Sanem ALTAN
Sanem ALTAN

Gazete: Vatan GAZETESİ

Çıkarınız uğruna günahı destekler misiniz?

  • 2.07.2014 00:00

 Yazı yazmak için bilgisayarın başına geçtiğimde, Başbakan Erdoğan da cumhurbaşkanlığınına aday olduğunu açıkladığı konuşması için kürsüye çıkıyordu…  Benim aklımda, “Tasavvufla ilgilenmiş dindarla, hiç ilgilenmemiş dindar arasında duygusal anlamda da, dini anlama ve yorumlamaa da, sevabı ve günahı algılama biçiminde de büyük farklar var aslında” diye düşündüğüm bir yazı yazmak vardı…

Tasavvufun çok belirleyici olduğunu düşündüğümden bu konuda sizlere de sormak istediğim sorular vardı doğrusu.

Pazartesi günü yayınlanan “İyi bir dindarla sohbet etmek isterdim” yazıma gelen maillerden, gerçekten çok etkilendiklerim, ilgiyle okuduklarım oldu.

 Allah’la ilişkisinde sevgiyi korkunun önüne koymuş, tasavvuftan haberdar pek çok dindardan mail aldım…

 Tasavvuf bilmenin bir dindarın hayatında nasıl farklılık yarattığını gördüm…

***

Başbakanı dinlerken hep onlar geçti aklımdan.  Başbakanın oy alabileceğini düşündüğü dindarlarla benim mail aldığım dindarlar aynı mıydı acaba?

 Yoksa dindarlar arasında bizim hiç bilmediğimiz ama sezebildiğimiz bir ayrılık yaşanıyor muydu?

 Şu an dindarlar arasında ciddi bir ayrışma olmalıydı…

 Okuduklarımla başbakanı dinlerken hissettiklerim arasındaki uçurum, benim dışımda birilerinin daha ruhunda çalkalanıyor olmalı diye düşündüm.

 İçimde bir ses başka türlüsü akla uygun değil çünkü  diye çınlıyordu konuşmayı dinlerken. Akla uygun değil…

***

O yüzden Tasavvuf’u yazmayı erteleyip, başbakanın anlattıklarının ve gelen maillerin içimde beraber yankılandığı yere gitti aklım… 

 Gelen maillerde en hoşlandığım, en basit cümle şu oldu  “Sanem Hanım iyi dindar da insandır sadece.”

 “Hataları olur, günahı olur… Önemli olan günahtan sakınmaktır.”

 Her insanın hataları olur, günahları olur, bu çok doğru.

 Ama peki, “iyi bir dindar” günahlar ve hatalar konusunda ayrımcılık yapabilir mi?  “Bendendir” dediği, çıkar sağladığı birinin günahlarını görmezden gelip, “benden değildir” dediği birinin günahlarını abartabilir mi?

 Günah işleyen, işlediği günahtan pişman olmayan ve günah işlemeyi sürdüren birini sırf çıkarı uğruna destekler mi?

Dindarlar için asıl soru bu bence.

 Çıkarınız uğruna günahı, kul hakkı yenmesini destekler misiniz?

***

Türkiye’deki son gelişmeler, “dindarların” günah ayrımcılığı yaptığını ortaya koydu ne yazık ki...

 Pek de dindar sayılmayacak “modern” bir gencin sevgilisiyle metroda elele tutuşması “büyük bir günah” onlara göre ama dindar kesimden birinin yolsuzluk yapması “günahtan” sayılmıyor.

Destek buluyor hatta.

 Din açısından bunun açıklaması ne olabilir?  Günah ve günahkar karşısındaki tavrınızı hangi ölçüler belirliyor?  Bu ölçüler, inandığınız “kitaba” uyuyor mu?

***

 Başbakanı dinlerken de bunlar geçti aklımdan.  O dinden söz ederken “gerçek dindar kim” diye sordum kendime doğrusu.  

Kim gerçek dindar?

 Gerçek bir dindar olmanın ölçüsü ne?

 Sadece şekil şartlarına uymak, dindar gözükmeyenlere kızmak, dindar gözükenleri desteklemek mi?

 Gerçek dindar olmanın ölçüsü “dindar gözükmek” mi?  “Gözükmenin, görünmenin” ötesinde bir ölçü, bir öz yok mu?

 Çok dindar var bu ülkede, dinden de çok söz ediliyor ama ahlakı sağlam bir toplu değiliz.

 Bu çelişkiyi dindarlar nasıl açıklıyor acaba?

 Ya da açıklayabiliyor mu?

***

Solu solcular, Atatürk’ü Atatürkçüler, dini de dindarlar yaraladı bana kalırsa.

 Bütün kavramlar, bütün değerler yaralı artık.

 Belki de o yaralar  bu toplumu bu kadar acılı ve huzursuz kılıyor, kim bilir…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.