Corona noktasında insanlarımız gerçekten son derece duyarsız davranmakta. Ağzını açanın üfürdüğü bir toplum nasıl bu kadar vurdumduymaz olabilir anlamak mümkün değil. Hani yaratılanı severdik yaratandan ötürü. Hani dünyaya adalet ve huzur dağıtmıştık. Ağzımızdan çıkan bütün süslü sözler dostlar alışverişte görsün hesabı oynadığımız tiyatronun bir tiradı sadece. On binlerce eğitim kurumu ve ibadethane bile bazılarını adam etmeye yetmemiş anlaşılan. Sorun galiba genetik yapıda. Kural kaide tanımıyoruz. Kuralları çiğnemeyi matah sayıyoruz.

        Ama bunun acısı fena çıkar haberiniz olsun. İnanın tahmin bile edemezsiniz. Kurunun yanında yaş da yanacak, ben ona üzülürüm.

        Yapılan corona denetimlerinde karşılaştığımız vakalar gerçekten son derece üzücü. Corona olduğunu bilerek bazı insan müsveddelerinin düğünden düğüne koşturması bana göre terörden farksız. Bu kişilerin sebep olacağı aile facialarını düşünemeyecek kadar akıl yoksunu olabileceklerini kabul etmiyorum. Canlı bomba eylemcisi gibi hastalığı toplum içine yaymaları telafisi asla mümkün olmayacak bir kul hakkı ihlalidir. Ağzını açtıklarında mangalda kül bırakmadıklarına adım gibi emin olduğum bu insanlık düşmanlarına vatandaşlık ve insanlık haklarımı asla ve kata helal etmiyorum.

        Anlaşılan o ki bu insanlık düşmanlarını engellemenin imkanı yok. O zaman geriye tek seçenek kalıyor. Halkın sağlığını hiçe sayan bu tipleri en ağır şekilde cezalandırmak... Bu insan müsveddeleri derhal cezaevlerine atılmalı. Tedavileri için devlet imkanları kullanılmamalı. İyileşmeleri halinde mahkemeye çıkarılarak toplum hayatına kast etmek suçuyla yargılanarak mahkum edilmeli. Bunun başka yolu yok. Tekrar ediyorum insanlık düşmanı bu ruh hastalarıyla mücadele etmenin başka yolu yok.

Böyle giderse salgın ilk günlere dönecek. Önümüz kış efendiler. Ne olacak bu işin sonu hiç düşündünüz mü? Sonbahar döneminde bağışıklık düzeyleri düştüğünde ne yapacağız? Ağır kış şartlarında nasıl kalkacağız bu salgının altından? Yoğun bakım kapasitemiz daha şimdiden yüzde 68 oranına ulaşmış. Hiç mi Allah’tan korkmaz kuldan utanmazsınız? En kısa zamanda son derece sert tedbirler alınmak zorunda kalınabilir. Sokağa çıkma yasakları gibi. Bu durumda zaten olumsuz etkilenen ekonomimiz felç olabilir. O zaman sizin de çocuklarınız işsiz kalır. O zaman sizin de ana babalarınız yoğun bakımlarda sefil ve biçare kalır. Ey corona konusunda tedbirsizliği matah sanan vicdansız aymazlar, corona noktasında ihtiyatsız davranan gafiller farkında değil misiniz? Farkındasınız da iblisle ittifak mı ettiniz? İnsan kendi geleceğine, kendi ulusuna hatta insanlığa bu kadar nasıl düşman olabilir?

        Sayenizde okullar altı aydan beri açılamadı. Kına yakın. Yakında ibadethaneler de kapanabilir. İş yerleri aynı şekilde kapılarına kilit vurabilir. Sağlık sektörü kapasitesinin sonuna doğru hızla yaklaşıyor. Sağlık çalışanları yoruldu. Ne olacak bu işin sonu? Hiç düşündünüz mü corona teröristleri?

        Bırakın artık şu ilkel düğün ve kına adetlerini. Klan ve oba çağından intikal eden bu ilkel adetlerin bırakılmasını coronadan önce de istiyordum. Şimdi farz oldu. Hele asker uğurlamalarına ne demeli? Vatanı korumaya gidenler nasıl olur da anlamsız organizasyonlarla vatandaşlarının enfekte olmasına göz yumarlar? Yazıktır efendiler! Ayıptır efendiler! Günahtır efendiler! Toplum sağlığını bu kadar pervasızca tehlikeye atamasınız. Kişilik probleminiz varsa bir psikoloğa görünün. Aklınızdan zorunuz varsa yine bir doktora görünün. Acizliğinizin acısını halkımızı enfekte ederek çıkarmayın. İnsanımızla alıp veremediğiniz nedir? Bu kadar mı düşmansınız içinden çıktığınız topluma?

        Altta yer yarılsa üstte gök delinse vallahi billahi tallahi kul ve vatandaşlık hakkımı helal etmiyorum. Biliyorum umurunuzda bile değil. Olsun ben gene de söylemiş olayım…Mangalda kül üflerken belki aklınıza gelir de vicdanınız sızlar…

  • Abone ol