Son günlerin Akçakoca gündemini en çok meşgul eden meselesi, hiç şüphesiz, İbrahim Bilgin başkanlığındaki Ak Parti’nin yeni yönetim kadrosunda kimlerin yer alıp alamayacağı meselesi idi.

Ha kuruldu ha kurulacak denen, yönetim listesinde yer alacak isimler üzerinde neredeyse bahis oynanacak bir dikkatle takip edilen Ak Parti’nin çiçeği burnunda ilçe yönetimi, 25 Temmuz’da Akçakoca basın mensuplarıyla birlikte yenen iftar yemeği sonrasında görücüye çıktı.

 

İbrahim Bilgin Doğru Tercih mi  ?

Öncelikle İbrahim Bilgin, Düzce ili genelinde yürütülen siyasette, Ak Parti’nin teşkilat yapısı içinde zaman zaman ortaya çıkan saflaşmanın dışında kalmayı başarmış birkaç isimden biri. Son operasyonla Ak Parti içerisinde sıkıntı yaratan, çeşitli istifa ve müdahaleler yoluyla düşmüş/düşürülmüş bir ilçe yönetimi sonrasında ortaya çıkan belirsizliği bir an önce kaldırmak ve mümkün olan en az zaiyatla ilçe örgütünü yeniden toparlayarak bir araya getirebilmek açısından, yetkili kılınacak en doğru ismin İbrahim Bilgin olduğu kanaatindeyim.

Siyaset yetkinliği açısından diğer ilçe yönetim kurulu başkanlarından çok daha fazla derinliği olan Bilgin’in bir ayağı üniversitede, bir ayağı meslek örgütü yöneticiliğinde olan kariyerinin yanı sıra, üç dönemdir iktidar partisinin İGM üyesi olarak, Akçakoca köylerinde ‘’alan çalışması’’ yapıyor olması tartışmasız olarak, Akçakoca’nın aktüel siyasetine yönelik bir bilgi birikimine ve siyasi tecrübe derinliğine sahip olduğuna işaret sayılabilir.

 

Madalyonun Diğer Yüzü; Koltuktan Etme

Yaşanan son gelişmeler, İbrahim Bilgin’in kesin olarak belediye veya İGM’de yönetici olma hakkını ortadan kaldırıyor.

Ak Parti’de Belediye başkanı aday adaylığını resmî olarak açıklayan ilk isim olan İbrahim Bilgin’in Parti’nin ilçe başkanlığına getirilmesiyle, hem belediye başkan adayı olma şansı elinden alınmış ve hem de üç dönemdir yürütmekte olduğu İGM üyeliğine son verilmiş olduğu da bir başka gerçek.

İbrahim Bilgin’in Ekrem Erdem’den yetki alırken, Ak Parti’yi belediye seçimlerine taşıyacak kadronun başında olmak koşuluyla ilçe başkanlığına atanması ve hiçbir şekilde adaylık talebinin olamayacağının kendisine deklare edilmesini - bir sürpriz olmaması hâlinde - aday olma şansının en azından bir beş yıl daha imkânsız olduğu şeklinde okumak gerekiyor.

Bir taşla birkaç kuş vurmak olarak tarif edilebilecek bu pozisyon değişikliklerinin, en çok da Milletvekili Osman Çakır’ın işine yarayacağı ve Bilgin’den boşalan koltuklara kendine yakın gördüğü isimleri oturtacağı da şüphe götürmez.

 

Yeni İlçe Yönetimin Profili

*  İbrahim Bilgin’in başında olduğu 20 kişilik yeni ilçe yönetiminin, Akçakoca’nın demografik özelliklerine paralel bir dağılım gösterdiği belirgin biçimde fark ediliyor. Her mahalleden bir temsilcinin yeni yönetimde yer aldığı gözlemlenirken; ilçenin etno-kültürel dokusunun dikkate alındığı bir tercih de ortaya çıkmış.

*  Yönetimde kadın kotasının bir türlü % 50 seviyesinde olamadığı ülke siyasetinde, Ak Parti’nin Akçakoca yönetim kurulu içerisinde yer alan kadın sayısının önceki dönemlerden çok daha fazla olması, siyasete kadın elinin değmesi açısından bir olumluluk olarak görülüyor. Bilgin’in listesindeki 20 isimden altısının kadın olması, % 30‘luk bir kadın temsili oluşturması açısından kayda değer bir gelişme.

*  Kadın üye tercihinde, Ak Parti siyasetinde çok da alışık olmadığımız yeni bir profil ise, başı açık kadın yöneticilerin dikkat çeken sayısı. Altı kadın üyenin üçünün başı açık kadınlardan teşekkülü, İbrahim Bilgin’in Akçakoca’nın yaşam tarzı farklı olan tüm kesimlerine dönük kapsayıcı – kucaklayıcı bir siyasete bilendiğini gösteriyor.  

