Batmanda çatışma bitti, suçlamalar sürüyor

Kobani protestolarında şiddet olaylarının yaşandığı kentlerden biri de Batman oldu. HDPliler ve HÜDA PARlılar arasında silahlı çatışmalar yaşandı. Kentte durum sakinleşse de karşılıklı suçlamalar sürüyor.

Batmanda çatışma bitti, suçlamalar sürüyor
10.10.2014 - 10:43
2104

Kobani protestolarında şiddet olaylarının yaşandığı kentlerden biri de Batman oldu. HDP'liler ve HÜDA PAR'lılar arasında silahlı çatışmalar yaşandı. Kentte durum sakinleşse de karşılıklı suçlamalar sürüyor.

 Bayramın son iki gününü sokak çatışmaları ile geçiren Batman, ancak Perşembe günü normale dönmeye başladı. Emniyet güçlerinin başka illerden gelen takviye birliklerle güvenliği sağlamasının ardından valilik sokağa çıkma yasağını sonlandırdı. Ancak Halkların Demokratik Partisi (HDP) tabanı ile Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) destekçileri arasındaki gerginlik sürüyor.

Batman’ın Turgut Özal Bulvarı, hâlâ olayların izini taşıyor. Caddelerde cam kırıkları ve zarar gören binaların molozları duruyor. Otobüs durakları, bazı banka binaları, süpermarketler, mağazalar, trafik ışıkları ve telefon kutularına varıncaya kadar her şey tahrip edilmiş. Sokağa çıkma yasağının sona ermesiyle çarşıya çıkan Batmanlılar işte bu manzarayla karşılaşıyor. Son yıllarda hızla büyüyen ve gelişen kentin sakinleri "eski günlere mi dönüyoruz?" sorusunu sormaya başladı.

Batman’da IŞİD gerginliği

HDP’nin güçlü olduğu Yenimahalle’ye gidiyoruz. Dükkanlar kepenklerini açmaya başlıyor. Çarşının Gök Taksi diye anılan bölgesinde kaldırıma tabure atan kıraathaneler hınca hınç dolu. Nezih Sebuktekin olağanüstü hal uygulamasını görmüş Batmanlı bir çiftçi. Antalya’dan bayram ziyaretine gelen oğlu ve torunlarıyla çay içiyor. Sohbetin konusu, kıraathanenin her masasında olduğu gibi aynı; kenti savaş alanına çeviren, bir kişinin ölümüne ve 40 tan fazlasının yaralanmasına neden olan olaylar. Sebuktekin, "Eski günlere dönülmesin" diyor:

“Hem Kobani hem de Türkiye için barış istiyoruz. Gençlerimizin karşı karşıya gelmesini istemiyoruz.  Tekrar olağanüstü hal istemiyoruz. Biz köye dönüşlerden, çözüm sürecinden bahsederken bu gidişat iyi değil.”

Bayram ziyareti için memleketine gelen Burhan Sebuktekin ise olaylar nedeniyle Antalya’ya dönüşünü birkaç gün geciktirdi. Ona göre olayların sebebi IŞİD destekçisi olmakla suçladığı Hüda Par:

“Batman’da IŞİD’i destekleyenler var. Her mahallede devlet destekli bir kitle var. Bunları besliyorlar. Bunu kimse inkâr edemez. Benim mahallemde de var. Başka mahallede de var. Sen IŞİD hakkında konuştuğunda o adam tepki koyuyor, destekliyorsa IŞİD'çidir. İlla gidip kelle kesmesine gerek yok.”

 

Kobani'de IŞİD tarafından öldürülen YPG li savaşçının Batman'daki cenazesine yüzlerce kişi katıldı.
[Fotoğraf: Faruk Yüce / Al Jazeera Türk]

 

Gergin kentte YPG cenazesi

Bir iki sokak ileride Kobani’de IŞİD'le savaşırken ölen bir kadın YPG'linin cenazesi var. Evinin önünde toplanan kalabalık sokağı tamamen doldurmuş durumda. Sloganlar ve Abdullah Öcalan fotoğrafı eşliğinde kortej mezarlığa doğru yola çıkıyor. Cenaze sokak aralarında ilerledikçe, katılımlarla kortej daha da büyüyor. Yüzü maskeli gençler, yaşananları “IŞİD'çiler bize silah ve satırlarla saldırdı” şeklinde anlatıyorlar. 

