• 13.01.2021 00:00
  • (561)

 "Yok hacı abi, adamlar bizim tüm şahsi telefon görüşmelerimizi bir bir kenara not alıp paylaştığımız resimleri 7 düvele yayacaklarmış. Bu Amerikalılar olmasa dünya ne güzel bir yer olurdu aslında; yok ağam, ben en yerli ve milli olan bir şey vardı ya ona geçicem işte, gavura ne vericem en gizli ve mahrem sırlarımızı!!!"

Birkaç gündür süren ve bazılarına göre sadece ülkemize mahsus bir milli direniş ruhuyla ve tüm dünyaya adeta ders verircesine WhatsApp kafirine karşı yaklaşık olarak yukarıdaki argümanlarla kazanabileceğimiz muhteşem bir zaferin tadını çıkarmaya hazırlanırken, mezkur yeni düşman yaptığı bir açıklamayla -bakar mısınız hinliğe- en ihtiyaç duyduğumuz dönemde özellikle milli birlik ve beraberlik şeyinden, bunu bile bize çok gördü ve ayıp etti doğrusu. Sırf bu nedenle dahi bir daha yüzlerine bakmayabilirdim, ama aynı kalitede servis-hizmet sağlayan yaygın ve ücretsiz bir denkleri olmadığı için millilik vasfıma halel getirmeden kullanmaya-yararlanmaya devam edeceğim. Malum domuzdan kıl koparmak sevaptır derler ve ancak yurdum insanı dahil dünyadaki iki milyar üstündeki kadın-erkek tüm uygulama kullanıcılarına tavsiyem; ülkelerinin bekalarını tehdit edebilecek ‘’top secret’’ bilgileri veya naçiz cismaniyetlerini faş eden özellikle popo gibi benzeri genel ahlaka mugayir diğer organ resimlerini sadece bu platformda değil, hiçbir dijital alanda paylaşmamaları yönündedir. Endişe etmesi gerekenler varsa bu kesimler onlardır da, çok daha binlerce Türkiye insanının ‘’twitter’’ veya ‘’facebook’’ yada ‘’Instagram’’ gibi, kullanımları için WhatsApp’dan daha çok bilgilerine erişim izni verdikleri halde gösterdikleri tepkime inanılmazdır.

İş bununla kalsa “aman sen de” deyip geçiştirebilirdim. Yok efendim, devletin en üst düzey mevkilerindeki bakan ve bürokratlar kurumları adına “en yerli” olana geçecekleri şeklinde yaptıkları ciddi açıklamalarla beynimi ve algı dünyamı mefluç ettiler.

Şayet bu bildiğim kadarıyla yönetim kurulu üyeleri arasında Yiğit Bulut’un da bulunduğu ve başkanlığını AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üstlendiği (yardımcısı en son damadı ve müstafi Hazine Bakanı Berat Albayrak beyefendiydi, istifası sonrasında ne oldu bilmiyorum doğrusu) “Varlık Fonu”na devredilen bir telekomünikasyon şirketinin tüm ürünlerinde olduğu gibi yatırım yapılıp geliştirilememesi nedeniyle verimsiz kalan bir özel iletişim uygulamasını parlatmak adına yapılan stratejik promosyon kampanyasının parçası idiyse buna ben bir şey diyemem ve hiçbir yorumda bulunamam, bu konu bizi aşar doğrusu.

Ama ben tüm dünyada milyarlarca insanın kullandığı WhatsApp gibi kaliteli ve “bedava” iletişim araçlarını ve diğer sosyal medya iletişim enstrümanlarını gönül rahatlığıyla kullanmaya devam edeceğim.  Emin olun dün “devletçe” büyük laflar edenler de aynısını yapacaklar.

Sonuç olarak şu; kimsenin sesini sözünü, resmini ve gizli aşkını paylaşmayacak WhatsApp; sadece “sana bu denli bedava hizmet veriyorum, müsaade et de bunu ticari reklam alanında kullanayım” demiş dürüst bir şekilde. Ne var bunda? Herkesin yaptığı şeydir be kardeşim. Senin Ezgi’yle gizli yazışmalarından ya da Kazım’la  paylaştığın sexapelitesi yüksek resimlerden kime ne?

“CIA bizi gözlüyor!..” Büyük Türk filozofu Cem Yılmaz’ın dediği gibi sen kimsin ki sana önem versinler be kardeşim! Birilerini gözlemek ve dinlemek istiyorsa birileri, zaten bunu yapar. Başbakanlığı döneminde Erdoğan’ın telefonlarını dinlemediler mi, evine cihazlar yerleştirmediler mi?

WhatsApp ve diğerlerinin işi sana bir şeyler satmak isteyenlerle. Seni tavlayıp bir ürün satmak isteyenlerle. Gayet reel ve kapitalistçe, açık. Onlardan bir sıkıntı gelmez, sen diğerlerine bak!

Sonra, hoşuna gitmiyorsa ve bu kadar hassassan kullanma kardeşim bu tip uygulamaları, seni dayaklayıp zorlayanlar mı var?

Selam ve esenlikler…