• 6.03.2015 00:00
  • (2300)

 Bir yandan bir yana savrulanları izliyorum ibretle... Ne sosyal hayat, ne siyasi hayat ne de insan, fıkrada 10 sene sonra yaşını soranlara on sene önceki yaşını söyleyip "ben sözümün eriyim, dediğime sadığım" diyen insan gibi durağan... Elbette köprülerin altından sürekli sular akıyor... Ama ilkeler değişmemeli... Hafızalarımız nisyan ile malul olmamalı...

Ne kadar darbeci sever, ne kadar general sever, ne kadar derin sever varmış da haberimiz yokmuş... Bütün fırtına Ahmet Altan'ın, beni hiç de şaşırtmayan bir tarzda ve Cumhuriyet'de yazdığı yazı üzerinde estiriliyor... Ama dikkat ederseniz Ahmet Altan hedef alınırken, daha uzaklara düşüyor bombalar... Ahmet Altan tıpkı kardeşi gibi safını belirleyeli çok oldu... Bilmiyor muydunuz... Nedir o ağlamaklı, üzüntülü, gözyaşlarıyla dolu Ahmet Altan eleştirileri... Ahmet Altan üzerinden darbecileri, komplocu generalleri, derin devlet elemanlarını aklama girişimlerinize ne diyelim...

AK Parti ile araları açılıp yaptıkları bir sürü kötülüğü ortaya çıkan cemaat konusunda sizden ayrı düşünmüyorum... Ama bu "ortağın" askeri vesayetin geriletilmesi, tarihte ilk kez paşaların, derincilerin mahkemede yargılanmaları sırasındaki eylemlerine hararetli desteğinizi nasıl unuttunuz... Bir an unutun bunları kimlerin yaptığını ve vicdanınıza sorun... Türkiye'de darbe hazırlığı yapılmıyordu da, masum generallere, bir gazetecinin  marifetiyle boşuna eziyet mi edildi... O zaman Silivri kapılarında nöbet tutan darbe destekçisinden ne farkınız kalıyor şimdi... Bari dürüst davranın ve Silivri nöbetçilerine"haklıymışsınız, bir gazetecinin yaptığı haksızlıklardan dolayı ordumuzun şanlı paşalarının ve onların işbirlikçisi olan vatanseverlerin tutuklanması sırasında sizi anlayamadık, ÖZÜR DİLERİZ SİZDEN" deyin... Hatta o gazetecinin tek başına bundan sorumlu olduğunu ve en ağır cezaya çarptırılması gerektiğini de ekleyin... Günah keçisi bulundu...Bırakın durduğu yer zaten belli olan, Cumhuriyet'de yazdığı yazıyla sadece kendini kanıtlayan Ahmet Altan üzerinden darbecileri savunmayı...

"Kutsallar" konusunda ve daha bir çok konuda göterdiğiniz tavrı, bir gazetecinin, üstelik gazetecilik faaliyetinden dolayı tutuklanması karşısında da gösterdiniz ve ne kadar demokrat olmadığınızı anladık... Üstelik bazılarınız liberal olmaktan da söz ediyor...

Gazeteci mesleğinden olup da isnat edilen başka suçlardan dolayı tutuklanan insanlar gibi değil Baransu... Her gazetecinin yapmak için çaba göstereceği şeyi yapmış, haber kaynağını hangi özel amaçla olursa olsun bulmuş ve haberi yayınlamış... Savcılık isteyince de bütün elindeki belgeleri savcılığa teslim etmiş... Yani karartılacak bir delil falan da yok... Yine de suç işlemiş olabilir mi, olabilir... Bunu hukukçular daha iyi bilir... Ama çok daha ağır ve adi denilen suçlardan yargılananların davaları tutuksuz sürerken bir gazetecinin tutuklanmasını hangi demokrat, hangi liberal vicdanınızla kabul ediyorsunuz...

Bu tutuklama, hangi pazarlıkla olduğunu mutlaka ilerde öğreneceğimiz nedenlerle serbest bırakılan Silivri sakinlerinin son intikamıdır... Bu intikamla bir gazetecinin omuzlarına vatan hainliği gibi ağır isnatları yüklemeyi destekleyenler zavallılardır...