Sanem ALTAN
Sanem ALTAN

Gazete: Vatan GAZETESİ

Vicdanını kaybeden toplum...

  • 16.11.2014 00:00

 Bir toplumu toplum yapan sadece onun bayrağı,  sınırı,  toprağı  değildir  bence...

 
Bize hep öyle öğretilmeye çalışılsa da ben bunun böyle olduğunu pek düşünmem doğrusu...
 
Bir toplumu toplum yapan asıl onun ortak ve tartışılmaz vicdani ölçüleridir bana sorarsanız...
 
Ve, bence bir toplum için en tehlikeli şey de bu ölçülerin çürümesidir.
 
***
 
Bizde daha da tehlikeli bir durum var, bu ölçüleri  ezip  geçenleri  reddedecek  bir reflekse de  sahip değiliz...
 
Bu refleksi olmayan toplumların vicdanlarında bir   zayıflık,  ahlaklarında bir çürüme başlıyor ki bu kaçınılmaz bir çöküşün başlangıcı  oluyor ne yazık ki...
 
Böyle şöyler söylediğimde söylediklerime kızanlar genelde şunu söylerler 
 
bana ‘bu ölçüleri kim belirliyor peki?’
 
Bu ölçüler yasalarda yazmıyor diye kabul etmekte zorlanırlar...
 
Ben de Onlara  ‘bunlar  yazılı olmayan yasalardır tıpkı kadınve erkek arasında olanlar gibi’  derim...
 
Ne çok yasa var kadınla erkek arasında düşünsenize yazılı olmayan ama mutlaka uyulması gereken...
 
 ***
 
Bunların pek çoğu efsanelerde, masallarda, filmlerde, kitaplarda anlatılır... 
 
Toplumun kültürüne,geleneğine, dokusuna yerleşir.
 
Babam yazmıştı bunu bir kere,  birlikte oldukları kadınların fotoğraflarını videolarını yayınlanan erkeklerin dünya üzerinde sayısı tuhaf bir biçimde arttığında:
 
‘Bir kadının mahremiyetine ihanet eden herşeye ihanet edeceğine inanırım ben.
 
Ben, bir erkeğin kendisine emanet edilen kadın mahremiyetinin  hayatı pahasına koruması gerektiğine inanan kuşaktanım.
 
Bizim kuşak, cinayetten yargılanırken geceyi birlikte geçirdiği kadının adını vermemek için cinayet saatinde nerede olduğunu açıklamayan ve idama razı olan erkeklerin hikâyelerini anlatan 
 
kitaplarla, filmlerle büyüdü.
 
Kadının mahremiyeti bizim için kutsaldır.
 
O mahremiyete ihanet eden bir erkekten daha aşağılık biri olamaz bizim kuşağın gözünde.
 
Bu ölçünün, bir toplumu sağlam tutan değerlerden biri olduğuna da inanırım’ demişti.
 
 ***
 
 Çok sevmiştim bu yazdıklarını...
 
Çünkü bir toplumun yazılı olmayan yasalarının en temel ölçüsüdür kadın ve 
 
erkek ilişkisi bana sorarsanız...
 
Bizde de aynen öyle olmadı mı?
 
Fark ettiniz mi toplum çürümeye başladıkça en hızlı  yara  alan  alanlardan biri kadın erkek ilişkileri oldu...
 
Hukuk çiğdendikçe mahremiyet, adalet çiğnendikçe asalet, vicdan çiğdendikçe güven azalıyor sanki.
 
***
 
 Bir ülke siyaseten çürüdükçe insan ilişkilerinde de çürüyor...
 
Belki de o yüzden bütün dertlerimiz.
 
O yüzden zaten vicdani ölçülerden uzaklaşanlar toplumun tepkisinden çekinmiyor.
 
Aforoz edilmekten, ayıplanmaktan, isimlerini lekelemekten, ailelerini utandırmaktan korkmuyorlar.
 
Toplumun sert bir tepki göstermeyeceğine güveniyorlar.
 
Çünkü biliyorlar bir toplumda yazılı olmayan yasalar çiğnenirse  çürüme başlar ve bir toplum çürümeye başlamışsa  ortak değerler etrafındaki birlik de kaybolur.
 
 ***
 
 Ortak vicdanlarını ve değerlerini kaybeden toplumlar, toplum olma özelliklerini de kaybederler.
 
Önce manevi, sonra maddi dağılma başlar.
 
Vicdanını kaybeden toplum da eninde sonunda eriyip gider.
 
Türkiye için belki de en büyük tehlike budur işte...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.