• 13.12.2014 00:00
  • (2506)

 "Yeni" adına yapılan her "eskiyi" reddetme girişimi iflas etmek zorundadır... Halen hayatta olan nesillerin "yaşlı" kısmı 20. Yüzyılın başarısız ve hatta kimi felaketlere yol açan deneyimlerini ya yaşadılar ya da yaşayan kuşaklardan dinleyerek ve batışlarını izleyerek gördüler bu gerçeği...

 Büyük alt-üst oluşlar, "yepyeni" insan yaratmalar... Eski olan her şeyi ve onunla bağlantıları yok sayıp, yok etmeler... Bir tane başarılı örnek yok bu yaşlı dünyada bunun başarılı olabileceğini gösteren...

 Yüzyılın başındaki Sovyet büyük alt-üst oluşu... Neredeyse bir asır boyunca dünyayı sarsan, sonunda bir dünya sistemi olan sosyalizm... Hatta daha sonra "sosyalizmin kuruluşunu tamamladık, komunizmin kuruluş evresini başlattık" iddiaları... Çarlık Rusyası'nı hatırlatacak her şeyin eskide kaldığı, "yen itip insan" olan "Sovyet insanı"nın yaratıldığı inancı... Orta Asya steplerinden Avrupa'nın ortasına kadar uzanan bir sistem... Ve bu sistemin dışındaki ülkelerin komunistlerinin bu ideallere bağlılığı paralelinde "yeni tip insan"a olan inançları...

 Yuvarlak hesap 70 yıl süren bu "yeni" olan her şey çok kısa bir zaman içinde kağıttan kule gibi yıkıldı ve ardından, yok olduğuna, artık geri gelmesinin mümkün olmadığına inanılan ne varsa her şeyin kiliseden başlayarak, 1917'nin öncesinden daha güçlü bir şekilde bu sistemi oluşturan ülkelerde ayağa kalktığına şahit olduk... Bu tespit sadece eskinin içinden büyüyerek gelişmeyen, evrimleşerek ve eskiyi de kendi içinde böylece eriterek yepyeni olamayan her sistemin çökmeye mahkum olduğunu gösterir... Bu tespitte, bizi büyüleyen ütopyaların haksızlığı ya da yanlışlığını aramak boşunadır...

 Bu örnek tek değil... İnsanların kafataslarına göre, kadın çiftliklerinde "ari" ırk yetiştirme girişimleri ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan "yeni insan" yaratma deneyi...

 600 yılık bir geçmişi inkar edip, yeni ve Türk olan bir halk yaratma girişimi olarak tanımlayabileceğimiz Türkiye Cumhuriyeti macerası... Daha ikinci nesil hayattayken, yarattığı "Türk toplumu" içinden daha güçlü olarak ayağa kalkan "yok edilmişler"... Yıkılan Osmanlı devletindekinden daha güçlü olarak, üstelik halk çoğunluğunu  peşine takarak iktidar olan, "yeninin" yok ettiğini sandığı "eski", bugünün "yenisi" yani... Hiç komplekssiz kabul etsin herkes... Kemalizmin ceberrut devlet ve toplum sistemidir bugün AK Parti'yi ve onun temsil ettiği siyasi ve ideolojik misyonu iktidar yapan... Eski olanın içinde, onunla birlikte gelişmeyen, onu inkâra dayanan Kemalizm'in "acıklı" sonu...

 Hiç kimse "amigo gibi" düşünmesin... Sakince olan biteni tartışmak yerine futbol takımı amigosu gibi birbirine saldırmanın kimseye faydası yok... Bugünün "yenisi" dediğimiz güç, eğer intikam hırsıyla, bu sefer kuralı terse işletip de, 80 senede yapılanların sonunda oluşan toplumun önemli bir kısımını değerleriyle yok sayıp, "yepyeni bir eski" kuracağına inanırsa, hiç şaşırmayın, bu da başarısız olur... Günlük siyasi tartışmaları, çatışma haline dönüştürmeden, iktidarın ya da muhalefetin kendini "savunma" durumunda hissetmeyeceği bir siyasi iklim yaratılmazsa, demokrasiye geçiş dediğimiz süreç başarılamaz... Yirminci Yüzyılın sayısız örnekleri önümüzdeyken, kırıp dökmeden toplumu uzlaştırıcı önlemlere katkı sağlamak iktidarın olduğu kadar muhalefetin de görevidir... Olur mu... Bilemiyorum... Galiba biraz zor ve üzüntülü olacak... Baksanıza, yeniliğin yapıcı/kurucu ortağı olma durumundaki devlet ve Kürt siyasi hareketi bile aynı masada oturmalarına rağmen her gün yeni polemiklerle kavga halindeler... Bereket devlet sorumluluğu taşıyan organların çabası sokak kabadayısı edasıyla yapılan tehditleri masanın dışında tutmayı başarıyor hala...