Halk şiddet olaylarına karşı

Kentte hemen herkes şiddet olaylarına ve yakıp yıkmalara karşı. Turgut Özal Bulvarı’nda esnaf yaralarını sarmaya çalışıyor. Cam kırıkları ve molozlar temizleniyor, vitrinler yenileniyor. Polis zırhlıları ve Toplumsal Olaylara Müdahale Araçları (TOMA) yol boyunca hazır bekliyor. Süleyman Öztunç’un (25) çalıştığı restoran da olaylarda hasar gördü:

“Yürüyüş yapılır, basın açıklaması yapılır bunların hepsi tamam. Ama esnafa zarar vermek, belediye mallarını yakıp yıkmak uygun değildir. Bu türden olaylar halka zarardan başka bir şey değil. 'Bu protestoya yalnızca Kobani için oldu' demek zor. Kötü niyetli insanlar vardı.”

İhsan Şaşmaz, HÜDA PAR binasının altında bulunan restoranın işletmecilerinden. Hüda Par il temsilciliğine saldıranlar onun işyerine de büyük zarar verdi:

“Bunu yapanlar ne esnaftır ne de delikanlıdır. Sokak çocukları böyle yaptı. Partinin işi olduğunu sanmıyorum. Kötü niyetli insanlar var. Şimdi polis var, yapamıyorlar. O zaman da olsaydı yine yapamazlardı.”

Edip Güneş (32) HÜDA PAR binasının hemen yakınındaki oto galerisinin sahibi:

“HÜDA PAR'lılar ile HDP'liler birbirlerine düşman değil. Ama araya devlet desteği girince düşman oluyoruz. Bizi birbirimize düşüren doğrudan devlettir. Mağdur halk olarak biraz daha soğukkanlı olmamız gerekiyor. Bizim yanlışımız bu yakmalar ve yıkmalar. Birbirimizi sakinleştirmemiz gerekiyor. Sakinleştiremediğimiz için de bu olaylar oluyor.”

 

Hüda Par Başkan Yardımcısı Cens (sol baş) ve İl Başkanı Doğru Al Jazeera Türk'e konuştu.
[Fotoğraf: Faruk Yüce / Al Jazeera Türk]

 

“Olayları HDP liler başlattı”

Batman HÜDA PAR il temsilciliğine girdiğimizde gergin bir bekleyiş gözümüze çarpıyor, Kobani’den gelen YPG cenazesinin yeni bir saldırıyı tetiklemesinden endişe ediliyordu. Partililer henüz kırılan camları takılmamış binalarında son yaşananları değerlendirmek için bir aradaydı. Hüda Par İl Başkanı Mehmet Emin Doğru yaşanan şiddet olaylarının tamamen kendileri dışında geliştiğini söylüyor:

“Bölgedeki diğer kentlerde olduğu gibi burada da olaylar aniden gelişti. Kurban Bayramı’nın son günü, 7 Ekim'de, sabaha karşı 1 sıralarında kalabalık bir HDP'li grup yürüyüş kolunda buradan geçerken bizim partimizi taşlayıp Molotoflarla yakmaya başladılar. Bu esnada arkadaşlarımız olayı duyar duymaz buraya gelmeye başladılar. Bu şekilde parti teşkilatımız son anda yakılmaktan kurtuldu. Üç saat boyunca sürekli saldırıya uğradık. Parti teşkilatımız karşılık verince saldırganlar püskürtüldü.”

