• 4.03.2015 00:00
  • (2802)

 Başkan, barış için uzun süredir müzakereler yürüttüğü ve karşılıklı güven oluşturmanın bu yüzden gerekli olduğu bir atmosferde masaya oturduğu örgütten hala "terör örgütü" diye bahsedince haklı olarak HDP'nin tepkisini çekmekteydi... Biz de buradan bu gereksiz saldırı üslubunu her zaman eleştirdik ve ilave ettik, "HDP'nin de devlet adına görüşme yaptıkları AK Parti hakkında üslubu pek yumuşatıcı değil. ... Bir yandan barış müzakeresi sürdüyorlar, öte yandan CHP dahil ne kadar AK Parti düşmanı varsa onlarla AK Parti'yi devirme ortaklıkları arıyorlar ..." Yani tencere dibin kara misali... Daha HDP'nin bu konudaki eleştirisi sürerken, bu sefer HDP cenahındaki "başkan"dan geldi yaylım ateşi... Demirtaş, "Bu zalim iktidara karşı direnmek kutsaldır" buyurmuş... İki tarafın "başkanları" maşallah "güven ortamını dinamitlemek için" her şeyi yapıyorlar... Dolar, Avro fırlıyormuş bişey değil... Ama ikiye bölünmüş toplumun hassasiyetlerini yumuşatmak lazım gelirken, bu ikili, ayrışan ve zıtlaşan toplumu daha da hassas duruma getiriyorlar... Hani insanın "bu ikisinin sesini kesmeli" diyesi geliyor... 

Burada sen, ben, bizim oğlan birilerine güven duymuş ya da duymamış, hepimizin gölgesi kadar itibarı olur... Yani bir kıymet-i harbiyesi yoktur... Biz yazarız, biz okuruz... Acıcık ta tatmin oluruz... Ama dikkatimi çeken bir özlliğimiz her gün daha belirgin bir biçimde sahne alıyor... Uzlaşma kültürümüzün olmadığı gerçeği kafamıza balyoz gibi iniyor...

İkiye bölünmüş ve zıtlaşmış tarafların arasında Kürt'den fazla Kürt, AK Parti'den fazla AK Parti'li olanlar "esas oğlanlarına" toz kondurmama yarışındalar... Bu yüzden, Firuz Türker​'in çok isabetli biçimde ifade ettiği gibi, devleti ve Kürtleri "ikna etmek" bu "yardakçıları" ikna etmekten daha zor olacak... Hani "Uzun Adam" holiganlarıyla, "Selo" holiganları maşallah meydanı kimseye bırakmıyorlar... Futbol maçlarındaki gibi seyirci adabı bile yok... Objektif olamıyorlar... Naapalım... Bizde böyle oluyor zurnanın peşrevi... Böyle böyle ulaşacağız barışa da, demokrasiye de...