Sanem ALTAN
Sanem ALTAN

Gazete: Vatan GAZETESİ

Ne garip, korkmaya hazır gibiyiz!

  • 13.03.2015 00:00

 İnsanlar genellikle suçlu oldukları için mi suçluluk duygusuna kapılır sizce yoksa suçlandıkları için mi?

 
Bana, suçlanmak insanın kendisini suçlu hissetmesi için yeterli gibi gelir bazen. Suçlamak, suçlanmak, suçluluk hissetmek gerek kişisel, gerekse toplumsal ilişkilerde en önemli bağlardan biri…
 
En güçlü olanlarından hem de…
 
Öyle değil mi?
 
***
 
Biliyorsunuz, bunun en inanılmaz örneğini Amerika yaşamıştı.
 
McCarthy diye bir adam, “komünistler var” diyerek bütün Amerika’yı bir tür korku tüneline sokmuştu.
 
Hiçbir somut belge ya da kanıt göstermeden insanların hayatlarını mahvetmişti. Sonunda bütün iddialarının dayanaksız olduğu anlaşılmıştı.
 
Ama uzunca bir süre Amerika korkuyla titremişti.
 
***
 
Sanki insalar da toplumlar da bazen korkmaya hazır duruyorlar.
 
Biri onları suçladığında hemen korkuya hatta dehşete kapılıyorlar.
 
“Beni neyle suçluyorsun” diye bile soramıyorlar.
 
Korku bir virüs gibi yayılıyor.
 
*** 
 
Bu aşkta da böyle sanırım....
 
Bazen, sadece suçluluk üzerinden bir bağ kurulabiliyor insanlar arasında. Acaba ilişkilerde hangi eksikliği kapatıyor bu suçluluk üzerinden kurulan bağ?
 
Aşk acısı neden her defasında ardında bir suçluluk duygusu da taşıyor?
 
Bizi suçlayana bağlayan o güçlü bağ, aslında sakladığımız neyi örtüyor?
 
Biliyorsunuz degil mi o duyguyu?
 
*** 
 
 Bazen sevdiğiniz biri tarafından, bazense tanımadığınız insanlar tarafından suçlanmak, suçluluk duymanıza yetiyor.
 
Neden böyle acaba?
 
Neden insanlar da, toplumlar da bir suçlamayla karşılaştıklarında böyle korkuyorlar? 
 
Neden Amerika gibi bir toplum McCarthy gibi bir ahlaksızın elinde oyuncak olabiliyor?
 
Neden bazen bir kadın ya da bir erkek sevdiği tarafından suçlandığında paniğe kapılıyor?
 
Suçlu hissetmemiz için kendimizi, suçlanmamız yetiyor kimi zaman.
 
Sevdiğimiz adam, aşık olduğumuz kadın, annemiz, babamız, öğretmenimiz bizi suçladığı anda sarsılıyoruz...
 
İnanıyoruz hemen...
 
***
 
 İktidarlar da bazen böyle birilerini suçlayarak ve korkutarak yönetiyorlar ülkelerini.
 
Bazen günahkar olmakla, bazen solcu olmakla, bazen dinci olmakla, bazen özgür olmakla, bazen bölücü olmakla suçluyorlar.
 
Biliyorlar çünkü bu suçlamanın toplumda bir iz bırakacağını, gizli bir suçluluk duygusu ve suçlayana sığınma isteği yaratacağını.
 
***
 
 Suçlamak ve suçlanmak aşkta da siyasette de en yaygın ilişki biçimi sanki…
 
Neden kendimizi suçlu hissetmeye bu kadar meraklıyız, neden bu kadar güçsüzüz sizce?
 
Suçlayanların niye suçladığını anlamak kolay da… İnsanların ve toplumların belirsiz suçlarla suçlandıklarında niye dehşete kapıldıklarını anlamak zor...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.