• 6.10.2014 00:00
  • (2936)

 Hristiyan dünyası din/mezhep savaşlarını geride bırakalı yüzyıllar geçti... Artık Hristiyan dünyasında barış, karşılıklı anlayış ve hoşgörü hakim... Hatta o kadar ki, geçtiğimiz yüzyılın göç hareketleriyle oluşan Müslüman azınlıklara karşı da hoşgörü ve anlayış hakim... Elbette arada evlerde insanları yakan ya da yüzlerce kişiyi kurşuna dizen meczuplar oralarda da var, ama toplumun geneli hoşgörü ve anlayış çizgisini koruyor...

Benim söz etmek istediğim de zaten Hristiyanların ülkelerindeki Müslüman azınlığa karşı tavırları değil... Oralarda da dindarlar, daha az dindarlar, değişik mezheptekiler ve ateistler var... Orada da gerek siyasi, gerekse sosyal hayatta kiliseye, kilisenin normlarına, Hristiyan inançlarına kuşkuyla bakan, hatta bu inançların Maria'nın (Meryem'in) Allah tarafından hamile bırakılması ve İsa'nın bu yolla bakire Maria'dan dünyaya gelmesi olarak özetlenecek kısmına oldukça alaycı yaklaşanlar var... Bu görüşler, takılmalar, hicivler oldukça yaygın... Hatta TV'lerde üst düzey din adamlarının da olduğu tartışma/sohbet yayınlarında bunun gibi hicivli atışmaların yaşandığına çok şahit oldum... Ama hiçbir tartışma/sohbette "sen nasıl benim inançlarımla dalga geçersin" diyerek muhatabına saldırana ya da kızıp toplantıyı terk edenine şahit olmadım...

 Bir hayli oluyor... Yine bir TV yayınında en yüksek kardinallerden (Bischof) birinin de olduğu tartışmada, tanınmış bir kilise muhalifi şahıs, kardinale dönerek, "İsa'nın eşcinsel olmadığını ispat edebilir misiniz" diye sordu... Böyle bir şey Allah göstermesin, Türkiye'de olsa ne beklersiniz... Hiç de beklediğiniz gibi olmadı... Kardinal gülümseyen bir edayla ve gayet soğukkanlı, "neden bunu ispat etmemiz gereksin ki; siz İsa'nın eşcinsel olduğunu ispat edebilir misiniz" dedi ve devam etti, "varsayalım ki öyle olsun, bu neyi değiştirir ki... Sadece çirkin bir yakıştırma"...

 Böyle tartışmalar TV'lerde İsa'nın bakire Maria'dan doğduğu ve Allah'ın çocuğu olduğu, bu yüzden de Allah olduğu (İsa Hristiyan inancına göre Peygamber değil, Allahtır) inancı alabildiğine tartışılır... Kimsenin de burnu kanamaz...

 Neden mi yazdım bunları... Biraz önce sosyal medyada listemde arkadaşım olan bir kadının Kuran hakkında dile getirdiği kuşkularına, "dinimizle alay ediliyor" gibi gerekçelerle, yine liste arkadaşım olan ve Liberal oluşumun toplantılarının daimi katılımcısı bir liste arkadaşımın protestosuna ve kadını listesinde engellediğine tanık oldum...

 Bu liberal liste arkadaşıma şöyle bir not yazdım: "Umarım bir kaç nesil sonra İslam dünyası da, bugün Hristiyan dünyasının eriştiği "hoşgörü ve espri" seviyesine ulaşır... Sedef'le yaptığınız tartışma gibisini ve hatta daha da seviyesizini Almanya'da TV'de kardinallerin bulunduğu ortamda yapıyorlar... Kardinaller sadece gülüyor ve "salakça laflar bunlar" diyor... Bu olgunluk, Hristiyan dünyasının tüm dünyadaki hakimiyetini sarsmıyor... Sadece aklıma geldiği için söyledim... Bir de senden daha liberal tavır beklediğim için... Yoksa alışkınım Müslümanların tartışma hoşgörüsüzlüğüne... Sevgiyle..."

 Bir kaç Yüzyıl önceki din (mezhep) savaşlarından,"cadı avları"ndan, engizisyon vahşetinden bugünlere gelen Hristiyan alemi gibi; umalım, Müslümanlar da mezhep ayrılıklarından dolayı savaşmayı, hoşgörüsüzlüğü, anlayışsızlığı tarihin raflarında kötü anılar olarak bırakır ve değişik inançların birarada yaşadığı eşithaklı  toplumlarda inançlarını özgürce yaşarlar...