“Çatışma değil nefsi müdafaa”

Al Jazeera Türk’ün sorularını yanıtlayan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahman Cens, HDP yönetiminin kelime oyunlarıyla sorumluluktan kaçamayacağını ifade ediyor:

“Çatışma diyorlar. Böyle söyleyerek yaptıkları suçu hafifletmek istiyor. Biz çatışma içinde değiliz. Biz saldırı altındayız, hukuki deyimle, nefsi müdafaa pozisyonundayız. Çatışma iki taraf arasında olur. Burada bir saldırgan var ve bir de saldırıya uğrayan taraf var. Bizimki savunma refleksidir. Bir saldırı olmazsa böyle bir refleks göstermeye de gerek kalmaz. Saldırıları durursa biz yerimizdeyiz zaten, saldırdığımız yok. Kaldığımız yerden, siyasi çalışmalarımıza devam ederiz.”

“Bu kadarını IŞİD bile yapmadı”

Türiye genelinde 23 kişinin Kobani’ye destek gösterilerinde öldüğünü hatırlatan Cens, ölenlerin 10’unun partileriyle bağlantılı oldukları için öldürüldüğünü söyledi. Kurbanların 5’inin kendi teşkilatlarından olduğunu hatırlatan Cens, diğer 5 kişinin ise dış görünümlerinden yola çıkılarak öldürülen inançlı vatandaşlar olarak tanımladı:

“Kobani’deki katliam olasılığı için Türkiye’de katliam yaptılar. Diyarbakır’da bir arkadaşımızı 27 yerinden bıçaklıyorlar yetmiyor. Üç arkadaşımızı damdan atıyorlar. Yine yetmiyor. Başlarını taşlarla eziyorlar. O da yetmiyor, arabayla üzerlerinden geçiyorlar. Bu da yetmiyor, molotof atarak yakıyorlar. Ben IŞİD’ı savunmuyorum. Ama IŞİD böyle bir katliam yaptı mı?" 

“IŞİD’ı desteklemiyoruz”

HDP’nin kendilerini hedef göstermek için, partilerini sürekli IŞİD ile ilişkilendirdiğini hatırlatan Cens, olaylara yaklaşımlarının hizipçi değil, ilkesel olduğunu belirtti:

“Ne birisi bizim ırkımızdandır, Kürttür diye, ne de bir diğeri bizim dinimizdendir, Müslümandır diye ona açık çek vermeyiz. Bizim prensiplerimiz vardır. IŞİD'in Kobani’ye saldırmasına karşı olduğumuz gibi Amerika’nın da bölgede kurtarıcı rolüne bürünmesine de karşıyız. IŞİD bizi tekfir etti, bizi Müslüman kabul etmiyor. IŞİD yanlısı olduğumuz iftirası PKK’nın bize yönelik tek siyasi argümanıdır. Bu üç gün içinde yaptıklarına zemin hazırlamak için kullandılar. Bitlis’te saldırı düzenliyor, üç polis ölüyor. Sonraki gün PYD’nin genel başkanı Türkiye’ye ‘bize silah ver’ diyor. Var mı böyle bir şey. Bir örgüt veya siyasi parti bu kadar ilkesiz olabilir mi? Akşam öldüreceksin, sabah 'Gel bana yardım et, yolu aç, tank gönder ordu ver'...”

"HDP halkı tahrikten yargılanmalı"

HDP'nin olaylardan sorumlu olduğunu savunan Cens, parti yetkililerinin yargı önüne çıkartılması gerektiğini düşünüyor:

"Eğer hukuk devletiysek, HDP’nin bu siyaset tetikçileri kin ve nefrete tahrik ettirmekten, cinayet ve katliamlara azmettirmekten yargılanmalıdır... 'Çıkın sonuna kadar direnin' diyor. Bu ne demektir? Açık çek demektir."

Batman’da sokağa çıkma yasağı kalktı ama kent sakinleri hala tedirgin. Çarşı akşamın ilk saatlerinden itibaren sessizliğe bürünüyor. Bu tedirginliğin ne kadar süreceğini ise kimse bilmiyor.

http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/batmanda-catisma-bitti-suclamalar-suruyor

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar