#milletcealkışlıyoruz

  • 19.04.2015 00:00

 Seçim kampanyalarının nihai amacı partinin vitrinini,sihirli sözcüklere sığdırabilmektir. Seçim dönemleri partilerin kendilerini ''görücüye'' çıkardığı süreçlerolduğundan,siyaset sosyolojisinde seçmenlerin algılarını lehte değiştirebilmek,pozitif bir tutum oluşturmak ve bu tutumun pekiştirilmesi ana hedeftir.Bu durum iki kategoride ele alınabilir, ilki belli bir çerçevede (inançsal,ideolojik veya etnik) siyaset yapan hareketlerin,kemik kitlesinin hassasiyetlerini ön plana alan ve bu doğrultuda ''seçmen konsolidesine'' dayanan kampanyalardır.İkinci kategoride ise daha geniş çevrelere seslenmeyi amaçlayan ve kitle partisi olma iddiasıyla her kesimin oyuna ihtiyaç duyan siyasi partilerin yapabileceği kampanyalardır. İkinci kategorideki kampanyaların çoğulculuğu ve kapsayıcılığı,ilk gruba göre daha geniştir.

Siyasi homojenlik ve idari sistemin farklı olduğu ABD gibi ülkelerde, bahsi geçen kampanyalardan ikinci kategori ön plana çıkar.Obama ABD başkanlık seçimlerinde Demokratlar adına ''Yes,we can'' kampanyası yürüterek başarıya ulaştı.Kampanyadaki içerik,bu slogan ile  bütünleşmiştir.Dünyadaki tüm demokratik ülkelerde,seçmenlere kampanyaların yaratıcılığı ile ulaşılmakta,her siyasi cenah kendisini bu sloganlar üzerinden ifade etmektedir.

CHP 2015 genel seçimleri için #milletçealkışlıyoruz başlıklı bir slogan ile kampanyasının startını verdi. Başlığın taşıdığı anlam ve güncel siyasi gelişmeler ışığında nelere karşılık geldiğini irdelemekte fayda var. Demokratik ülkelerde seçimler hem iktidar hem de muhalefetin test edildiği süreçlerdir. Dolayısıyla üretken olup,en az hata yapan iktidar ile ,iktidara karşı farkındalık yaratan ,her platformda yanlışları  dillendiren ve mücadele araçlarını en etkili şekilde kullanabilen muhalefet seçimlerde seçmenlerin süzgecinden geçer. Protestoyu halk yapar, muhalefet yükseltir.

CHP'nin bu sloganı,oluşturamadıkları etkin muhalefetin halka ihale edilerek ,seçimden ''iktidar karşıtı'' blok olarak kazançlı çıkma düşüncesinin izdüşümü olarak görünüyor. Özellikle iktidarı bu kadar ''kudretli''  noktaya taşıyan kırılma noktalarında CHP'nin rolü yadsınamaz. Bu açıdan #milletcealkışlıyoruz sloganı ile ''biz başa çıkamıyoruz,ey halkımız protesto ediyoruz'' mesajından öte bir şey görünmüyor.Çünkü pozitif yönde farkındalık oluşturmaya dönük bir mesajın içeriği, protesto çağrışımında olmaz,olmamalıdır.

Siyasi olarak çizgi karmaşası ve kimlk bunalımından kurtulamayan bir parti olarak CHP,halen olumsuz imajı yıkabilmiş değil.Partiye sürülen ''ulusalcı ojesi'' ,Mehmet Bekaroğlu,Sezgin Tanrıkulu ve Melda Onur gibi ''demokrat aseton'' figürleriyle silinmek isteniyor.Oysa özde bir değişimin olduğunu görmek pek güç. Biraz açalım;

Gezi'de Kürtleri AKP yanlısı olmakla suçlayıp,Gezi parkında ağaçların kesilmesine kendi meclis üyeleri imza atan CHP'yi #milletçealkışlıyoruz

Her savaş tezkeresinde,AKP'nin önüne koyduğu metne soluk soluğa imza atan CHP'yi #milletçealkışlıyoruz

Anadilde eğitimi hak olarak görmeyip,pedagogların vicdanına bırakan CHP'yi #milletçealkışlıyoruz

Roboski için adalet isterken,Cizre'deki asit kuyularından bihaber olmayan dönemin albayı Dursun Çiçek'i üyelerinin oylarıyla milletvekili adayı yapan CHP'yi #milletçealkışlıyoruz

Kendisini alevi olarak meydanlarda  yuhalatan dönemin Başbakanına ''Evet Aleviyim'' diyemeyen bir CHP Genel Başkanını #milletçealkışlıyoruz

Tunceli mitinginde ''Zazaca bir pankarta 15 dakika tahammül edemeyen'' CHP'yi #milletçealkışlıyoruz

''Tatava yapma,bas geç'' diyerek HDP'yi küçümseyen ve İstanbul'u AKP'ye elleriyle teslim eden CHP'yi #milletçealkışlıyoruz

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sağcı bir aday üzerinden demokatları ve alevileri yok sayıp, ''tıpış tıpış gidip oyunuzu vereceksiniz'' diyen Kılıçdaroğlu'nu #milletçealkışlıyoruz (Ekmel Bey CHP'den daha fazla çizgi sahibidir o ayrı)

Sosyalist Enternasyonel üyesi olup,Sosyalist Enternasyonelin temel ilkelerinden olan ''self-determinasyonu'' reddeden CHP'yi #milletçealkışlıyoruz.

Milletvekillerinden biri  ''Bana Türk ulusuyla,Kürt milliyetini eşit gösteremezsiniz'' diyen CHP'yi #milletçealkışlıyoruz

Feodalizme karşıyız deyip,Susurluk olayında parmağı bulunan Bucak aşiretinden aday gösteren CHP'yi #milletçealkışlıyoruz
 
CHP böyle bir tabloda seçim sathı mailine gidiyor.''Bir ıslıkta sen çal'' kampanyası  2011 seçimlerinde ne kadar sonuç verdiyse, #milletcealkışlıyoruz kampanyası da aynı mukadderata doğru gidiyor.Kiloları yüzünden her pazartesi rejim yapacağım diyen birisinin söylemi ile  ile biz eski değil yeni CHP'yiz söylemi aynı doğruluk derecesine sahip, niyet değil pratik önemli.Umarım açılacak yeni bir muhalefet yoluna CHP heyelan olarak dökülmez. #milletcealkışlıyoruz kampanyasının başarısını 7 Haziran'da hep beraber göreceğiz.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.