• 3.05.2014 00:00
  • (2885)

 Dün, son senelerde görmeye alıştığımız bir oyun bir kez daha sahnelendi... 1Mayıs Emek Günü'nü kutlama bahanesiyle hem hükümet hem de kargaşa çıkarmak isteyen gruplar amaçlarına ulaştılar... Ulaştılar diyorum, çünkü kimse dünkü rezilliklerin sürpriz olduğunu iddia edemez...

Önce hükümet tarafı... Savaş hazırlığı gibi polislerle, Tomalarla doldurduğu dünya kenti İstanmbul'u dünyaya bir kez daha "huzursuz", "karışık" ve sevimsiz göstermeye yardımcı oldu... Haftalardır aklıbaşında insanların, yazarların, gazetecilerin, hatta AK Partili bazı politikacıların (alçak sesle de olsa) bu kaotların, sokak kavgacılarının ve sözde "aydınların" oyununa gelmemesi, sendika temsilcileriyle sakin görüşmeler yapıp olaysız bir şekilde 1Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasını sağlaması yönündeki önerilerini kabul etmeyen Hükümet, sadece bu kargaşayı, bu resmi amaç edinenlerin isteklerine hizmet etmiş oldu... Olayın tek kazananı bu kaotlar, halktan kopuk grupcuklardır bence... Amacına ulaşanlara bakarsanız, bunların amacı gerçekleşti... Bu oyun bozulabilir, geleneksel olarak 1Mayıs'ı kutlamak isteyen sendikalar bu serseri takımını dışlayarak olaysız bir şekilde 1Mayıs'ı kutlayabilirlerdi... Buna rağmen olay çıkarmak isteyen olursa da, bu sefer "haklı" olarak gereken karşılığı görürdü... Bu olmadı... Hükümet bir kez daha kriz yönetmedeki beceriksizliğini gösterdi...

Öteyandan, Taksim israrını sürdüren Sendikalar da, yukarda sözünü ettiğim grupların saldırgan eylemleriyle sendikalarını özdeşleştirme pahasına inatlarından vazgeçmediler... Şimdi dünyada, Almanya'da olduğum için açıkça gözlemleyebiliyorum, bu sendikaların "sokak savaşı" yapan gruplarla birlikte olduğu fotoğrafı yayılıyor... Oysa özellikle DİSK'in geleneğinde bu durumlarda farklı davranabilme yeteneğini hatırlamak mümkündü... 1979'da, İstanbul'da 1Mayıs kutlamaları yasaklandığında, o zaman DİSK dışındaki bazı siyasi gruplar, her şeye rağmen İstanbul'da kutlamak ve gerekirse çatışmayı göze almak yönünde tavır almışlarken, DİSK yüzbinleri İzmir'e yönelterek, yasakçılara, "tüm yurt sathı bizimdir, biz 1Mayıs'ımızı kutlarız" diyerek hala hatırlarda olan o muhteşem kutlamaları gerçekleştirmişti... Dün ne oldu... 1Mayıs kutlandı mı... Kutlanabildi mi... İşçiler, emekçiler "Dünya Emek Günü"nü coşkuyla kutlayabildiler mi... Yoksa aşağıdaki fotoğraflarda görülen, işçilikle ve emekçilikle ilgisi olmayan bazı serseri grupların oyun alanı mı oldu İstanbul... Zaten üye sayıları açısında "küsürat" örgütleri haline gelen sendikal hareket bu serseri grupların oyuncağı haline geldi... Ve sendikaların yüzkarası olarak tarihe geçecek bir şey daha oldu... 1Mayıs'ı düğün-dernek kutlama şansı Türk-İş'e, Perinçek'in milliyetçi İP'ine ve diğer milliyetçi parti ve örgütlere bırakıldı...

Büyük fotoğraf bence böyle... Herkes kendisine sormalı... Bu olanlardan hangi kazanımı kendi haneme yazabilirim... Bence kazanım olarak kendi henesine bir şeyler yazabilecek olanlar en başta "devrimci bozuntusu" gruplar, sonra Türk-İş, daha sonra da İP'inden "Tkp"sine tüm milliyetçilerdir... Kaybedenler, en başta hükümet ve siyasi sorumlularla, DİSK sendikalarıdır... Sadece bu iki grubun kazanımdam söz etme şansı yoktur...

Ural Ateşerin fotoğrafı.
Ural Ateşerin fotoğrafı.
Ural Ateşerin fotoğrafı.
Ural Ateşerin fotoğrafı.