‘Fıtratında ölüm varsa, Başbakan’ın niye 500 koruması var?’

Hayatını iş cinayetinde kaybeden işçilerin Adalet Arayan Aileler‘i 20 Mayıs 2012’den beri Vicdan ve Adalet Nöbeti tutuyor.

‘Fıtratında ölüm varsa, Başbakan’ın niye 500 koruması var?’
5.06.2014 - 17:04
2682

  İlk aylarda her pazar günü toplanan aileler, sonrasında nöbetlerini her ayın ilk pazarı saat 13:00’te Galatasaray Lisesi’nin önünde tutmaya başladı.

Amaçlarından biri, kimilerinin kader, kimilerininkaza, hatta kimilerinin defıtrat dediği, çalışırken ölmenin, her birinin aslında önlenebilir olduğunun toplumun ortak bilincine yerleşmesini sağlamak.

Bir diğeri, yakınlarını kaybettikleri iş cinayetlerine dair açtıkları ceza davalarında gelinen noktayı ve Davutpaşa’dan Kozlu’ya, Esenyurt’tan Arka Sıradakiler dizi setine, onlarca işyerinde hayatını kaybedenlerin davalarında adaletin takipçisi olduklarını kamuoyuyla paylaşmak.

zonguldak

Zonguldak… Fotoğraf: DHA

 

Birbirlerini daha önce hiç tanımayan aileler, her gün dört ila sekiz işçinin çalışırken öldüğü bir memlekette acılarının ve adalet mücadelelerinin etrafında biraraya geldi. Tüm sorumlular yargılanıp cezalarını çekene ve artık tek bir iş cinayeti olmayıncaya kadar devam etmeye kararlılar.

Aşağıdaki metin, 1 Haziran 2014’teki Vicdan Nöbeti’ndeki bir konuşmanın dökümü. Konuşanlar, kendi davalarından çok Soma’daki acıya ve sorumsuzluğa odaklanmıştı, anlaşılabileceği gibi. Bu konuşma, Soma katliamını kendi acı tecrübesiyle değerlendirdiği için ayrıca önemli.

Biz yaklaşık altı buçuk yıldır iş cinayetlerini yaşıyoruz. İnsanlar ‘iş kazası’ diyor, ama biz iş cinayeti olarak adlandırdık, kamuoyuna da iş cinayeti olarak duyurduk hep. Bunu bir noktaya getirdik, inşallah daha iyi noktaya getiririz.

Biz Soma’dakileri altı buçuk yıl önce gördük. Altı buçuk yıl önce dedik ki, önlemler alınmazsa, sorumlular yargılanmazsa, kanunlar uygulanmazsa bir gün bir kişi, ikinci gün beş kişi, 10 kişi, 20 kişi ve işte en son 301 kişi birden hayatını kaybetti. Onların ailelerine baş sağlığı diliyorum, yakınlarına sabır diliyorum.

Soma... Fotoğraf: Reuters

Soma… Fotoğraf: Reuters

En önemlisi adalet duygusu

Sadece başsağlığı ve sabır dilemek işe yaramıyor maalesef. İnsanlarımız bunu geçiştiriyor; başsağlığı, sabır, maddi yardım her şeyi düzeltecek zannediyorlar. Maalesef iş cinayetleri devam eder bu şekilde davranırsak. Tabii ki insanların vicdani duygularını rahatlatmak gerekiyor fakat en önemli duygu, adalet duygusudur. Adalet duygusunu yerine getirirseniz o insanlara en büyük iyiliği yaparsınız.

Biz altı buçuk yıldır gördük; iş cinayetlerinde adalet bu ülkede maalesef işlemiyor, adalet duygusu tatmin edilmiyor; hakimler buna izin vermiyor, savcılar izin vermiyor, vali izin vermiyor, bakanlıklar izin vermiyor, hatta son olarak Başbakan da izin vermiyor. Kullandığı kelime bile adaletin önüne geçiyor: “Bu işin fıtratında var.”

Sorulamayan soru

Ben isterdim ki, Başbakan o açıklamayı yaparken karşıdan yürekli, akıllı bir gazeteci arkadaşımızın şunu sorsun ona: “Bu işin fıtratında ölüm var. Peki, siz niye 500 korumayla niye geziyorsunuz?”

Erdoğan Somada protesto edilmişti. Fotoğraf: DHA

Erdoğan Soma’da protesto edilmişti. Fotoğraf: DHA

 

Maalesef bunu soracak bir gazetecimiz de yok, gazeteciyi bırakın, herhangi bir siyasi lider de yok. Çünkü aynı pistte koşuyorlar, onlar da aynısını yapar. Fıtratında varsa o zaman tek başına yolunda yürüyeceksin, sana kimse bir şey yapamaz, zaten ölmezsin, öleceksen zaten 500 kişi de varsa ölürsün. Böyle açıklama olamaz. Yakıştıramadık.

Geçici maddi yardımlar

Soma’daki kardeşlerimize tabii ki maddi manevi yardımlar olacak, daha çok olsun; bunlar zaten kanunlarda var, fakat bağış yapılmış gibi, onları aciz gösterir gibi şöyle anlatıyorlar: “Biz onlara iki maaş birden vereceğiz. Biz onlara maaşlarını bağlayacağız. Biz onlara tazminat vereceğiz. Şu sanatçı şu kadar bağış yaptı, şu kulüp şu kadar bağış yaptı, şu insan şu kadar yardımda bulundu.”

