’in Fikirleriyle Tanışma” (Blue Dome, New York: 2015) başlıklı kitabı Kuzey Avrupalı ve Türkiyeli katılımcılar tarafından tartışıldı. Kitapla ilgili görüşlerimi daha sonra paylaşacağım. Önce Kopenhag izlenimlerimden söz edeyim.

Evet, Danimarka’da kuruluşuna Hizmet’in önayak olduğu derneklerin açtığı tam 17 özel okul var. Bunlar Danimarka hükümetinin öğrenci başına verdiği eğitim desteğiyle finanse ediliyor. 1993’te kurulanı, Avrupa’daki en eski Hizmet okulu. Yalnızca İngilizce eğitim veren uluslararası okulun ötekilerden farkı, çoğu öğrencisinin ve öğretmeninin çeşitli uluslara mensup oluşu. Diğer okulların çoğu öğrenci ve öğretmenleri ise Türkiyelilerden oluşuyor. Türkiyeli öğretmenlerin ilginç bir özelliği, hemen tamamının Danimarka doğumlu, ikinci veya üçüncü kuşak göçmen olmaları.

Hizmet yetkililerinden aldığım bilgiye göre, iki okulun daha açılması için hazırlık yapılıyor. Bunlarla ilgili olarak, yerel makamlarla temas edip sormuşlar: “Türkiye’deki AKP iktidarı bizi ‘düşman, hain, casus’ ilan etti. Bu durum sizi ilgilendiriyor mu?” Cevap şu olmuş: “Zerre kadar ilgilendirmiyor. Biz sizi tanıyoruz, yaptığınız işlerden memnunuz, çalışmalarınıza devam edin. Entegrasyon sorunlarıyla ilgili sorularımız oldukça size danışmaya devam edeceğiz...”

160 ülkeye yayılan Hizmet okullarını her kıtada, her ülkede yerel ihtiyaçlar yönlendiriyor. Asya ve Afrika’da yerel elitler çocuklarının İngilizce öğrenmesini, kaliteli bir eğitim görmesini istedikleri için Hizmet okullarına teveccüh gösteriyor. Amerika ve Avustralya’da velilerin nitelikli eğitim talebi Hizmet okullarına ilgiyi arttırıyor. Türkiyeli göçmenlerin yoğun olarak bulunduğu Avrupa ülkelerinde ise, Türkiyeli veliler çocuklarının nitelikli bir eğitim görmelerini; yaşadıkları toplumda meslek ve iş sahibi olmalarını; suça, uyuşturucuya bulaşmaktan uzak durmalarını istedikleri için Hizmet okullarını tercih ediyorlar. Yerel makamlar da bu nedenle Hizmet okullarına hüsnü kabul gösteriyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Avrupa’ya her gidişinde “Asimile olmayın, entegre olun!” buyuruyor ya; düşmanlık yaptığı Hizmet okullarının erdemi Türkiyeli göçmenlerin çocuklarına topluma entegre olmalarını sağlayacak becerileri kazandırmaları. Onun gözlerinin bunu görmesine imkan vermediği apaçık.

İskandinavya izlenimlerine gelecek yazılarda devam edeceğim.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.