• 19.04.2021 22:09
  • (109)

Çekya hükümeti, 2014’te Vrbetice’deki özel silah-cephane deposunda meydana gelen patlamanın Rusya ajanları tarafından tertiplenen sabotaj sonucu olduğunu ileri sürdü. 50 ton cephanenin havaya uçtuğu patlamada iki kişi ölmüş, bazı mahalleler tahliye edilmişti. Çekya Başbakanı Andrej Babiş ve İçişleri Bakanı Jan Hamacek, tepki olarak 18 Rus diplomatını sınır dışı edeceklerini açıkladılar.

Babiş, patlamada Rusya ajanlarının parmağı olduğuna dair “mâkûl şüphe” bulunduğunu belirtti -yani “kanıt” demedi- ve “güvenlik kuvvetlerinin profesyonel çalışmasını takdir ettiğini” söyledi. Başbakan ayrıca, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’i de arayıp, hükümetinin sınır dışı kararını bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı'nı da yürüten Hamacek, söz konusu diplomatların Rusya istihbarat servislerinin elemanları olduklarını açıkça ifade etti. Çekya yetkililerine göre, söz konusu 18 kişi, Rusya istihbarat örgütleri GRU ve SVR’nin ajanları.

Görüldüğü üzre, olay “imaj çalışması”ndan ibaret değil, ortada somut yaptırım var. Eski Çekya genelkurmay başkanı, halen Avrupa Birliği Savunma Ajansı Başkanı Jiri Sedivy, Vrbetice sabotajı “ülkeye askerî saldırı” ile eşdeğerdir" dedi.

ZAHAROVA: BUNLAR ABD'NİN VASALLARI

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova derhal meydan okuyarak karşılık verdi: “Prag böyle hilelerin ardından neyin geleceğini iyi bilir.” Zaharova daha sonra Rossiya-1 televizyonuna daha ayrıntılı konuştu ve meselenin büyüyeceğini, yayılacağını düşünmemize yol açan Rusya resmî yaklaşımını ortaya koydu.

Sözcüye göre, “Batı” Rusya’ya karşı birtakım manevralara kalkışıyor, olan biten bunun sonucu. Tam da Belarus’ta Moskova’nın “adamı” Lukaşenko’yu devirmeyi hedefleyen “darbe planı” ortaya çıkarılmışken Çekya’nın “sabotaj” ve “casusluk” suçlamasıyla Rusya diplomatlarını sınır dışı edeceğini açıklaması tesadüf değil. “Basitçe entrikadan ibaret değil basbayağı somut plan” olan darbe hazırlığını gözlerden ırak tutabilmek için Çekya, Zaharova’nın deyişiyle, bu “karikatürü” yarattı. Zira hem Prag’ta hem de Varşova’da “21. yüzyıla özgü vasallık” müesseselerini görmekteyiz; “ABD yeni teknolojiyle yeni bir vasallık mekanizması kurdu, ama prensipte bu eskisinden farksız.” Sonuç olarak, “Varşova da Prag da ABD çıkarlarına hizmet etmekte”.

Zaharova’nın bunları söylediği gün, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Çekya yetkililerine “tam destek” vermeye hazır olduklarını duyurdu.

Öyle görünüyor ki, ABD-Rusya gerilimi beklenenden hızlı tırmanacak ve başka devletleri de içine çekecek. Tabiî özellikle Rusya ile hesabı olan, şimdi NATO üyesi eski Doğu Bloku devletleri bu gerilimin taşıyıcıları olabilirler. Polonya ve Çekya, beklenebileceği üzre, ilk adaylardan. ABD’nin gerilimin yükünü NATO’ya yaymak istemesi anlaşılır. Rusya ise şimdilik postaya karşı posta koyma tutumuyla, geri adım atmama kararlılığı göstermeye çalışıyor.

