Ümit KIVANÇ
Ümit KIVANÇ

Gazete: Gazete Duvar

Tecavüzün cezası

  • 15.02.2015 00:00

 Hukukî mevzudur, bütün boyutlarıyla tartışamam. Bilgim ve birikimim yok, akıl yürütürken mutlaka birşeyleri atlıyorumdur. Ancak yıllardır, bu vahşetle karşılaştığımız her durumda dön dolaş aynı noktaya geliyorum ve bunun bir şekilde tartışılabileceğine inanıyorum. Akıl yürütmem yanlışsa yanlışlığına ikna olmak istiyorum.


"Ne yapılsa, erkekleri kadınlara yönelik şiddetten, tecavüzü neredeyse hak görmekten caydırır?" Sorduğum soru bu.

Mâkûl bulduğum evrensel cevap şu: Suçun kaynağı, hattâ suç aleti erkeklikse, ceza buna yönelik olmalı. Şuradan hareket edilmeli: Tecavüz suçunun izahı, hafifletici sebebi olamaz. Taammüden işlenmemiş bir versiyonu olamaz. Kaza ile işlenmiş versiyonu olamaz. Yüzde yüz bilinçlidir, taammüdendir. Aksi mümkün değil. Bu eyleme izahat getirme yolunda en ufak çaba, doğrudan kurbana yönelik suçlamadır. Kadının giyimi, yürüyüşü, saat kaçta nerede bulunduğu, şusu busu hiçbir şeyin izahı olamaz. Bir erkek bir kadının şusundan veya busundan tahrik olabilir. Ne yapalım? Bu, ona, değil dokunmak, kadına doğru tek bir adım atma hakkı bile vermez. Arkasını dönsün, gözünü kapatsın, ne halt yerse yesin.

Aslında tecavüze izah bulma çabası, herhangi bir kadına herhangi bir şekilde şiddet uygulamayı, saldırmayı aklından geçirmeyecek erkeklere de hakaret niteliğinde bir varsayıma dayanıyor: Belirli şartlar biraraya geldiğinde her erkek mutlaka saldırır.Burada bir erkek tanımı var. Ve bu tanım, hernekadar bu koşullarda kaçınılmaz sayılırsa da, garip. Erkek bu şekilde, doğal dürtülerini dizginleyemeyen ve bunlara uyduğunda icabında başka bir insana tecavüz edebilecek bir yaratık olarak tanımlanacaksa pek çok kurumun kaldırılması, pek çok yasanın iptal edilmesi, erkeklerin birçok görev için ehliyetinin bulunmadığının tesbiti gerekir. Ve tabiî, özellikle kadınları ve çocukları erkeklerden koruyacak düzenlemeler gerekir. Nitekim var bazı kurumlar. Ama işte, püf noktası şurada ki, bütün bu düzenlemeler kadınlar-çocuklar lehine olmalı, onları koruma gerekçesiyle hayatlarını kısıtlamamalıdır. Kısıtlanması gereken, erkeklerdir.

Velhâsıl, tecavüzcüyü "anlamaya" yönelik hiçbir yasal düzenlemenin meşruiyeti yoktur. Yasanın dayanağı, tam aksine, "erkek tecavüz etmez" olmalıdır. Yani: Toplumumuzda erkek sıfatı ve konumuyla yaşamak istiyorsan, bunu yapamazsın. Tecavüze yelteniyorsan, erkekliğinden vazgeçmeyi göze almalısın. Bu belki bir tür kısas mantığı. Ancak bu konuda çok tesirli bir önlem olacağını, yeterince caydırıcı olacağını sanıyorum. Doğrusunu isterseniz, başka çare de göremiyorum.

Fırsattan istifade, üstelik "bu olaydan çıkacak fayda" gibi aşağılıkça ve düşüncesizce bir ifadeyle ortaya sürülen "pembe otobüs" gibi öneriler, hiçbir kalıcı, doğru dürüst sonuç üretemeyeceği gibi, başta kadınlar, her iki cinse yönelik aşağılama niteliğindedir. Bunlar sadece, eline iktidar gücü geçirmiş bir siyasî kadronun toplumu kendi niyetlerine göre şekillendirme projesi için felaketten fırsat çıkarma çabalarıdır. Eğer ayrı otobüs olacaksa, kadınların herhangi bir zamanda herhangi bir şekilde şikayetçi olduğu, fişlenmiş, sıradan kamu ulaşım araçlarına binmeleri yasaklanmış erkeklerin tıkılacağı bok rengi otobüsler olabilir. Bu araçlar ayrıca büyük ve kesinlikle renksiz camlı, içeridekileri herkesin görebileceği şekilde tasarlanmış olmalıdır.

*Ümit Kıvanç'ın bu yazısı riyatabirleri.blogspot.com.tr blogundan alınmıştır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.