• 23.12.2014 00:00

 Son yazımda hukukilik ve meşruiyet arasındaki önemli ayrıma dikkat çekmiş, meşruiyetin yetkili organlar tarafından konulmuş olan bir kanuna uygun olmayı belirten “hukukilik” kavramından farklı olduğunu, mevcut hukuk normlarının varlıklarının meşruluğunu evrensel esas ve ilkelere göre ispat etmekle yükümlü bulunduklarını belirtmiştim. Hukuka meşruluk sağlayacak değerler de AB kriterleri ve AİHM’in ürettiği içtihatlarla oluşmakta.

İktidarın kullanılması da evrensel hukuka atıfla meşruiyete dayanmak zorunda. Polise kanunla verilen yetkiler ve bu yetkilerin kullanımı da meşruiyetle doğrudan bağlantılı. Bu konuda kanun normu anlamında hukukilik yetmez aynı zamanda polisin dayandığı meşruiyet zemini hak ve özgürlükler bağlamında hayati öneme sahip. Çünkü polis, jandarma ve istihbarat kurumları ve bunların uygulamaları iktidarın meşruiyetinin test edildiği alanlar.

Türkiye, bugüne kadar polisin meşruiyetinin sağlanması, demokratikleşmesi, şeffaflaşması yönünde bir gelişme sağlayamadı. Aksine terörle mücadele gerekçesiyle 1980’lerin ortalarından itibaren asker tipi anti-terör polis birimleri ve ağır silahlar ve zırhlı araçlarla donatılmış polis birlikleri oluşturuldu, Terörle Mücadele ve Özel Harekât Daireleri kuruldu, rızaya dayalı, uzlaşmacı polislik yerine aşırı zor kullanmaya dayalı polislik yönünde adımlar atıldı. Son haberlere göre de hükümet, 162 milyon liralık zırhlı araç siparişi vermiş bulunmakta. Yine iç güvenlikle ilgili olarak yapılan kanuni düzenlemelerle polisin bağlı olduğu mülki amirlere geniş yetkiler verilmekte, polise molotofkokteyli bulunduranlara karşı doğrudan silah kullanma yetkisi tanınmakta.

Bekçileri kim bekleyecek” sorusu ilk kez milattan 150 yıl sonra yaşamış şair Juvenal tarafından soruldu. İktidarın bozucu, gücün yozlaştırıcı etkisi tarihsel olarak yaşanan bir gerçek. Bu nedenle polis, jandarma gibi silahlı güçlerin sahip oldukları gücün denetlenmemesi durumunda bu gücün siyasi alanı ve tüm toplumu etkilemeye uzanacağı açık. Önemi ve rolü ne olursa olsun hiçbir hizmet alanı sivil demokratik denetim dışında tutulamaz. Kuşkusuz bunun sağlanması iktidarların politikalarına bağlı. Polisi gizlilik içinde tutarak bir şiddet ve baskı aracı olarak kullanmak otoriter rejimlere özgü faşist bir tutum.

 Toplumun rızasını sağlayamayan, korku unsuru olup korku yayan, katılımı ve denetimi reddeden, toplumu huzursuz ve tedirgin kılan güvenlik önlemlerini uygulayan bir güvenlik teşkilatı toplumun huzur ve güvenini sağlayamayacağı gibi, toplumsal dayanışma ve barış içinde yaşamayı engeller ve hatta şiddetin üreyip, genişlemesine neden olur. İnsan hak ve özgürlüklerinin kullanılmasında güvence olması gereken polisin demokratik toplum düzeninin sürdürülmesine ve meşru hukukun üstünlüğüne dayalı uygulamalarla barışın sağlanmasına katkıda bulunması önemlidir. Bunun için de bireylerin ve toplumun polisin ürettiği tüm hizmetlere katılması, bu hizmetleri etkilemesi, denetlemesi ve yönlendirmesi gerekmekte.

Ancak bu konuda tarihsel birikim ve gelenek çok önemli. Türkiye’de bu gelenek zor kullanmaya dayalı olduğu hâlde İngiltere’de gerçek bir uzlaşmaya dayanır. İngiliz geleneği “uzlaşmacı polislik” veya “rızaya dayalı polislik” (policing by consent) olarak bir kavramlaştırma yaratmış olup, bu durum polis ile toplum arasındaki ilişkileri geliştirme çabalarına dayanır. İngiltere’de polis örgütü genelde meşru hukukun üstünlüğüne dayanarak kendisini meşrulaştırmaya çalışmıştır.

Merkeziyetçi yönetim polisin amirlerine dolayısıyla devlete karşı sorumlu olması sonucunu doğurmakta. Oysa asıl olan polisin güvenlik hizmeti sunduğu halka karşı sorumlu olmasıdır. Anglo-Sakson geleneğine sahip ABD, İngiltere gibi ülkelerdeki halkın polisin üst düzey yöneticilerini seçmesi uygulaması önemli bir örnek.

Polisin fiziksel modernizasyonu yanında zihinsel modernizasyona tabi tutulmaması durumunda hizmetin kalitesinde olumlu bir değişme olmayacak. Bu nedenle kurum içi şeffaflaşma ve hesap verilebilir olma hususları çok önemli. Oysa siyasi iktidar, polisi güce dayalı polislik zihniyeti yönünde örgütleyip kullanıyor ve hesap vermekten kaçırıyor.

[email protected]

www.umitkardas.com

twitter.com/umit_kardas