Sanem ALTAN
Sanem ALTAN

Gazete: Vatan GAZETESİ

Maymun maymunu öldürmez!

  • 1.08.2014 00:00

 Çarşamba günkü yazım “Kahkaha ve Modigliani”ye gelen tepkiler,  yazarken hissettiğim birçok duygunun pek çok insan tarafından da paylaşıldığını gösterdi bana.

 Modigliani’nin karşı konulmaz büyüsü yazıyı okuyanları da içine almıştı besbelli… Gelen maillerden ve Facebook’taki yorumlardan ölmek ve yaşamak arasındaki o “lanetli” ilişkinin çoğumuzun hayatının ızdırabı olduğunu  sezmemek mümkün değildi doğrusu.

 Yaşamaktan mı korkuyoruz?

 Ölmekten mi?

 Ne sarsıcı bir soru, değil mi?

 ***

 Sanki cevabı “ölüm” gibi dursa da, bence ölümden korktuğumuz kadar ya da ölümden korktuğumuz için yaşamaktan da korkuyoruz çoğumuz...

 Hatta belki hepimiz. Sürekli olarak yaşamın kenarında dolanıyor ama bir türlü gerçekten yaşamaya cesaret edemiyoruz.

 Aslına bakarsanız yaşamaktan korktuğumuzu hiç söylemiyoruz.

 Ama çoğumuz düpedüz yaşamaktan korkuyoruz işte...

 Yaşamaya, yaşamın kendisine, o ağzımızdan düşmeyen Tanrı’ya kendimizi bırakacak kadar yürekli değiliz.

 En büyük cezamız da aslında bu…

 Ve bunu biliyor olmamız.

 ***

 Modigliani’ye delice tutkun Jeanne, filmi izlerseniz göreceksiniz, çocuklarına rağmen aşık olmayı ve ölmeyi seçebiliyor… İnsan gerçekten aşık olmayı ve ölmeyi seçemiyor, yaşıyormuş gibi yaparken…

 Gerçekten yaşamaktan korkmayanlar, ölmeyi göze alanlar aşık da olabiliyor sanki… Hepsinin arasındaki bu korkunç bağlantı bizi nasıl köşeye sıkıştırıyor değil mi?

 Aşk, ölüm ve yaşam…

 ***

 Niye korkuyoruz acaba dolu dolu yaşamaktan? Ölmekten bu kadar korkarken yaşamaktan da korkmanın ne anlamı var?

 Bizi ölümden ayıran, ölümle aramıza koyabildiğimiz tek mesafe olan hayatı hiç yaşamadan nasıl pas geçebiliyoruz?

 Sadece “varolmak”, sadece canlı olmak nasıl yetiyor bize acaba?

 İnsanın aklı almıyor...

 ***

  Ölmekten ve yaşamaktan bu kadar korktuğumuz bir dünyada,dünyanın birçok yerini ölümün kuşatması insanların insanları öldürmesi de insanı derinden  düşündürüyor değil mi?

 “Maymunlar Cehennemi Şafak Vakti”, seyredenlerin çok beğendiği bir film…

 1968 yapımı kült bilimburgu filmi Maymunlar Cehennemi’nin yeni teknolojilerle çekilmiş günümüz versiyonu...

 Temel hikayeden yola çıkılarak çekilmiş yeni serinin ikinci filmi...

 Maymunlar Cehennemi’ni seyretmiş miydiniz? İçinde dört astronotun olduğu uzay gemisi kazara bir gezegendeki bir göle iniş yapar… Yaşam bulunmamaktadır o gölde ama ilerledikçe karşılarına bir çöl ve vaha çıkar ve orada yaşayan ilkel bir insan grubu…

 Ama asıl astronotları bekleyen sürpriz at sırtında gelen gorillerdir…

 Oranın hakimi o maymunlardır.

 ***

 Ve filmin ilerleyen sahnelerinde de anlaşılır ki yabancı bir gezegen zannederek indikleri göl, aslında kıyamet (bir nükleer savaş) sonrasının dünyasındaki Newyork şehridir ve insan uygarlığının yerine maymunlar geçmiştir…

 Yeni film Maymunlar Cehennemi Safak Vaktin’de okuma yazma öğrenen,insanlarla çatıştıkça insan gibi olmamak için kurallar yaratan maymunların duvara yazdıkları ilk cümle; ilk kural şudur:

 “Maymun maymunu öldürmez.”

 ***

 Biz, insanın insanı öldürdüğü ve öldürmeye doymadığı bir dünyada yaşıyoruz. Belki de yaşamdan ve ölümden bu denli korkmamızın nedeni de budur.

 Kimbilir... İnsanın insanı öldürmesi.

 Bir gün filmdeki “maymunlar” gibi “insan insanı öldürmez” kuralını keşfedip uygularsak, o zaman korkularımız da biter belki...

 O zamana dek bu korkularla yaşayacağız herhalde.  Yasam tutkumuzu yok sayarak...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.