• 2.02.2019 00:00
  • (1557)

 Bugünleri de gördük ya... AK Partililer İstanbul seçimlerinde "usulsüzlük olduğu"nu iddia ediyorlar... Anadolu Ajansı, Yüksek Seçim Kurulu ve dahi her türlü idari ve siyasi devlet gücünü elinde bulunduran AK Parti şikayet ediyor... Gülüyorum vallahi... Adam daha oylar sayılmadan medyanın karşısına çıkıp kazandım diyor... İstanbullulara teşekkür ediyor... Şimdi de bir özür bile dilemeden, "usulsüzlüklerden" şikayet ediyor...

50 senenin üzerinde seçime şahit oldum bu ülkede... Devlet olanaklarının iktidar partisi için bu kadar kullanıldığına, medyanın bu kadar tek sesli oluşuna, siyasi rakiplere bu kadar hücum edilip terörize edilmelerine tanık olmadım...

Şimdi bazı "kategorik" AK Parti ve onun genel başkanının kuyruğuna takılanlar "züğürt tesellisi" yorumlar yapıyorlar... İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana gibi metropollerin kaybedilmesinin her siyasi partiyi acıtacağı gerçeğini atlayıp, ülke çapında oy oranlarıyla kıvırıyorlar... AK Parti ise, yukarıda vurguladığım koşullarda aleyhlerine "uygunsuzluklar"dan şikayet ediyor...

Bu halk AK Parti'yi demokratik vaatleri, askeri ve sivil vesayetin yok edilmesi talepleri ve tarihte ilk kez Kürtlerin siyasi temsilcileriyle, PKK dahil barışçı ilişkiler kurması ve uzun zaman "barış sürecini" sürdürmesi, tarihte ilk kez Ermeni tehciri ve Dersim katliamı gibi konulara "yumuşak" yaklaşımı nedeniyle destekledi... Mütedeyyinleri tarih boyunca uğradıkları baskılardan kurtarmak ve yukarıda sözünü ettiğim hasletlerinden dolayı liberalinden solcusuna, Kürtlerden diğer etnik gruplara kadar geniş bir yelpazenin desteğini aldı AK Parti...

Kendi tabanın dışından destekleyenler, AK Parti ve onun Genel Başkanı'nı değil, olumlu, doğru politikalarını desteklediler... İktidara geliş ve uzun süre sempati kazanan siyasetinden vazgeçtiği için, askeri vesayeti kaldıracakken Ergenekon'un kucağına düştüğü için, barış süreci derken o dönemde yumuşak ilişkiler içinde olduğu bütün Kürt siyasetini terörizmle suçladığı için, ona destek veren aydınlar sudan sebeplerle kovuşturulduğu ve hapislere atıldığı için ve bu halkın demokratik reflekslerinin onu desteklediği kadar cezalandırabileceğini unuttuğu için bu seçimlerde tökezledi...

Bu seçimlerin değerlendirmesini her parti yapmalı... Ama daha çok AK Parti yapmalı... Ergenekon ittifakının ne onun kendi içinde yetiştirdiği hain Fetö çetesiyle mücadelesinde, ne de ülkeyi yönetebilmesinde destek olamayacağını göremedikçe daha da tökezleyecektir...  Bugün metropollerde kaybettiğini, "kazandığını" zannettiği yerlerde geri getiremez... Unutmamaları gereken gerçek, metropollerin belediye başkanlıklarıyla ülkenin yönetimine gelebildiler... Bu iş tersine de işler...

Bu taraf böyle de, muhalefet de bu zafer sarhoşluğuyla demokratik bir ittifak olabilir mi sorusuna cevap aramalıdır... Kürt düşmanlığıyla, Ergenekondan eksik kalmayan milliyetçi, hatta ırkçı duruşlarla bu "zaferi" ne kadar "yürütebilirler"in hesabını yapmalılar... Bu ülkede Kürt halkını ve onun siyasi temsilcilerini hesaba katmadan demokratik bir ittifak olunamayacağını AK Parti çok acı deneyle yaşadı, yaşıyor... Bakalım muhalefet "birliği" bu gerçeği görebilecek mi... Bana sormayın... Bu cenahın da kendine has o kadar defekti var ki... Ama yine de ben, iflah olmaz bir iyimser olarak, hem iktidarın, hem de muhalefetin bu tarihi gerçeklerlerle yüzleşip siyasetlerine yeni bir yol verecekleri konusunda umutlu olmak istiyorum...