En zor dönemde siyaset

  • 22.03.2020 00:00

 Türkiye’de 16 Mart’ta 57 olan virüs vakasının 21 Mart’ta 947e çıkması, yayılışın hızlandığını ve çok zor döne girmekte olduğumuzu gösteriyor.

Kaldı ki bunlar test ve hastanelerde resmen belirlenen vakalar…. Böyle tespiti yapılmayanlar da dikkate alındığında, Prof. Dr. Muhammet Emin Akkoyunlu’ya göre 20 Mart tarihi itibariyle “Türkiye’deki vaka sayısı 145 bin olabilir.”

Sağlık Bakanlığının tedbirleri sıkılaştırması, bütün hastanelerde virüs test ve tedavi birimlerinin kurulması, sosyal izolasyon kurallarının sıkılaştırılması, toplu ibadetin engellenmesi, 65 yaş ve restoran yasakları gibi uygulamalar, zorlu bir döneme girmekte olduğumuz içindir; doğru tedbirlerdir.

TEST TARTIŞMASI 

En önemli tedbirler ikidir: Sosyal izolasyon ve kitlesel test… 
Bu noktada ister istemez siyasi tartışmalar başlıyor. 
Uzmanlar Türkiye’nin sınırları kapatmada, giriş çıkış ve uçuşları kontrol altına almada, sosyal izolasyona başlamada başarılı, fakat ‘test’ uygulamasında gecikmiş olduğunu söylüyorlar.
Bu “gecikme” meselesi dile getirildiğinde iktidar yanlıları sinirleniyor… 
Güney Kore’nin iki aydan az zamanda 290 bin test yaptığı, bu konuda Türkiye’nin geciktiği söylendiğinde bu objektif bilgileri ‘dezenformasyon’ diye suçluyorlar!

Tipik ‘Ak Partili’ tavrı: Eleştiriyi araştırmak yerine kötü niyetle, hatta muhalefet partileri söz konusu olduğunda ihanetle suçlamak; konuyu bastırmak…

G. Kore bu kitlesel testleri başarırken, Türkiye’de ilk vaka 10 Mart’ta ortaya çıkmıştı; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 19 Mart’taki konuşmasında Türkiye’de “bugüne kadar yapılan test sayısının 10 bini geçtiğini” söylemişti.

 Sayın Bakan 20 Mart akşamı yaptığı açıklamasında “son 24 saatte 3656 şüpheliye test yapıldığını” bildirdi. Sevindirici bir hızlanma ama hala Güney Kore’nin hızının gerisindeyiz.

Bu ‘gecikme’ gerçeğini Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap “Hong Kong, Singapur olma şansımızı kaybettik, İtalya olmayalım” sözüyle ifade etti. Prof. Mehmet Ceyhan “10 bine yakın kişiye test yapıldığı söyleniyor ama bunun çok üstüne çıkmak durumunda Türkiye. Çok fazla kaynak ayrılmalı” diye konuştu. Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman test konusunda ‘çok geç kalındığını’ söyledi. Şimdi Çin’den alınan kitlerle test hızlandırılacak gözüküyor. Güney Kore iktisaden Türkiye’den üç kat zengindir, bunu da unutmamak lazım.

ÇANKAYA TOPLANTISI

TTB deyince, ikinci bir siyasi tavır dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, nedense Beştepe’de değil, Çankaya Köşkü’nde yaptığı basın açıklamasına davet ettiği meslek ve sivil toplum kuruluşları arasında TTB yoktu…

Devletin bu zirve toplantısına iktidar partisinin grup başkanı ve başkan vekilleri çağırılmış başka partiler çağırılmamıştı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan elbette devletin başı olarak söylenmesi gerekleri söyledi fakat  sadece Genel Bakanı olduğu partiden yetkilileri davet etmişti… 

Konuşmasında kendi iktidar dönemi olan “son 17 yılda alt yapıda sağlanan büyük dönüşüm sayesinde” Türkiye’nin bu salgına hazırlıklı olduğunu da söylemişti.

Muhalefet partilerinden de biç kaç temsilci davet etmek ve “Türkiye’nin sağlık alt yapısı güçlüdür” diye konuşmak ‘devlet’ kavramına ve virüs felaketi karşısında olması gereken milli dayanışma duygusuna daha uygun olmaz mıydı?

SİYASET ZAMANI DEĞİL 

1923 Türkiye’si sıtma, kolera, verem, trahom hastalıklarından kırılıyor, taşrada doğan çocukların yüzde 70’i ölüyordu! 1925 bütçesinde, Sağlık Bakanlığında kadrolu doktor sayısı 567’den ibaretti! 60 lira maaş alıyorlardı!
 2002 sonbaharında Ak Parti iktidara geldiğinde çok güçlü bir tıp kadrosu ve sağlık teşkilatı devraldı. Türkiye o zaman da dünyanın 20 büyük ekonomisi içindeydi.

Sadece geçmiş hükümetlere karşı kadirşinaslık değil, tarihin işlevini takdir etmek ve bugün kapsayıcı, birleştirici olmak için de bu virüs felaketi karşısında bir süre ‘partisiz’ davranalım…

Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca, sadece hekim kimliğiyle değil, konuşmaları kapsayıcı ve objektif olduğu için toplumda güven kazanıyor.
Evet, en zor dönemdeyiz, siyaset zamanı değil, virüsle mücadele, hayatları kurtarma zamanı.
Eleştirilerimiz de takdirlerimiz de bilimsel verilere dayansın…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.