Sanem ALTAN
Sanem ALTAN

Gazete: Vatan GAZETESİ

Gerçek solcular nereye kayboldu?

  • 30.01.2013 00:00

 Ülkemiz, belki de en büyük siyasal dolandırıcılıklardan birini solculuğun tarifinde yaratılan sahtekarlıkla yaşadı.


Birçok insan yıllarca tutucuların en büyük destekçilerini gerçek sol sandı.

Gerçi sonra, ne ordunun ordu, ne siyasal iktidarların gerçek iktidar olduğu iyice ortaya çıktı hatta son zamanlarda AK Parti’nin de sistemin partisi olduğu açıkça görüldü ama yine de bu ülkeyi sol üzerinden yaşanan sahtekarlık kadar kökten etkilemedi hiçbir şey bana sorarsanız.

Her kıpırdadığında aynı yerden yanlış yapan bir sol var bizim ülkemizde…

Başka hiçbir faktöre göre değişmeyen hep aynı kalan bir yanlış.
 

***



Neydi solculuk?

Değişimin önündeki engellerle mücadele etmek, insanlığın sınıfsız, sınırsız, devletsiz bir topluma ulaşmasını önleyen engelleri kaldırmak için çaba göstermek.

En basit haliyle tarifi bu.

Bu engellerle mücadele ederken verilen kavgalar çağdan çağa, toplumdan topluma değişir…

Bazen aristokratlara…

Bazen derebeylerine…

Bazen darbeci generallere…

Bazen iktidarı ele geçiren kapitalistlere karşı savaşılır.

Bunlar değişimi engellemek isteyen güçlerdir çünkü…

Ama solculuğun hedefi bu dövüş bile değildir aslında…

Hedefi, değişimin önünü açmaktır.
 

***



Hiçbir yerde gerçek solcular bizim

ülkemizdeki gibi ezilenlere göz dağı vermeye kalkmaz…

Onlar, değişimi engelleyenlerle dövüşür…

Çünkü değişimin gücü korkunçtur, bütün sahtekarlıkları siler süpürür.

Değişime inanmış,bunun mücadelesini vermiş biri olmak, solculuğun ruhunu kavramak insana inanılmaz bir dayanma gücü,müthiş bir hayat sevinci,hiç bükülmeyen bir irade kazandırır.
 

***



Bazen düşünüyorum CHP gerçekten sosyal demokrat bir parti olsaydı hayatımız nasıl değişirdi acaba diye…

Bence içlerinden biri böyle bir rapor hazırlasa CHP’nin tarihine geçer…

“Gerçekten sosyal demokrat bir parti olsaydık Türkiye’de neler farklı olurdu” diyerek.
 

***



Birgül Ayman Güler’i takip ediyor musunuz?

CHP’de son günlerde neler olduğunu biliyorsanız bu yazıyı neden yazdığımı da anlamışsınızdır aslında.

Bu hanım, “Türk ulusu ile Kürt milleti eşdeğerde olamaz” diyen bir CHP milletvekili…

Meclis kürsüsünden, ana dilde savunma hakkının tartışıldığı bir çerçevede bu konuşmayı yapan milletvekili, “sol” olduğunu söyleyen bir partinin mensubu.

İki ırktan birinin diğerinden üstün olduğunu savunan “ırkçılığı” sol adına savunuyor.

Eşitliği sağlayacak bir değişime karşı çıkıyor.

Ezilenleri değil ezenleri destekliyor.

Egemen yapının sürdürülmesini istiyor.
 

***



Tarih boyunca bir ırkın diğerini ezme hakkına sahip buldunduğunu söyleyenler, ırkçılar, değişime direnenler, sistem muhafızlığı yapanlar çıktı.

Ama bunu “sol” adına yapanlara sanırım sadece bizim ülkede rastlanıyor.
 

***



CHP ırkçılık yapmak istiyorsa, ezenlerin siyasi bekçiliğini üstleniyorsa, değişime karşı çıkıyorsa neden bunun adının “sol” olması için ısrar ediyor?

Irkçılığı solculuk diye yutturmaya kalkmak, bütün günahlara bir de “siyasi dolandırıcılığı” eklemiyor mu?

Kendisinin ırkçılıkla kirlenmesi yetmiyor, bir de “solculuğun” adını lekelemek istiyor.
 

***



Bu ülkede solculuğun ana düşmanları, solun adını “sol kılığına girerek” lekeleyenler bence.

CHP gündemiyle ilgili pek çok şey

okuyorsunuz… Okumaya da devam edeceksiniz ama ben böyle bir gündemle karşılaşınca aklıma sadece şu basit küçük soru takılıyor:

İyi de bu siyasi dolandırıcılığa karşı çıkacak “gerçek solcular” nerede?

Onlar nereye kayboldu?

Nereye kayboldu gerçekten?

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (2)

  • emrah
    emrah
    30.01.2013 13:44

    Bu kadar net bir konuyu böyle anlayıp yorumlamak sanırsam Altan sülalesinde genetik!

  • Şaşkın
    Şaşkın
    30.01.2013 12:52

    Ben ,hep ,trafikte orta şeritte kullanırım arabamı kaza olmasın diye ama ,bu seferde her iki taraftan sıkştırıyorlar. Nereye kaçayım?