• 15.09.2017 00:00
  • (2038)

 Tuğluk'un annesinin defnedilmesine müdahale edenler müslüman ve muhtemelen sünni vatandaşlardır... Ülkenin "ülkeyi böldürmeyiz" çığırtkanlığı eşliğinde nasıl bölündüğünün örneğidir bu olay...

Sorumlular olarak saldırıyı yapan 10-15 kişiyi göstermek olayın üzerini örtmektir... Ülkede bu atmosferin yayılması ülkeyi yönetenlerin siyasi sorumluluğu altındadır...

Kendinden olmayan herkesi düşman, darbeci, vatan haini olarak damgalamak yerine daha yumuşak ve uzlaşmacı politikalara dönülmeden de bu durumun  iyileşmesi beklenmemelidir... İktidarıyla, muhalefetiyle tek siyasi stratejileri "karşı tarafın tamamen yok olması" olarak formüle edilebilecek siyasi cepheleşmeler hiç bir siyasi kümeye fayda getirmeyecektir...

Burada sırf ana politik kümelenmeler değil, ülkenin en iyi eğitim görmüş "elitlerinin" de görevi bir tarafı tutup, öteki tarafın "yok olmasını" beklemek olmamalıdır... Toplumun kanında olmayan uzlaşma kültürünün yerleşmesi için onlara da görev düşmektedir... Uzlaşmazlığı desteklemenin kimseye bir faydası yok...

Hem bir yandan "tek tipleşmeye" karşı çıkıp, hem de karşı tarafın "yok olmasını" beklemek akıl kârı bir iş olmamalı... "Tek tip" olsun ama  bizimki olsun mantığıdır bu... Bu ise ne Türkiye'de, ne de başka bir yerde toplumları mutluluğa getirmedi tarih boyunca... 20.Yüzyıl, tarihin çöplüğüne atılmış bissürü "tek tip" toplum hayalleriyle dolu... Bugün toplumsal ilerlemede örnek olan ülkeler "toplumsal uzlaşma" kültürleriyle imrenilecek duruma geldiler... Sağcısı, solcusu, komünisti, liberali, Hristiyanı, dinsizi karşılıklı saygı sınırlarında hem rekabetlerini sürüdürür, hem de her gün yeni uzlaşmalarla ülkelerini yaşanır hale getirirler...

İçinde yaşadığımız coğrafyada bu mümkün olur mu bir gün... Pek umut var gibi görünmüyor... Ama olsa da, olmasa da ben dedim... Hani berberle oduncunun hikayesi gibi: "olsa da, olmasa da..." Bilenler bilmeyenlere anlatsın...