Benim şahsi kanaatim bu yönde. Müsaade buyurursanız izah etmeye çalışayım. Kafanıza yatarsa bu sefer dokuz bavulla YSK’ye başvuru yapmakta faide telakki ediyorum.

        Resmi olmayan seçim sonuçlarından derlenen bilgiye göre, 10 milyon 570 bin 963 seçmenin bulunduğu kentte, 8 milyon 925 bin 63 kişi oy kullandı. Bu oyların 8 milyon 746 bin 464'ü geçerli, 178 bin 599'u ise geçersiz sayıldı. Katılım oranı da yüzde 84,5 olarak gerçekleşti.

        İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu geçerli oyların yüzde 54,21'ine denk gelen 4 milyon 741 bin 868 oy, Binali Yıldırım ise geçerli oyların yüzde 44,99'una denk gelen 3 milyon 935 bin 453 oy aldı.

        Yani iki aday arasındaki fark İmamoğlu lehine 806 bin 415 şeklinde gerçekleşti.

        Bence bu, düşünmeden kabul edilecek bir durum değildir.

        Bu seçimlerde de bir şeyler oldu ama ne olduğunu keşfedemedim. Bana bira süre verseniz aslında birkaç bavulluk sebep ve bahane uydurabilirim. Bazılarını, yani ilk aklıma gelenleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

        Bu seçimlerde tam 1 milyon 645 bin 900 kişi sandığa gitmemiş. Bu sayı aradaki farkın iki katı... Bu ne demektir? Eğer bu kişiler sandığa gitmiş olsalardı ve eğer Binali Yıldırım’a vermiş olsalardı; seçimin sonucu iki kere değişebilirdi, demektir. Daha kullanılan oylar arasından geçersiz sayılan 178 bin 599 oyu hesaba katmadım dikkat ederseniz.

        Demek oluyor ki, 806 bin farkla seçim kazanılmaz. Diğer oy kullanmayanların da hakkını gözetmek gerek.

        Gördüğünüz gibi bu seçimlerde de bir şeyler olmuş. Ama ne olduğu şimdilik keşfedilememiş.

        Güleceğinize itiraz dilekçesi verin ki, zaman kazanalım. Sonra nasıl olsa bir bahane uydururuz.

  • Abone ol