Bunlar geçici, gerçek değil bunlar, bunlar sadece geçici maddi şeyler. Bu işleri televizyon ekranlarında kendi reklamını da yapmak için kullanan insanlar da var.

Asıl önemli olan ve kalıcı olan, o insanların davalarından çıkacak sonuç, adalet. Hukuki olarak mahkeme esnasında bu işe duyarlıysa bu insanlar, bu yardımı yapan insanlar, sendikalar, siyasi partiler, normal vatandaşlarımız Soma’dakilere yapılacak en büyük iyilik, mahkeme esnasında davalarına sahip çıkmaktır. Onların yanında bulunmaktır, onlara orada destek olmaktır.

adalet1

Sonuç aynı ama önlem yok

Eğer biz bugün iş cinayetlerini önlemek istiyorsak bu ülkede hukuk sistemini çalıştırmamız gerekiyor, adalet sistemini çalıştırmamız gerekiyor. Yoksa 13 Mayıs’ta Soma’da 301 kişi öldü, bu iş bitti, değil.

Yine bir gün, bir akşam, bir sabah ya da geceyarısı yine bu ülkede çalışan insanlar ya da herhangi bir aile veya herhangi bir birey, arkadaşını, eşini, kardeşini, belki de 300, 500 kişiyi, kaybedecek. Çünkü bu ülkede kömür madenlerinde çalışma koşulları belli, daha önce Zonguldak’tan, Bursa’dan biliyoruz; hep sonuç aynı, önlem yok.

300 de aynı bir de aynı

Avrupa’dan örnekler veriliyor Türkiye için, ama Avrupa’da son 40 yılda ölen işçi sayısına bir baksınlar, Türkiye’de ölen işçi sayısına bir baksınlar. Çözülebilecek şeyler bunlar.

İnsan hayatı değerliyse 300 de aynı, bir de aynı. Bir işçinin ölmemesi için de devletin çok hızlı bir şekilde kanunları uygulama yönünde çok sıkı denetimler getirmesi gerekiyor. Uygulayıcı insanlar görevini yapmıyorsa çok ağır cezalar uygulaması gerekiyor. Patronlar işçi hayatını gözetmiyorsa, işçi nasıl hayatını kaybediyorsa onlara da ömür boyu hapis cezası getirilmesi gerekiyor. Yoksa ölümlerin önüne geçemeyiz, ‘iş kazaları’nın önüne geçemeyiz, iş cinayetlerinin önüne geçemeyiz.

Enerji Bakanı o kadar vicdanlıysa…

Enerji Bakanı Taner Yıldız Işıklar ocağının yaklaşık 10 ay önce gerçekleştirilen açılışına katılmış, Ramazan ayına denk getirilen törenin ardından Soma Holding CEOsu Can Gürkan ve şirketin genel müdürü Ramazan Doğru ile iftar yemeği yemişti. Fotoğraf: DHA

Enerji Bakanı Taner Yıldız Işıklar Soma Holding CEO’su Can Gürkan ve şirketin genel müdürü Ramazan Doğru ile iftar yemeği yemişti. Fotoğraf: DHA

 

Enerji Bakanı’yla ilgili basında şöyle bir şey çıktı:“Dört gündür orada beyaz gömlekle dolaşıyor, bir simit bir çayla hayatını idame ettiriyor…” Ben Enerji Bakanı’na şunu söylüyorum, kendisinin de dinine çok bağlı biri olduğunu biliyorum; eğer Müslümansa, eğer vicdanlı ve çok duyarlı bir insansa Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) yöneticilerinin Zonguldak’ta bir davada yargılanmalarına neden izin vermedi?

Bunu sormak istiyorum ona. O kadar hukuka saygılıysa bunun da altını çizip oturup kendi başına düşünmesi gerekiyor. Sorumlu kişilerin yargılanmasını dilemiyorsan sen de suçlusun, 301 kişinin kanı senin de üzerindedir.

Sessiz kaldıkça ölümler artar

(Fotoğraf: DHA)

(Fotoğraf: DHA)

 

Sadece‘iş kazaları’nda  ölenler değil, zamanla hastalık kaptırarak insanları öldüren iş kolları da var Türkiye’de. Onlar da aynı şekilde ölüyor, ama ne oluyor, sadece ölüm olarak geçiyor, ‘iş kazası’ olarak bile geçmiyor.

Bunu engellemek için insanları daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. Biz uyardık, uyarmaya devam edeceğiz. Bize ne kadar destek olursanız sesimizi daha iyi duyurabilir, iş cinayetlerinin önüne geçmek için bir baskı oluşturabiliriz. Biz maddi destek beklemiyoruz burada, en çok manevi ve hukuki alanda destek bekliyoruz. Ses gür çıktıkça bu işlerin önüne geçilir, ama sessiz kaldıkça ölümler artar.

Sağolun.

İdris Çabuk (31 Ocak 2008′de Emek İş Hanı’ndaki kaçak ve ruhsatsız maytap atölyesinde meydana gelen 20 işçinin hayatını kaybettiği Davutpaşa patlamasında 31 yaşında hayatını kaybeden Gülhan Çabuk’un eşi)

 

DİKEN

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar