• 6.05.2021 05:40
  • (89)

Bu gece Hıdrellez. 

Kutlamalarımızın bittiği veya kutuplaşmalar nedeniyle çatıştığı bir dönemde; bir çoğumuzun dört duvar arasına kıstırıldığı bir karantina döneminde, bir bayramı ortaklaşarak kutlayabilir miyiz?

Hızır günü...

Ruz-ı Hızır...

Dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu tahayyül edilen Hızır, bu gece aramızda olacak. Yeryüzündeki dardakilerin temsilcisi Hızır ve denizlerinki İlyas buluşacaklar...

Yılın her bir günü ezilen Romanlar, bu gece sanki her şey tamamen yolundaymış gibi bayram kutlayabilecekler (mi acaba?).

Her şey ve herkesten önce, Romanların bayramı Hıdrellez, çünkü 8 Nisan  Dünya Romanlar Günü çok önemli bir gün— 1950’de, ilk Dünya Roman Kongresi’nin toplandığı gün.

Geçen Pazar, Ortodoks Hıristiyanların Paskalyası idi; yeniden doğmak, diriliş kutlandı. Daha öncesinde, 1 Mayıs’ta da Beltane vardı; Keltler ve Paganların, Bahar Bayramı. Yaz dönümü yani...

Bu kışı da atlattık; yaza çıktık bayramları tümü de aslında. Hıdrellez de, böyle bir küllerinden yeniden doğmanın bayramı.

Tam da, küllerimizden yeniden doğmuş sayılmasak da, bu gece acaba en azından ideallerimize, tutku ve arzularımıza yeniden kavuşabilir miyiz?

Bu aralar, ben dahil herkes 20’li yaşlarındaki fotoğraflarını paylaşıyor: o zamanki masumiyeti, tutkuyu, heves ve heyacanı arıyoruz çünkü. Henüz 20’li yaşlarında olanlar bile, o günkü o ateşi arıyor. 

Hıdrellez, bizim için bu gece yakalarsak veya nasılsa bir şekilde, bu yazının ulaştığı anda, yerde, zamanda; yeniden doğuş ateşinin kıvılcımını çaksın. Bizleri, tutuştursun; güzel olan için, iyilik için, değişmek için farklı ve daha hayrımıza olana.

Bugünün şarkısı Ederlezi’nin bugüne gelen Romanca sözleri Çingene toplumunun biricikliğine dikkat çekiyor elbette:

“Tüm Roma, kuzu avlıyor baba
Ben hariç, zavallı ben, ayrı oturuyorum
Çingene günü, günümüz
Bizim günümüz, Ederlezi”

Ama Türkçe, Yunanca, Bulgarca, Sırpça, Boşnakça, Hırvatça, Kürtçesi’ne geçtiğinizde, mesele ayrı olunan sevgili… 

“Güneş doğuyor, gün ağarıyor
Ay, Hıdrellez oldu
Bense sevdiğimle değilim”

Asıl mesele, sevdiklerimiz, çoğumuz için… Kutuplaşmanın ötesinde, tamamen ayrı kaldığımız. 

Twitter’da zaten benden çok önce Tolstoy’dan alıntı ile: “Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir”. 

Bunları yaşayamıyoruz zaten ama ötesinde de, tüm muhteşem hikâyelerin bir şekilde kavuşanlarına rağmen, toptan biçimde, ideallerimiz, hayallerimiz ölmüş.

Bu gece bir şekilde, yeniden o ateşe kavuşmamız lazım ki gerçekten yeni bir şey yapalım. Ateşimizi, kimse yok etmesin; edemesin.

Bu gece, aslında o tutkuyu yakalama zamanı: geçmişte, bugünde ve gelecekte olanı… Yeter ki, geleceğin ateşi bizlerle olsun. Yeter ki, bahar olsun.