• 2.02.2018 00:00
  • (1923)

 1Mayıs'ı çalışanları büyük oranda örgütlemiş olan sendikaların birlikleri, "Emeğin Dayanışma ve Mücadele Günü" olarak kutlarlar... Çalışanlar meydanlara üyesi oldukları sendikanın flamalarıyla ve her sene sendikal birliğin çalışanların güncel sorunlarını ve ülkenin genel  sorunlarını dile getiren sloganlarla katılırlar...Bu mitinglerde siyasi partilerin ya da grupların değil, işçilerin meslek örgütleri olan sendikaların flamaları vardır sadece... Sendikal birliğin sağlanmadığı ülkelerde ise farklı sendikal konfederasyonların 1Mayıs için birlikte hazırladıkları sloganlar kullanılır... Özetlersek, 1Mayıs emekçilerin sendikalarının kutladığı bir gündür...

12 Eylül'den önce de Türkiye'de belli oranda böyle kutlandı 1Mayıslar... 1Mayıs hazırlıkları sendika şubelerinde, fabrikalarda yapıldı... Törenlere katılan sendikalar dışındaki örgütler de sendikaların ortak sloganlarıyla meydanlardaydı... İstisna kamu emekçileri sendikaları dışında, kocaman kocaman tabelaların arkalarına gizlenen "sendikalar" bugün her biri başka bir siyasal grupçuğun yada particiğin "dükkanı" halinde 1Mayıs kutlamaya çalışıyor... Flamaları altında mitinge katılanların çoğu emekçi değil... Siyaset alanında siyaset üretmekten aciz olanlar, emekçilerin gününde "kendin söyle kendin dinle" makamında sloganlarla meydanlara çıkıyorlar...

Bu 1Mayıs öncesinde, kendimle özdeşleştirebileceğim bir 1Mayıs afişi aradım, bulamadım... Ya kırk sene öncesinin afişleri vardı ortada dolaşan ya da her grupçuk kendi sloganını sunuyordu... Ben de, hala üyesi olduğum sendikanın da içinde bulunduğu Alman Sendikalar Birliği'nin bu seneki 1Mayıs sloganını kullandım...

1Mayıs'ta, en azından sendikaların durumunun tartışılması doğru olmaz mıydı...  1Mayıs'ta üzerinde düşünülmesi gereken sayılar... Siyasetin her alanında her konuda isimlerini büyük yazdıran üyesiz sendikalar, 1Mayıs işçi ve emekçi gününü kutlarken pek de iç açıcı bir görüntü vermiyorlar... 12 Eyül'den sonra "işçisiz" 1Mayıs kutlamaları maalesef gelenek halini aldı... Aşağıda Temmuz 2016 iitibariyle sigortalı emekçi sayısı ve ve sendika üyesi emekçilerin sayısı var... Toplam emekçilerin %2'si bile (yüzde iki) sendika üyesi değil... Bunda, sendikaların asli görevi olan emekçileri örgütleme yerine küçük "siyasi dükkancıklar" olarak çalışmalarının günahı büyük... Değişen üretim ilişkileri, dünyasallaşma (küreselleşme yanlış bir deyim bence) karşısında Avrupa sendikaları 25-30 seneden beri tüm konseptlerini yenilediler... Daha geçen sene Alman sendikacı dostlarımdan aldığım bilgiye göre, örneğin genel hizmet ve metal dallarında, sırasıyla VERDİ 2,2milyon, IG-Metall ise 2,3milyon üyeyle üye sayılarını stabil hale getirmişler...

Biraz kafa yormak ve günlük siyasi dükkancılıktan vaçgeçmek için vakit gelmedi mi sizce... Baskılar, yasaklar ... tamam... Ama dünyanın hiç bir yerinde sendikacılar kırmızı halı serilerek davet edilmedi işyerlerine... En gelişmiş ülkelerde bile, hala, sendikal çalışmanın önüne konulan engeller var... Sendikaları kendi deFrim amaçları için değil, emekçileri örgütlemek için çalıştırmayla ilk adım atılabilir... Sendikaların iktidara yürüme aracı değil, emekçilerin, işveren devlet karşısında haklarını savunan uzlaşma örgütleri olduğu hatırlanarak ilk adım atılabilir...

Sayılara bakalım:

2016 Temmuz ayı itibarıyla Türkiye genelindeki toplam 13 milyon 38 bin 351 işçiden, 1 milyon 499 bin 870'inin sendikaya üyeliği bulunuyor. Emekçilerin yüzde kaçının örgütlendiğini siz hesaplayın...

İstatistiklere göre, "Avcılık, Balıkçılık, Tarım ve Ormancılık" iş kolunda 149 bin 129, "Gıda Sanayi" iş kolunda 564 bin 728, "Madencilik ve Taş Ocakları" iş kolunda 190 bin 946, "Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç" iş kolunda 449 bin 143, "Dokuma, Hazır Giyim ve Deri" iş kolunda 985 bin 106, "Ağaç ve Kağıt" iş kolunda 236 bin 371, "İletişim" iş kolunda 62 bin 376, "Basın, Yayın ve Gazetecilik" iş kolunda 94 bin 167, "Banka, Finans ve Sigorta" iş kolunda 297 bin 93, "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar" iş kolunda 3 milyon 79 bin 761, "Çimento, Toprak ve Cam" iş kolunda 170 bin 961, "Metal" iş kolunda 1 milyon 480 bin 48, "İnşaat" iş kolunda 1 milyon 730 bin 246, "Enerji" iş kolunda 241 bin 116, "Taşımacılık" iş kolunda 725 bin 143, "Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk" iş kolunda 167 bin 16, "Sağlık ve Sosyal Hizmetler" iş kolunda 320 bin 545, "Konaklama ve Eğlence İşleri" iş kolunda 861 bin 568, "Savunma ve Güvenlik" iş kolunda 270 bin 757, "Genel İşler" iş kolunda ise 962 bin 131 işçi çalışıyor.