*  Yeni yönetimin öğrenim seviyesinin oldukça yüksek olması dikkat çeken başka bir özellik olarak öne çıkıyor. Dört Orta okul mezunu, üçü İmam hatipli olmak üzere 10 lise mezunu ile ön lisans ve lisans diplomalı toplam altı üniversitelisiyle yeni ilçe yönetiminin iyi sayılacak bir öğrenim seviyesine sahip olduğu ve bu durumun Akçakoca ölçeğinde bir ilçede siyaset yürütmede etkili bir faktör olacağı tartışmasız.  

*  Yönetim Kurulu’nun meslekî dağılımı da çeşitlilik arz ederken, işçiden esnafa, hekimden muhtara, emeklisinden iş adamına kadar, çok çeşitli meslek dallarından gelen üyelerle yeni bir yönetimin oluşturulduğu dikkat çekiyor.

*  Ak Parti yeni İlçe Yönetim Kurulu’nun yaş ortalaması ise genç-orta yaş grubundan oluşmuş. En yaşlı üye olan Yaşar Hoşbaş’ın 52 olan yaşına karşılık, 1990 doğumlu Bediha Başar henüz 23 yaşında… Yirmi kişilik yönetim kurulunun 1979 ve üzeri doğumlu olan 8 üyesi ilçe örgütünün yaş ortalamasını da aşağıya çekiyor.     

*  Üye profilinin ortaya çıkardığı başka bir sonuç ise, yeni ilçe teşkilatında Cemaat etkisinin görece zayıf olmasıydı. Önceki dönemde yönetimi adeta çekip çevirecek pozisyonda bulunan Cemaat üyelerinin yerini bu kez, özelikle Burçin Sarıcan gibi geçmiş yönetimlerden dışlanmış üyelerin alması, İbrahim Bilgin’in ideolojik baskı ve koşullandırmalar yerine, realist - popülist bir ilçe siyasetini merkeze alacağına işaret sayılabilir.

*  Yeni yönetimin oluşumunda Milletvekili Osman Çakır ve Parti üst organlarının müdahalesinin hiç yok denecek kadar az olması aşikâr. Eski dönem üyelerinden yeni yönetimde de yer alan iki üyeden birinin Osman Çakır’ın talebiyle, diğerinin ise İbrahim Korkmaz’ın isteği üzerine yerlerini koruduğu açıkken, Has Parti kontenjanından yönetime giren bir üye dışında, üyelerin tamamının İbrahim Bilgin’in tasarrufu ile yönetime girdikleri ortada. Bilgin’in gazetecilerin sorduğu bir soru üzerine ‘’Günahıyla sevabıyla bir İbrahim Bilgin listesidir ‘’ özgüveniyle tanımladığı yeni yönetimin, partinin üst organlarınca manipüle edilmeden oluşturulan bir yönetim olduğu da yeni Başkan tarafından bu biçimde ifade edilerek ilan ediliyor.

 

Ağır Toplar ve Küskünler Ne Olacak ?

Görücüye çıkan yeni yönetimde gözlerin aradığı ağır toplar maalesef yoktu. Ak Parti’nin kurucular kurulunda yer almış, geçmiş dönem il ve ilçe yönetimlerinde bulunmuş çok sayıda isminden bir tanesinin bile yeni yönetime girmemiş olmasını, başka bir okumayla değerlendirirsek şunu söyleyebiliriz; Ak Parti, ağır toplarını ve küskünler takımını belediye ve İGM seçimlerinde aday olarak kullanacak.

Parti’de ağırlığı olan fakat ilçe yönetiminde gösterilmemeleri bir yana, yönetimin oluşturulması günlerinde tercihleri dâhi fazlaca dikkate alınmayan önemli isimlerinden bir kaçına, belediye ve İGM seçimlerinde aday olma önerisi götürülecek.

Yine bir önceki ilçe yönetiminin başkanı olan ve yönetimden düşürülen Mustafa Ezer ya da onun yönetiminden bir kişiye, benzer biçimde aday olma teklifi götürülerek, Ak Parti karşıtı faaliyetlerin önü kesilerek muhtemel kaçak oyların Parti’ye kazandırılması sağlanacak.

Bu çerçeveden bakıldığında, Ercan Durdubaş’ın İbrahim Bilgin’den boşalan İGM üyeliğine ve Mustafa Ezer’in de belediye meclisi kontenjan adaylığına getirilmesiyle Ak Parti, seçimlerden birlik ve beraberliğini kurarak galip çıkan bir parti olmayı hedefleyebilir. Bu örneğe benzer bir çok kombinasyonu kurarak AK Parti içerisindeki kırılma noktalarını ortadan kaldırmak pekâlâ mümkündür ve İbrahim Bilgin bu tür siyasi denklemleri çözebilecek bir yetkinliğe sahiptir. 

 

En Önemli Hedef Akçakoca Belediyesi !..

Ak Parti açısından Akçakoca belediye seçimlerini kazanmak herhangi bir belediyeyi kazanmaktan çok daha değerli.