Çekya’nın girişimini herhangi bir karşı-istihbarat tedbiri saymak abes. Bu elbette bir politik-diplomatik hamle. 18 diplomatı birden, “bunlar zaten ajan” diyerek sınır dışı etmek pek ufak hamle de değil. Çekya, 2014’te Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesinden sonra Moskova’ya yönelik yaptırımlara katılmış, 2018’de, Rusya ajanlarının Britanya’da çift taraflı ajan Sergey Skripal ve kızını zehirlemeleri üzerine üç Rusya diplomatını sınır dışı etmişti.

17 Nisan gecesi, Çekya’nın 18 Rusya diplomatını ajanlıkla suçlayarak sınır dışı edeceği haberi patladıktan sonra arama-taramaya giriştim. Bu tür haberlerin diplomasi kanalından yürütülen propaganda savaşı malzemesi olduğu bilindiğinden, işin o tarafı üzerinde fazlaca durmadım. Ağırlıkla, Britanya merkezli araştırmacı gazetecilik sitesi Bellingcat’ten yazılar okudum, sitenin Rusya’yı izleyen yazarı Christo Grozev’in  twitlerine; ilaveten Çekya’dan yetkililerin twitlerine göz attım.

Rusya ajanlarının sık sık sınır-ötesi suçların failleri olarak gündeme gelmeleri, bunlara karşılık Moskova’nın da illâ ikna edici savunmalar yapıp ithamları boşa çıkarma çabasına girmeyişi, dikkat çekiyor. Bu yüzden, esas olarak Bellingcat arşivine, biraz da sağa sola bakınarak, şu “Rusya ajanları” hakkında bazı bilgiler derledim. Çekya’nın son girişimine yol açan patlamaya dair bilgilerle birlikte aktarıyorum.

KANIT YOK, ŞÜPHE ÇOK  

Çekya’nın Rusya ajanlarını suçladığı olay, 16 Ekim 2014 günü, Prag’a 300 km kadar uzaklıktaki Vrbetice köyünde, bir silah-cephane deposunda meydana gelen patlama. 50 ton cephanenin havaya uçtuğu olayda iki kişi ölmüş, civarda birçok ev boşaltılmıştı. Ajanlar, sabotaj vs. kısmıysa şöyle:

Rusya askerî istihbaratı GRU’nun, başka ülkelerdeki faaliyetleri nedeniyle meşhur olmuş “Askerî Birim 21955”i ve ona bağlı olduğu düşünülen bir özel tim, “Rusya ajanları” haberlerinin gözdeleri. Bu timin iki ajanı, Britanya’da çift taraflı ajan Sergey Skripal ile kızı Yulia’yı zehirledikleri iddia edilen kişiler: Albay Anatoli Çepiga ve (Albay veya Yarbay) Dr. Aleksander Mişkin. Çekya polisi, 2014’teki bombalamanın büyük ihtimalle bu ikisinin işi olduğunu ileri sürüyor. Polis, sabotajın aslında depoya değil sevkiyata yönelik olduğu, patlamanın silahlar depodan çıkarıldıktan sonra olmasının hedeflendiği, ancak eylemin plana göre yürümediği görüşünde.

Çekya polisinin iddiasını sallantılı kılan, iki Rusya ajanının söz konusu depoya girip girmediğinin belirlenememiş olması. Başka bütün verileri bir araya getirince söz konusu ajanların bu olayla ilgili kılınabileceği görülüyor, ancak fiilen sabotajı onların yaptığı kanıtlanmış değil.

İki ajan, 13 Ekim 2014’te Çekya’ya gelmişler, 16 Ekim’de buradan ayrılmışlar. Patlama 16’sında, sabah 09.25’te olmuş.

Çekya’ya girişte Çepiga “Ruslan Boşirov”, Mişkin ise “Aleksander Petrov” adına düzenlenmiş pasaportlar kullanmışlar. Bunlar, ikilinin daha sonra, eski ajan Sergey Skripal ile kızını zehirlemek üzere Birleşik Krallık’a girerken de kullandıkları pasaportlar.

