Sanem ALTAN
Sanem ALTAN

Gazete: Vatan GAZETESİ

‘Her seçim bir kaybediştir’

  • 28.12.2014 00:00

   “Sevmeden sevilmek, dokunulmadan dokunmak,yaralanmadan yaralamak,  acı çekmeden acı çektirmek,zırhlarımızı, akıllarımızı, hesaplarımızı bunları elde etmek için mi kuşanıyoruz? 

 
Onun için mi deneyip duruyoruz insanları?
 
Her sınamada onlar biraz daha fedakâr, biz biraz daha mı güçlü oluyoruz.
 
Güçlü olmak isteğinin aslında nasıl bir korkaklık olduğunu fark edememek kaç aşka mal oluyordur insana.
 
Acaba kendimizi en çok savunduğumuz sırada mı alıyoruz en büyük yaralarımızı, en büyük budalıklarımızı en  akıllıca davrandığımızda mı yapıyoruz acaba, rahatı ve güvenceyi en çok istediğimizde mi  kaybediyoruz en büyük mutluluklarımızı, en çok korktuğumuzda mı acaba korktuğumuz başımıza geliyor?
 
Kendimizi bu kadar savunmasak, bu kadar akıllı olmasak, rahatın peşinde bu kadar 
 
koşmasak ve bu kadar çok korkmasak, yaralarımız, pişmanlıklarımız ve acılarımız daha mı az  olurdu acaba?
 
***
 
Biz, herkesi her zaman deniyoruz, emin olmak,güvenmek istiyoruz, sevgisini ve bağlılığını  her an kanıtlasın, hayatını ve  herşeyini tehlikeye atsın ve bunu binlerce kez yapsın istiyoruz.
 
Kendimizle ve korkularımızla o kadar doluyuz ki, hiçbir duyguyu, hiçbir insanı, hiçbir nesneyi olduğu gibi bütün gerçekliğiyle göremiyoruz, her şey kendimizle ve  korkularımızla oluşturduğumuz prizmalardan kırılarak ulaşıyor bize, her şeyi olduğundan başka bir biçimde ve olduğundan başka bir  yerde görüyoruz, belki de bu yüzden aradığımız şeyleri aramamız gereken yerlerden başka yerlerde arıyoruz.
 
Mutlulukla aramıza korkularımızı ve kendimizi sokuyoruz. Aragon’un dediği gibi  eğer ‘mutlu aşk yoksa,’ bu aşkın suçu değil.
 
Aşkı, acısından, kederinden,  tedirginliğinden,ayrılığından, üzüntüsünden, yarasından ayıklamaya çalışanların aşkı, mutlu olmayan aşklar.
 
‘Ben acıya, aldatılmaya, kedere razıyım,’diyenlere verilebilecek bir armağan mutlu aşk... 
 
Aşk ikieli dolu bir eski ilahe, birinde mutluluğu birinde acıyıveriyor. Acıyı almadan öbürünü almak mümkün değil.
 
Çok mu korkuyoruz acıdan 
 
ve yaradan ve kederden?
 
Korku bizi acılardan koruyor mu peki?
 
***
 
Hayat seçimlerle dolu ve Pascal’ın dediği gibi‘her seçim bir 
 
kaybediştir,’ bir şeyi seçer, bir 
 
başka şeyi kaybedersiniz.
 
Ya da hiçbir şeyi seçemez ve her şeyi kaybedersiniz.
 
Bu da bir seçim... Bir şeyi seçip bir başka şeyi kaybetmek mi, hiçbir şeyi seçmeyip her şeyi kaybetmek mi?
 
Zırhlarımız, korkularımız, savunmalarımız,hesaplarımız bizi hep bir şeyi seçmemeye götürüyor,aklımız ‘öbürünü kaybetmemeliyiz’ diyor... Ve en akıllı, en güç, en zırhlı, en hesaplı olduğumuz zamanda, herşeyi kaybediyoruz, en çok istediğimiz  bizden en uzağa düşüyor.
 
Kendi seçimimizi yapamadığımız için de insanları sınayıp  duruyoruz.”
 
***
 
Yazıya babamın o müthiş yazısı Ten veHüzün’den  oldukça uzun bir alıntı ile başlamamın bir sebebi var elbette.
 
Yazının muhteşemliği kısa  bir alıntı yapmama engel oldu  her şeyin başında, bunun için 
 
kendimi mahçup da hissetmiyorum doğrusu, yazı bu özrü hissetmeyeceğim kadar etkikeyici...
 
Ama asıl hikaye başka.
 
Geçen gece sevdiğim ama sık görüşmediğim bir arkadaşımdan gecenin oldukça geç bir 
 
saatinde bir mesaj aldım...
 
Diyordu ki “bu saatte damdan düşer gibi olacak ama bugün benim doğum günüm ve keyifsiz geçti biraz.Kuzenim bu yazıyı gönderdi bana, çok hoşuma gitti ve aklıma sen geldin, sana da yollamak istedim.”
 
Verdiği linki tıkladığımda karşıma bu yazı çıktı,Ten ve Hüzün.
 
“En büyük yaraları kendinizi en çok savunduğunuzda alıyorsunuz, en büyük budalalıkları en akıllıca davrandığınızda yapıyorsunuz, en güçlü olmayı en çok korktuğunuzda istiyorsunuz ve mutluluk hep uzaklarda kalıyor.
 
Savunmasız, güçsüz ve hesapsız olmak belki de mutluluğun kapısını açacak.”
 
***
 
Yazı insanoğlunun en büyük buluşlarından biri, belki de en büyüğü.
 
İyi bir yazı insanı hem yaralayabiliyor, hem sağaltabiliyor.
 
Sıkıntılı bir doğumgününde,  kederli ve yalnız bir gecede sana hayatla ilgili başka bir gerçeği gösterebiliyor, seni olduğun yerden alıp başka bir yere götürebiliyor.
 
Mutluluk ve mutsuzlukla ilgili sorularına cevap bulabiliyor.
 
Sana bir yol gösterebiliyor.
 
***
 
Bu yazı Sinem’in doğumgünündeki hüznüne iyi gelmiş, ne güzel...
 
Benim de yazıya olan güvenimi tazeledi.
 
İkimize de beklenmedik bir gece yarısı iyi bir armağan oldu. Hayatın karmakarışık coğrafyasında en iyi pusulanın yazı olduğunu bir kez daha anladım.
 
Ne güzel...
 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.