Bir kere Akçakoca belediyesi, Ak Parti iktidarının en güçlü olduğu bir döneminde kaybedilmiş ve bu katlanılması güç bir ayıp olarak orta yerde duruyor.

Akçakoca’yı değerli yapan bir başka neden, Akçakoca’nın Ak parti’nin ideolojik duruşuyla ilgili bir yanlış anlayışı ortadan kaldırmaya dönük bir ilçe olma potansiyeli olmasında yatıyor. Tüm Türkiye’de seçimlerin açık ara galibi olan Ak Parti’nin denize kıyısı olan il ve ilçelerde genel oranın çok gerisinde bir başarı yüzdesi yakaladığı bir gerçek ve bu durum muhafazakâr bir yaşam dayatmasına karşı farklı yaşam tarzlarına sahip seçmenlerin Ak Parti siyasetine destek vermemeleri olarak değerlendirilmekte.

Tam da böylesine hassas bir dönemde Ak Parti’nin Akçakoca’da elinde tuttuğu bir belediyeyi kaybetmiş olması bu yaklaşımı haklı çıkaracak değerlendirmelere yol açtı.

Bu algının değişerek Ak Parti’nin farklı yaşam biçimlerine saygı duyan bir parti olduğu, özellikle ‘’ Gezi parkı eylemlerinin ’’ etkisinin devam ettiği bir dönemde Ak Parti’nin muhafazakâr- mütedeyyin olmayan seçmen kitlelerinin de partisi olduğu anlayışının hayat bulmasının yolunun, Akçakoca gibi bir ilçede seçimi yeniden kazanmaktan geçtiği ileri sürülebilir. 

Bu açıdan bakıldığında Akçakoca seçimlerini kazanmak Ak Parti için İç Anadolu’da bir belediye kazanmaktan çok daha önemli…

Öteden beri başta Osman Çakır olmak üzere, Düzce Milletvekilleri ile, Ak Parti il teşkilatından her düzeyde yetkilinin her yeri geldiğinde, Akçakoca belediyesini geri alacaklarını imâ eden sözler sarfetmesi, yukarıda açıkladığımız genel yaklaşımın Ak Parti çevrelerince yerel düzeyde de aynı duyarlılıkla ele alındığını gösteriyor.

Ak parti’nin Akçakoca için ‘’ Rövanşist ‘’ bir tepkiyle hareket edeceği bir gerçeklikken, Akçakoca seçimlerini kazanabilmek için küskünler veya kırgınlar olarak tarif edilebilecek tüm unsurlarını bir araya getirmesi ve her bir etkili elemanının çabasını Ak Parti havuzuna akıtması zorunluluk olarak duruyor.

Parti’nin başka bir etkili argümanı ise, belediye seçimlerini kazanacak adayın vizyonuyla ilgili... Kendileri için kazanılmasına büyük önem atfettikleri Akçakoca’da belediye başkan adayının vizyon ve popülaritesinin oldukça yüksek bir isim olması gerekiyor. Bu durumda ortaya iki seçenek çıkıyor; Birincisi Akçakoca dışından olan fakat ülke genelinde iyi bilinen popüler bir adayla seçimlere girerek kazanmak. İkincisi ise, Akçakocalı olan fakat iyi bir ekonomik-politik alt yapıya sahip olmakla birlikte, mevcut belediye başkanını devirebilmek için kontenjan adayı ve belediye meclis üyeleri adaylarıyla mükemmel bir yönetme uyumuna sahip olan kombine bir kadroyla seçim yarışına girmek.

Bunların yanı sıra Akçakoca’ya biçilen değere paralel olarak başka bir etkili silahları olan hükümet ve devlet yetkisi ile imkânlarını, seçimleri kesinkes kazanabilmek için Akçakoca seçmeninin ayağına sermek. Bu da Ak parti’yi diğer partiler karşısında avantajlı konuma yükseltecek bir argüman olarak orta yerde duruyor.

 

Ak Parti Akçakoca’da Seçimleri Kazanabilir mi ?

Bunu söylemek için henüz çok erken. Fakat Fikret Albayrak gibi Akçakoca’nın çehresini değiştirmeyi başarmış bir adaya karşı, imkânlarını topyekün kullanacak bir iktidar partisinin karşı karşıya geldiği bir seçim yarışının sürprizlere açık olacağı da bir başka gerçek.

Albayrak ve icraatına karşı sön sözlerini söylememiş bir Ak parti yönetimi, özellikle seçimler son düzlüğe girdiğinde kamuoyuna bir çok bilgi ve belge sunacaklarını iddia eden deneyimli teşkilat adamları ile politik ilişkiler ve insan münasebetlerinde usta sayılabilecek İbrahim Bilgin gibi başkanıyla Ak Parti’nin, belediye seçimlerinde etkili olacağı kesin ama, bu belediye seçimlerinde sonucu belirleyecek asıl etkenin, Ak Parti’nin belediye başkan adayı olacağı da başka bir gerçek.

  • Abone ol