Vrbetice’deki silah deposu, Çekya devletinin değil, silah-cephane üreten özel şirket Imex Grubu’na ait. İki ajan, firmaya sipariş verenlere tanınan ziyaret hakkına dayanarak depoya giriş izinleri almışlar. 13-17 Ekim arası için. İzni e-postayla almışlar, ancak yolladıkları, sıradan e-postalar değil. Çekya sitesi Respekt’e göre (Google çevirisiyle), e-postaların normal olarak arka planda barındırdığı veriler (metadata) ayıklanmış bunlardan; böylece polis nereden gönderildiklerini çözemiyor. Ayrıca, depoyu gezecek yabancıların kural gereği firmaya sunması gereken pasaportlar, iki ajanın Çekya’ya girerken kullandıklarından farklı. Bunlarda isimleri “Ruslan Tabarov” (Çepiga) ile “Nikolay Popa” (Mişkin). İki ajan, köye yakın Ostrava’da küçük bir otelde kalmışlar.

Silah deposunda o sırada Bulgaristan’a sevk edilecek bir parti silah ve cephane hazırlanmakta. Bunların Ukrayna’ya satılmak üzere Bulgaristan’a gönderileceği sanılıyor.  

Sevkiyatın gönderileceği müşteri, Bulgar silah tüccarı Emilian Gebrev. Bu adam ve oğlu, konu ettiğimiz olaydan bir süre sonra, GRU ajanları tarafından zehirlenerek öldürülmeye çalışılmıştı. Üst üste iki defa. Biri 28 Nisan 2015’te Sofya’da, öbürü dört hafta kadar sonra, mayıs sonunda, Gebrev’in Karadeniz kıyısındaki sayfiye yeri Burgaz’daki yazlığında. Her iki zehirleme girişiminde de bu silah tüccarı Sofya Askerî Hastanesi’nde tedavi edilmiş. Bulgaristan’ın önceki rejiminin silah kaçakçılığı “sektöründeki” başarısı da hatırlanırsa, devletle içli dışlı biri olduğunu tahmin edebiliriz (açıkçası, ötesini araştırmadım).

GRU ajanlarının ilk zehirleme girişimi başarısız olunca Bulgaristan’a tekrar gelişleri, eylemden sonra Sırbistan’a geçerek Belgrad’dan Moskova’ya dönüşleri, Bulgaristan’da kaldıkları oteller, kiraladıkları arabalar, arabanın GPS takip sistemini iptal ederek dolaşmaları ve daha bir sürü ayrıntı biliniyor. Olayın ardından Sofya savcılığı, zehirleme girişimlerinin faillerini tespit ettiğini duyurmuş, isimler açıklamıştı. Aşağıda bunlardan söz edeceğim.

GORŞKOV KOD ADLI... 

Zehirleme timinden Egor Gordienko, “Georgi Gorşkov” adıyla tanınıyor. Bellingcat şimdiye kadar bu adamla epey ilgili toparladığı ayrıntılı bilgiler, ilginç oldukları kadar, uluslararası ajanlık mekanizmalarına dair fikir verici.

Gordienko, Bulgaristan’daki zehirleme girişimlerinden sonra ilk olarak 2018 başında tekrar sahneye çıkıyor. Cenevre’ye gönderilmiş. Dünya Ticaret Örgütü’nde Rusya adına bulunan heyetin üyesi olarak. Oradayken bir sembolik koşuya katılmış. Gordienko’nun DTÖ nezdinde akredite olduğunu örgüt de teyit ediyor, İsviçre makamları da (dışişleri sözcülerinden biri). Yani 2018 Ekim’ine kadar Cenevre’de Rus heyetinin mensubu olarak bulunduğuna şüphe yok.

Gordienko’nun Cenevre’de, Rusya’nın DTÖ heyetinde tam olarak ne iş yaptığını öğrenmek için Bellingcat, heyetin basın sözcüsünü aramış. Sözcü ilkin, e-postayla, “Bahsettiğiniz kişi hakkında elimizde bilgi yok” cevabı vermiş. Bellingcat’çiler bu defa, “DTÖ ve İsviçre makamları nezdinde akredite olmuş, heyeti temsilen sembolik maratona katılmış bir adam hakkında Rus heyetinin nasıl bilgisi olmaz?” diye sormuşlar. Herhangi bir cevap alamamışlar. Araya koydukları bir Rus sitesine de sözcü, “Birkaç saat izin verin, araştırayım” demiş, sonra bir daha telefonlarına çıkmamış.

