• 14.02.2015 00:00

 Sosyal ve siyasi hareketlerde hedefi vurmak çok önemli... Mesela savaşa karşı durulur da, vicdani ret hakkında sokağa çıkılmaz... Savaşa karşı olmak iyi, iyi olmasına... Ama militer makine her gün gelişmekte, her gün "vatan hizmeti"ne gidip gitmemesi kendisine sorulmayan gençler silahaltına alınmakta... Ama bakıyoruz, profesyonel ordu tezini kimse dile getirmiyor... Mesleği askerlik olan, mesleği savaşmak olan profesyonellerin "mesleki riski" de, yani ölümü de göze alıp bu işi yapması gerektiğinden kimse söz etmiyor...

Bu bir çok konuda böyle... Benim siyasi hareket içinde geçen elli seneyi aşkın hayatımda, hep "dinin siyasete alet edilmesi" konusu dillerdedir... Devletin resmi ideolojisi dışında inanç toparlanmaları hep "irtica" ya da "dinin siyasete alet edilmesi" gerekçesiyle ya yasaklanmış ya da kovuşturulmuştur... Oysa siyaset, devlet dinin ta içindedir cumhuriyetin kuruluşundan beri... Bakmayın siz "laik devlet" diye bağıranlara... Onların tercümesi "dini bizim yönetimimizdeki devlet kontrol etsin; bizim tayin ettiğimiz sınırlar dışında din olmasın..." şeklindedir... Başka bir deyişle, "benim kontrolüm dışındaki din" yasaktır... Cumhuriyetin kuruluşuyla paralel kurumlaşan Diyanet İşleri bunun kanıtıdır... Müslüman olmayan vatandaşların, hatta Sünni olmayan vatandaşların vergileriyle binlerce imamın maaşı, koca bir aparatın masrafları karşılanmaktadır... Bakın buna kimse itiraz etmiyor... AKP, CHP, HDP, MHP bugün parlamentoyu oluşturan partiler değil mi... Hangisinin programında bu devletin sırtında kambur olan kurumun kaldırılması konusunda bir madde var... Hiç birisinin... Ama AK Parti'ye "dini yönetim" suçlaması yaparken ağızlarında salyalar akıtanlar, laisizmi savunanlar, hedefe vurmaya yanaşmazlar... Hep hedefin dışına ateş ederler...

Modern Şeyh-ül İslam fetva vermiş yine: "El ele dolaşmak dinen uygun değil!" diye... Anayasa'da Diyanet İşleri'nin ilgası konusunu gündeme getiremeyen hiç bir Anayasa teklifi çağdaş, demokratik, barışçı değildir... Şimdiye kadar bu konuyu kabul eden bir parti duymadım... Yok, "sırf Sünniler değil, Aleviler de faydalansın" gibi laflar etmek, avantadan biz de pay alalım demektir... Bakalım görelim... Kendisine "laisizm" taraftarı diyenler ne zaman bu konuda tavır alacaklar... Almazlar, alamazlar... Hepsi "Müslümanlık" deyince, devletin inanca burnunu sokması deyince aynı kaba tükürüyorlar... AK Parti’ye dini yönetim suçlaması yapanların ölçüsü ortada... Gerçekten laisizmi savunuyorlar mı, yoksa savunmuyorlar mı... Hodri meydan... Kimse dini açıdan AK Parti'ye laf etmesin, ta ki, kendileri devleti dinden ayıran duruşu sergilesinler... Bu konuda dik duranları bir görelim hele...

"Laik eğitim" için sokağa çıkanların talepleri içinde bu konu yok... Devletin inanç dünyasından elini çekmesini isteyen bir talep duydunuz mu mu sokağa çıkıp “laik eğitim” talep edenlerden… Devletin burnuyla değil, tüm gövdesiyle inanç dünyasının içinde olduğu bir eğitim sistemi nasıl laik olur ki... Karnınızdan konuşuyorsunuz... Hedef şaşırtıyorsunuz...