Aşı karşıtı bir kimse değilim ama çocukluğumda yapılan aşılar dışında çok fazla bir aşı deneyimim olmadı.

Yani grip, zatürre vs gibi aşılardan hiç yaptırmamıştım.

Çünkü çok şükür ihtiyaç duymamıştım.

O nedenle Kovid-19’dan koruyacağı iddia edilen aşıya gönüllü olmam benim açımdan büyük bir olay.

Bana bu cesareti verense Mart ayından beri yaşadığımız süreçtir.

Tecrit, mesafe, maske ile geçen bu 9 ay gerçekten yordu.

Sürekli virüs bulaş olacak duygusu ile yaşama duygusundan yıldım artık.

Hayatımın bu virüs tarafından ipotek altına alınmasından bıktım!

Aylardan beridir çabalıyorum bir şekilde iyi olmak için ama gördüm ki bu virüsün yaşam enerjimi sıfırlamasıyla başa çıkmam artık mümkün değil.

O nedenle de gönüllü olup aşıyı bir an evvel yaptırmak istedim.

Biliyorum ki bu satırları okuyan çoğunuz da aynı şeyleri hissediyor.

Büyük ihtimalle diyorsunuz ki; “Duygularıma tercüman oluyorsun Sevilay!”

Hepimiz biliyoruz ki; Grip, zatürre gibi hastalıklara sebep olan virüsler artık hayatımızın bir parçası ve onları ilaçlarla da iyileştirmek mümkün.

Ancak ilk olarak Çin’in Vuhan kentinde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüs olan Korona veya Kovid-19 için bunu söyleyebilmek mümkün değil.

İleriki zamanlarda belki bu virüs de mutasyona uğrayacak ve zaman içerisinde o da ilaçlarla tedavi edilebilen bir duruma evrilecek.

Belki bu virüs de birkaç yıl sonra mevsimsel bir gribe dönüşecek ve hayatın normali olacak ama şu an için bunu diyebilmek mümkün değil.

Bu virüsün insanlık üzerinde kurduğu hegomanya ile başa çıkabilmenin tek yolu aşılanmak.

Ayrıca bugün “mevsimsel grip” diye tabir ettiğimiz ve çok önemsemediğimiz hastalığın geçmişte milyonlarca genç, sağlıklı insanın ölümüne sebep olduğu da unutulmamalıdır.

Gelelim şimdi önceki gün öğleden sonra gönüllü olarak yaptırdığım aşı olayına.

Bu bir araştırma tabii.

Bir aksilik olmaz ise bu ay Türkiye’de yapılmaya başlanacak Çin menşeli Sinovac’ın aşısının etkilerini ölçümlemek için yapılan ve tamamı gönüllülerin dahil olduğu bir deney.

Toplamda 12 bin 450 kişiye aşı yapılması hedefleniyor.

İki doz halinde yapılıyor.

İlk dozdan önce PCR testi yaptırmak zorunlu.

Aşı olabilmeniz için testinizin negatif ve antikor taşımıyor olmanız şart.

Pazartesi ilk doz yapıldı.

İkincisi ilk dozdan 14 gün sonra.

Yani ayın 21’inde…

Tabii şöyle bir durum var.

Bu bir araştırma olduğu için gönüllülerin bir kısmına gerçek aşı bir kısmına ise plasebo yani boş aşı veriliyor.

3 aşıdan biri zararsız bir sıvı yani.

Bana ne denk geldiğini bilmiyorum şu anda çünkü bu yöntem bir bilgisayar programı tarafından rastgele belirleniyor.

Amaç gerçek aşı ile aşı olmayanlar arasında etki farkını ölçebilmek.

Bu satırları yazarken 24 saat olmamıştı henüz aşının ilk dozunu yaptıralı.

Ancak ekleyeyim şu ana kadar ateş, öksürük vs gibi Kovid-19'a işaret eden herhangi bir semptom olmadı.

Sadece eğer psikolojik değilse enjeksiyon zerk edildikten yaklaşık 10 dakika sonra aşının yapıldığı kolumda hafif bir yanma oldu.

Ve ara ara o yanma hissini alıyorum hala.

Bu arada aşıyı yaptırdığım İstanbul Cemil Taşçıoğlu hastanesinde aşı olan daha evvelki gönüllülerin durumunu da öğrendim.

Gönüllülerde en fazla görülen yan etki yorgunlukmuş.

Onun da oranı yüzde 10 civarında.

Ateş vs gibi etkiler yok denecek kadar az.

Eğer gerçek aşı denk geldi ise şanslı olduğumu düşünüyorum.

Çünkü dün benzer deneyi yapan Endonezya’daki sonuçlara göre Çin Aşısı Sinovac’ın yüzde 97 koruma sağladığı açıklandı.

Hülasa…

Ben gönüllü olup deneye katıldım ve Çin menşeli aşımı yaptırdım!

Darısı artık sizlerin başına…

  • Abone ol