Gordienko, Cenevre’de ekim sonuna kadar akreditasyonu olduğu halde o ayın 25’inde Moskova’ya dönmüş. Gece 22.40’ta kalkan uçağa son anda bilet alarak. Üstelik gidiş-dönüş bileti almış. Ama Cenevre’ye dönmediği gibi, Rusya dışına da bir daha çıkmadığı sanılıyor. Telefon sinyallerinden tespit edildiğine göre, Gordienko gece 02.45’te Moskova’ya varmış, sabah 07.05’te GRU merkezindeymiş.

31 Ekim 2018’e kadar akredite olduğu İsviçre’de Gordienko’nun ne yaptığı henüz bilinmiyor. Ancak Aralık 2017 ile Şubat 2018 arasında birçok GRU ajanının Cenevre’ye gelip gittiği biliniyor. Birçok defa, bu ajanlar dönüş tarihlerini ileri atmışlar. Ne bekliyorlardı, bilinmiyor.

ŞEF BURAYA DA UĞRAMIŞ

Bu yoğun trafikten iki ay sonra, Britanya’da, Salisbury’de çift taraflı ajan Sergey Skripal ile kızı zehirlendi. Şüpheliler, Çekya’nın şimdi sabotajla suçladığı iki ajan: Çepiga ile Mişkin. Doğrudan bağlantı kurulamıyor, ama Bulgaristan’daki başarısız zehirleme girişimlerinde adı geçen bir başka ajanın, Nikolay Ezhov’un (pasaporttaki adı “Nikolay Kononikhin”) 2018 Şubat sonlarına doğru Cenevre’ye geldiği, 1 Mart günü gece 22.30’da, bir saat sonra kalkacak Moskova uçağına havalimanında son dakikada bilet alarak İsviçre’yi terk ettiği biliniyor.

Ertesi gün erken saatlerde, bu ekibin şefi Tümgeneral Denis Sergeyev (“Sergey Vyacheslavovich Fedotov” takma adını kullanıyor), Moskova’dan Londra’ya uçacak, Mişkin ve Çepiga da öğleden sonra arkasından gelecek. Baba-kız Skripal’ler zehirlendikten sonra, 4 Mart’ta, Sergeyev, bilet aldığı, check-in de yaptırdığı, SU 2579 sefer sayılı Aeroflot uçağına binmeyecek, Bellingcat’in henüz çözemediği şekilde Roma’ya geçip oradan 15.30 Moskova uçağına binecek ve ülkesine dönecek. Sergeyev’in Skripal’ler olayındaki rolü ve katkısına dair elde somut bilgi yok. Mişkin ile Çepiga ise doğrudan bu suikast girişiminin failleri kabul ediliyor. (İsimlerine tıklarsanız, haklarında geniş bilgiye ulaşabilirsiniz.)

Denis Sergeyev hakkında Bellingcat’te geniş bilgi var. Seçkin bir istihbaratçı olduğu anlaşılan bu adam, kağıt üstünde birtakım şirketlerin tek hissedarı olarak gözüküyor. Avrupa’nın doğusu, batısı, Orta Asya ve Ortadoğu’da bol bol dolaşmış. 2015 Ağustosu'nda beş günlüğüne Türkiye’ye de gelmiş. Akla Çeçen cinayetleri geliyor ister istemez. Kasım 2015’te İstanbul-Kayaşehir’de Abdulvahid Edelgiriyev, Mayıs 2016’da Kocaeli İlimtepe’de Ruslan Israpilov öldürülmüşlerdi. Ancak bu üst düzey seçkin ajanın daha çok mafyozo elemanlara işletilen bu tür sokak cinayetleriyle uğraşmayacağını varsayabiliriz.